Tom'u etkilemek kolay değil.Tom isn't easy to impress.
Biz daha kolay bir çözüm yolu varken onu zor bir şekilde yapıyoruz.We've been doing it the hard way.
Bunu söylemenin kolay bir yolu yok.There's no easy way to say this.
Bu, Tom için çok kolay.This is too easy for Tom.
Tom kolayca korkutuluyor.Tom is easily startled.
Atlar kolayca ürkütülüyor.Horses are easily startled.
O benim için daha kolay.It's simply easier for me.
Tom çok kolay kızıyor.Tom gets angry very easily.
Bunun kolay olacağını sanmıyorum.I don't think it'll be easy.
Bu, hiç bir şekilde kolay bir iş değil.It is in no way an easy job.
Tom kolayca ağlar.Tom cries easily.
Arkadaş bulmak kolaydır; Onları tutmak daha zordur.It's easy to find friends; it's harder to keep them.
Bunun kolay olmadığını söylemeyeceğim.I'm not going to say it wasn't easy.
Şarkı söylemek kolaydır.It's easy to sing.
Sana kolay gelsin, Tom.Good luck with that, Tom.
Dün kesinlikle hiçbir şey kolay gelmedi.Absolutely nothing came easy yesterday.
Zafer kolayca elde edilmez.Victory won't be achieved easily.
Tom kolay yolu seçti.Tom took the path of least resistance.
Ne demek istiyorsun, kolay gelsin?What do you mean, take it easy?
Sonuç kolayca tahmin edilebilirdir.The result is easily predicted.
Tom kolayca yeniden seçilecek.Tom will get re-elected easily.
Tom kolayca caydırılmayacak.Tom won't be easily dissuaded.
Kolay kararlar yoktu.There were no easy decisions.
İşbirliği yapmak kolaydır.It's easy to get cooperation.
Kolay gelmediğine eminim.I'm sure it didn't come easy.
Umarım bu kolayca çıkar.I hope this comes off easily.
Saldırgan kolayca kaçtı.The attacker escaped easily.
Hasar kontrolü kolaydır.The damage control is easy.
O görev kolay değildi.That task hasn't been easy.
O benim kararımı kolaylaştırdı.That made my decision easy.
Buraya gelmek kolay değil.It's not easy getting here.
Tom yaparken kolaymış gibi göründü.Tom made it look effortless.
Tom oldukça kolay sinirleniyor.Tom gets angry quite easily.
Tom hiç kolaya kaçmıyor.Tom doesn't cut any corners.
Bazı insanlar kolayca uyum gösterirler.Some people adjust easily.
Bu kolay bir anlaşma değildi.This wasn't an easy deal.
Bizim için o kadar da kolay değil.It's not so easy for us.
Hiç kolay olmayacak.It won't be easy at all.
Hayatımı daha kolay yapıyor.It makes my life easier.
İlk gün kolaydı.The first day was easy.
Hiçbir şey kolay olmayacak.Nothing will come easy.
Kolay bir çözüm görmüyorum.I see no easy solution.
O kolay bir çağrıydı.That was an easy call.
Tom bunu kolay bulmayacak.Tom won't find it easy.
Bu kolay bir çağrı değil.It's not an easy call.
Görev kolay değil.The task isn't easy.
Bu kolay iş değildi.It wasn't easy work.
Tom'a ulaşmak kolaydır.Tom is easy to reach.
Başkalarının hatalarını fark etmek kendi hatlarımızı farketmekten daha kolaydır.It's easier to recognize other people's mistakes than our own.
Tom'un soyadı telaffuz etmek kolaydır.Tom's last name is easy to pronounce.
O yeterince kolay.That's easy enough.
Nefret etmek çok kolaydır.Hating is so easy.
Kolayca kazandım.I won hands down.
Bu ne kadar kolay?How easy is this?
O ne kadar kolay?How easy is that?
Hayat hâlâ kolay değil.Life still isn't easy.
Seni güvensiz yapmak bu kadar kolay mı?Is it this easy to make you unsure?
Mary makul bir kadındı ve o onun kocasının isteklerini yerine getirmesini kolaylaştırdı.Mary was a reasonable woman and that made it easy for her husband to fulfill her wishes.
Yeni başlayanlar için kolay cümleler yazdım..I've written some easy sentences for beginners.
Geyik izlerini tanımlamak kolaydır.Deer tracks are easy to identify.