Ana içeriğe geç
Sözlük

kol ile cümle

kol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Dersin ikinci bölümü üçüncü bölümünden daha kolay ama birinci bölümü en kolay.The second part of the lesson is easier than the third, but the first is the easiest.
Dersin birinci bölümü ikinci bölümünden daha kolay.The first part of the lesson is easier than the second.
Ezberlemesi kolay bir e-posta adresin var mı?Do you have an e-mail address that's easy to memorize?
O, düşündüğümden daha kolaydı.It's been easier than I thought.
Bu çok aptalca kolay.It's so stupidly easy.
Kafa bütün duyuların koltuğudur.The head is the seat of all the senses.
Her şey bizim için kolaydı.Everything's been easy for us.
Ne yazık ki bu o kadar kolay değil.Unfortunately, it's not that easy.
Şifre kolayca farkedilebilirdi.The password was easily noticeable.
Kocam gözle görülür derecede kısa kolları olan şişman ve bodur biridir.My husband is broad-shouldered, with distinctly short arms.
Karar vermek kolay olmayacak.It's not going to be easy to decide.
Bu kolay görünüyor.It seems easy.
Tom bunu benim için kolay yaptı.Tom made it easy for me.
Tom Mary'nin işinin kolay olduğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary's work is easy.
Tom'un kolu kesilmeli.Tom's arm must be amputated.
Benim kısa kollarım var.I have short arms.
Kollarım kısa.I have short arms.
Tom'un şifresini tahmin etmek kolaydı.Tom's password was easy to guess.
Tom'un arkadaşı yarın bir kolonoskopi yaptıracak.Tom's friend will have a colonoscopy tomorrow.
Yüzme öğrenmek çok kolaydır.It's very easy to learn how to swim.
Yüzmeyi öğrenmek çok kolay.It's very easy to learn how to swim.
Eğlenmek, çalışmaktan daha kolaydır.It is easier to have fun than to work.
Bu kitap okumam için oldukça kolay.This book is pretty easy for me to read.
Keşke bunu tamir etmek için kolay bir yol olsa.I wish there was an easy way to fix this.
En kolay soruyla başlayalım.Let's start with the easiest question.
Oraya gitmek kolay değildi.Getting there wasn't easy.
Köpek kediyi kolayca öldürdü.The dog easily killed the cat.
Herkes için yeterli koltuk vardır.There are enough seats for everyone.
Bu düşündüğümden daha kolaydı.This was easier than I thought.
Bu, benim olacağını düşündüğümden daha kolaydı.This was easier than I thought it would be.
İçmekten vazgeçmek kolay bir iş değildir.Giving up drinking is not an easy task.
Bugün Kolombiya, Kolombiya yerel saatine göre, akşam 9.30'da Paraguay'a karşı oynayacak.Today Colombia plays against Paraguay at half past 9 in the evening, Colombia local time.
Atlar kolayca ürkütülür.Horses are easily spooked.
Para için köle olmayın.Don't be a slave to money.
Para için kölelik etmeyin.Don't be a slave to money.
Bir prens olmak kolay değildir.Being a prince is not easy.
Tom kolay yoldan para kazandı.Tom made money hand over fist.
Büyükannem bana bu kolyeleri verdi.My grandmother gave me these pendants.
O beni o kadar kolayca affetmeyecek.He isn't going to forgive me so easily.
Koluna ne oldu?What happened to your arm?
Tom'la konuşmak çok kolaydı.Tom was very easy to talk to.
Tom'la konuşmak çok kolaydır.Tom is very easy to talk to.
Kiribati eski bir İngiliz kolonisidir.Kiribati is a former British colony.
Sao Paulo'da dört Kolombiyalı hapsedildi.Four Colombians were imprisoned in São Paulo.
Tom kolay olmayacağını biliyor.Tom knows it won't be easy.
Tom Mary'nin dikkatini çekmek için kollarını salladı.Tom waved his arms to get Mary's attention.
O, onun dikkatini çekme umuduyla kollarını salladı.She waved her arms in hopes of getting his attention.
Tom kolayca pes etmez.Tom doesn't give up easily.
Tom bunun kolay olduğunu söylemedi.Tom didn't say it was easy.
Bu botanik bahçesi inanılmaz bir bonsai koleksiyona sahiptir.This botanical garden has an amazing bonsai collection.
İtalyanlar kolayca pes etmez.Italians don't give up easily.
Erkekler için arkadaş edinmek kolaydır.Making friends is simple for guys.
O kadar kolay olduğunu sanmıyorum.I don't think it's that easy.
Küçük çocuklara öğretmek kolay değildir.It isn't easy to teach little kids.
Ben bunun kolay olacağını söylemedim.I didn't say it would be easy.
Tom hoşlanmaması kolay bir adamdır.Tom is an easy guy to dislike.
Affedersiniz, bu koltuk hala ücretsiz mi?Excuse me, is this seat still free?
"Evet" demek genellikle "hayır" demekten daha kolaydır.It's often easier to say "yes", than to say "no".
Senin görevin kolay bir görev olmayacak.Your task will not be an easy one.
Koliniz geldiğinde sizi arayacağız.We will call you when your package arrives.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod