Sezgileri biraz güçlüyse, kokusunu alacaklardır, 'Bu tehlikeli'.Pokud jsou trošku intuitivní, vycítí - tahle je nebezpečná.
Sezgileri biraz güçlüyse, kokusunu alacaklardır, 'Bu tehlikeli'.S'ils sont un peu intuitifs, ils sentiront : "celle-ci est dangereuse, non ?" (rire)
Sezgileri biraz güçlüyse, kokusunu alacaklardır, 'Bu tehlikeli'.Si son un poco intuitivos, olerán "ésta es peligrosa", ¿no?
Sezgileri biraz güçlüyse, kokusunu alacaklardır, 'Bu tehlikeli'.Wenn sie ein wenig intuitiv ist, riecht sie das: die hier ist gefährlich...
Sezgileri biraz güçlüyse, kokusunu alacaklardır, 'Bu tehlikeli'.Αν είναι λιγάκι διαισθητικοί, θα το μυριστούν, "Αυτή εδώ είναι επικίνδυνη". [γέλια]
Sıcak plastiğin kokusunu alınca, ekranın orada olması gerektiğini anlarsın.Dar, ce se întamplă dacă trebuie sa îl guşti?
Sıcak plastiğin kokusunu alınca, ekranın orada olması gerektiğini anlarsın.E depois do cheiro a plástico quente percebe que o monitor tem de lá estar.
Sıcak plastiğin kokusunu alınca, ekranın orada olması gerektiğini anlarsın.låter dig förstå att din skärm måste vara där.
Sıcak plastiğin kokusunu alınca, ekranın orada olması gerektiğini anlarsın.legalább tudnád szagolni és a meleg műanyag szagról tudni fogod, hogy a monitorod ott van.
Sıcak plastiğin kokusunu alınca, ekranın orada olması gerektiğini anlarsın.ואחרי שתריח את ריח הפלסטיק החם תוכל להיות בטוח שהמסך שלך נמצא שם
Sıcak plastiğin kokusunu alınca, ekranın orada olması gerektiğini anlarsın.وبعد أن تشم رائحة البلاستيك الساخن ستعرف أن شاشتك هنا
Sıcak plastiğin kokusunu alınca, ekranın orada olması gerektiğini anlarsın.やっとモニタがそこにあることが分かるでしょう。 鼻があってよかったですね。
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Czuję też kogoś, kogo nie znam.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Haistan myös jonkun, jota en tunne.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Jag känner lukten av nån jag inte känner.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Jeg kan lugte en, som jeg ikke kender.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Sento anche l'odore di qualcuno che non conosco.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Também cheiro alguém que não conheço.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.También huelo a alguien a quien no conozco.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.Μυρίζω και κάποιον που δεν ξέρω.
Tanımadığım birinin kokusunu alıyorum.А ещё я чую кого-то незнакомого.
Taze şeftalinin kokusunu alıyorsunuz, değil mi?Conseguem cheirar o pêssego fresco, não é?
Taze şeftalinin kokusunu alıyorsunuz, değil mi?신선한 복숭아 향이 느껴지시죠?
Taze şeftalinin kokusunu alıyorsunuz, değil mi?Sentite odore di pesca, vero?
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Astea sunt răspunzătoare de parfumul florilor, prin care plantele comunică între ele.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.C'est ça qui crée le parfum de la fleur, les plantes communiquent réellement entre elles grâce à ces parfums.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Die geven de bloem haar geur. Planten communiceren via hun geuren. Planten communiceren via hun geuren.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.분비모라고 부릅니다. 저기서 바로 꽃향기를 만들고 그 향기로 다른 식물들과 의사소통을 하게 하죠.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Kwiaty potrafią porozumiewać się za pomocą zapachu.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Sie geben den Blumen ihren Duft und Pflanzen kommunizieren tatsächlich über Duftstoffe miteinander.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Ty dávají té květině její vůni a rostliny spolu dokonce navzájem komunikují pomocí svých vůní.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Và đó là thứ giúp bông hoa tạo mùi hương, và thực vật tất nhiên giao tiếp với nhau thông qua những mùi hương.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Именно они вырабатывают цветочный аромат, при помощи которого цветы и общаются между собой.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.Саме завдяки цьому квітка пахне, і рослини таким чином спілкуються одна з одною - через їхні аромати.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.זה עם זה באמצעות הריח שלהם. אני רוצה לדבר על משהו באמת פשוט, על חול פשוט.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.المسماة بالترايكومز. و هذا ما يجعل الزهرة تعطي العبير، والنباتات تتواصل بالفعل فيما بينها عن طريق العبير.
Ve çiçeğe kokusunu veren de budur ve bitkiler, kokuları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar aslında.作っており 草花は実のところ 香りを使って別の個体と会話しています では ごく普通の ごく平凡な砂の話を
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.A másik elmélet, hogy a szagnál molekuláris rezgést érzékelünk.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Druga teoria: czujemy węchem molekularne wibracje.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Giả thuyết còn lại là chúng ta ngửi thấy các rung động phân tử.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Iar cealaltă teorie este că noi mirosim vibraţia moleculară.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.그리고 또 다른 이론은 우리가 분자의 진동을 냄새맡는다는 것입니다.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.L'altra teoria è che noi annusiamo piccole vibrazioni molecolari.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.La otra teoría dice que olemos vibraciones moleculares.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.L'autre théorie est que l'on peut sentir les vibrations moléculaires.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Und die andere Theorie besagt, dass wir molekulare Schwingungen riechen.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Volgens de andere theorie ruiken we moleculaire vibraties.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Η άλλη θεωρία είναι πως μυρίζουμε μοριακές δονήσεις.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.А другата теория е, че усещаме мириса на молекулни вибрации.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.Вторая теория: мы нюхаем молекулярные колебания.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.והתיאוריה השנייה היא שאנחנו מריחות תנודות מולקולריות.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.و النظرية الاخرى هي اننا نشتم الاهتزازات الجزيئية.
Ve diğer teori ise moleküler titreşimlerinin kokusunu aldığımız.これは全く非常識なアイデアです
YAhudilerin kokusunu albilmesi mi eğlence?¿Te parece "divertido" que huela a los judíos?
YAhudilerin kokusunu albilmesi mi eğlence?Считает их виновными во всём.
- YAhudilerin kokusunu almayı.- Oler a los judíos.
- YAhudilerin kokusunu almayı.- Фелиция, что может тебя остановить?
Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.Dan tahukah anda, harumnya lembut, dan baunya sedikit mirip minyak linseed.
Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.En hij had een geurige zachtheid, en hij rook een beetje naar lijnzaadolie.
Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.Il avait, vous savez, cette douceur parfumée, ça sentait un peu l'huile de graines de lin.