Çiçek hastalığının nasıl kökünün kazındığını hepimiz gördük.We hebben de uitroeiing van de pokken gezien.
Çiçek hastalığının nasıl kökünün kazındığını hepimiz gördük.Widzieliśmy zwalczanie ospy.
Çiçek hastalığının nasıl kökünün kazındığını hepimiz gördük.Wir haben die Ausrottung der Pocken erlebt.
Çiçek hastalığının nasıl kökünün kazındığını hepimiz gördük.Видяхме изкореняването на едрата шарка.
Çiçek hastalığının nasıl kökünün kazındığını hepimiz gördük.Мы видели ликвидацию оспы.
Çiçek hastalığının nasıl kökünün kazındığını hepimiz gördük.ראינו את ההכחדה של האבעבועות השחורות.
Çiçek hastalığının nasıl kökünün kazındığını hepimiz gördük.لقد شهدنا القضاء على الجدري.
Çiçek hastalığının nasıl kökünün kazındığını hepimiz gördük.今年はポリオの撲滅に立ち会えるかもしれません
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Bo myślałem, że został już zwalczony w ten sam sposób co wirus czarnej ospy.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Denn ich dachte, es sei ausgerottet. So wie Pocken ausgerottet wurden.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Je croyais que la polio avait été éradiquée de la même façon que la variole avait été éradiquée.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Karena saya kira polio sudah berhasil diberantas sama seperti cacar.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.천연두가 사라졌듯이 소아마비도 사라지지 않았나요
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Omdat ik dacht dat het was uitgeroeid zoals de pokken waren uitgeroeid."
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Pentru că am crezut că a fost eradicată așa cum variola a fost eradicată.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Perché pensavo che fosse stata debellata del tutto proprio com'era successo con il vaiolo.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Porque yo creía que se había erradicado, igual que la viruela.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Protože já jsem si myslel, že byla vymýcena podobně jako jsme se zbavili planých neštovic.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Vì tôi tưởng rằng nó đã bị xóa bỏ giống như cái cách bệnh đậu mùa bị xóa bỏ vậy.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Γιατί νόμιζα ότι είχε εξαλειφθεί όπως και η ευλογιά.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Защото си мислех, че той вече е заличен, по начина, по който едрата шарка е заличена.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.Потому что я думал, что он был побежден, так же как и оспа.
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.(וידאו) ג'ון סטיוארט: היכן הפוליו עדיין פעיל? כי אני חשבתי שהיא חוסלה
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.لأني اعتقدت انه تم القضاء عليه بنفس الطريقة التي تم القضاء بها على مرض الجدري !
Çünkü ben onun, çiçek hastalığı gibi kökünün kurutulduğunu sanıyordum.ポリオも根絶されたものと思っていたのに。」 ブルース・エイルワード 「おっと。ジョン、ポリオが根絶したのは、ほぼ、なんだよ。」
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:Haldane sendiri memiliki komentar tentang hewan yang dunianya didominasi oleh bau.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:Haldane zajímavě uvažoval o zvířatech, jejichž světu dominují pachy.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:Haldene is megfogalmazta észrevételeit azokról az állatokról, amelyek világát a szagok dominálják.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J.B.S.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J.B.S. Haldane decía algo sobre los animales cuyo mundo está dominado por el olfato.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J. B. S. Haldane însuşi a avut ceva de zis despre animalele a căror lume este dominată de miros.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J.B.S. Haldane lui-même avait son idée sur les animaux dont le monde est dominé par l'odorat.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J. B. S. Haldane selbst wusste einiges über Tiere zu sagen, deren Welt vom Geruchssinn beherrscht wird.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J. B. S. Haldane selv havde noget at sige om dyr, hvis verden domineres af lugte.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J. B. S. Haldane stesso ebbe da commentare riguardo agli animali il cui mondo è dominato dall'olfatto.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J. B. S. Haldane zelf vertelt iets dergelijks over dieren wier wereld gedomineerd wordt door de reuk.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J.B.S.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:J.S.B. Haldane hade något att säga om djur vars värld domineras av lukt.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:홀데인도 후각이 지배하는 세계를 가진 동물에 대하여 말한 적이 있습니다.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:O próprio J. B. S. Haldane teve algo a dizer sobre os animais cujo mundo é dominado pelo cheiro.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:Sam J. B. S. Haldane ma coś do powiedzenia o zwierzętach, których świat jest zdominowany przez zapach.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:Samotný J. B. S. Haldane niečo povedal o zvieratách, ktoré žijú vo svete, kde vládnu vône.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:Χαλντέιν είχε κάτι να πει για τα ζώα στον κόσμο των οποίων κυριαρχεί η οσμή.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:Халдън е казал нещо за животните, чиито свят е доминиран от миризми.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:Холдейн упоминал о животных, в мире которых доминирует запах.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:ל-ג'ב"ס הולדיין עצמו היה משהו לומר על בעלי-חיים שהריח מושל בעולמם.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:جي.بي.إس. هالدين نفسه كان له رأي في الحيوانات.. التي تستخدم (تهيمن) الروائح في حياتها.
Haldane'in dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı:意見を持っていました 極めて濃度の低いよく似た脂肪酸、カプリル酸とカプロン酸を
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Kami tidak memiliki sejarah yang hebat sehubungan dengan melakukan sesuatu seperti ini, memberantas penyakit.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.지금 우리는 이와 같이 어떤 질병을 퇴치하는 데 있어서 좋은 기록을 갖고 있지는 않습니다.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Nebylo zatím mnoho úspěchů v akcích s takovým cílem, s vymýcením nemocí.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Nie mamy wielkich osiągnięć, kiedy przychodzi zrobić coś takiego, kiedy przychodzi wyeliminować chorobę.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Nu avem un trecut strălucit în acest domeniu când vine vorba de făcut așa ceva, de eradicarea bolilor.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Nu hebben we geen geweldig staat van dienst wat betreft de uitroeiing van ziekten.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Nun, wir haben keine grosse Erfolgsbilanz wenn es darum geht, so etwas zu tun, Krankheiten auzurotten.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Sin embargo, no hemos tenido muy buenos resultados en el pasado con esto de erradicar enfermedades.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Δεν έχουμε σπουδαίο ιστορικό σε αυτού του είδους τις δραστηριότητες, την εξάλειψη ασθενειών.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.В настоящее время у нас нет больших достижений, когда дело касается полного искоренения болезни.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.Ние нямаме голяма успеваемост, когато стане въпрос за нещо като това, да заличиш заболяване.
Konu, hastalıkların kökünün kurutulmasına geldiğinde harika bir başarı kaydımız yok.בכל מקום בכדור הארץ. כעת אין לנו הצלחות עבר טובות כאשר זה מגיע למעשה כזה,