Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Vtedy ich zhŕňali na hromady, a nasmradila sa zem.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Ze werden op grote hopen bij elkaar gegooid.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.Και συνηγαγον αυτους σωρους, και εβρωμησεν η γη.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.и собрали их в груды, и воссмердела земля.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.И събраха ги на купове: и земята се усмърдя.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.ויצברו אתם חמרם חמרם ותבאש הארץ׃
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.وجمعوها كوما كثيرة حتى أنتنت الارض.
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.眾 人 把 青 蛙 聚 攏 成 堆 、 遍 地 就 都 腥 臭
Kurbağaları yığın yığın topladılar. Ülke kokudan geçilmez oldu.眾人 把 青蛙 聚 攏成堆 、 遍地 就 都 腥臭
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.A mosca devia aprender a evitar o odor oticamente estimulado.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.De vlieg zou moeten leren de geur die gelinkt is aan de lichten te mijden.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Die Fliege sollte lernen, den optisch-verstärken Geruch zu vermeiden.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Flugan skulle lära sig att undvika den optiskt förstärkta lukten.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.그래서 파리는 광학적으로 강화된 향을 피하게 되는 걸 배우는 것입니다.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Lalat seharusnya belajar untuk menghindari bebauan yang diperkuat oleh cahaya.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.La mosca debía aprender a evitar el olor ópticamente reforzado.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.La mosca dovrebbe imparare a evitare l'odore otticamente rinforzato.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.La mouche devrait apprendre à éviter l'odeur optiquement renforcée.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Moucha by se měla naučit vyhnout se opticky posílenému pachu.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Mucha powinna nauczyć się omijać optycznie wzmacniany zapach.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Muchy by sa mali naučiť vyhýbať opticky posilnenému zápachu.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Musculițele ar trebui să evite mirosul întărit de semnalul optic.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Và các con ruồi có thể học được cách tránh xa những mùi được quang học làm mạnh lên.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Мухи должны научиться избегать оптически усиленного запаха.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.Мушицата следва да се научи да избягва оптично подсиления аромат.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.הזבוב צריך ללמוד להימנע מהריח המלווה באור.
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.ولابد أن تتعلم الذبابة تجنب الرائحة النفاذة التي لا يمكن تجاهلها .
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.匂いを避けるはずです。 例を2つ紹介します。
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Ale jest to miasto pozbawione zapachu, bałaganu, w pewnym sensie pozbawione też ludzi.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Bylo to město prosté zápachu, nepořádku a jistě i zbavené lidí.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Dan ini adalah jenis kota yang tanpa bau, tanpa sampah, dan tentu saja tanpa manusia.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.En by, der karakteriseres af manglende lugte, manglende rod, og helt sikker også af manglende mennesker.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.En dit is een stad zonder stank, zonder troep, en zeker zonder mensen.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.E questa è di quelle città prive di odori, prive di sporco, certamente prive di gente.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Este es el tipo de ciudad desprovista de olor, de alboroto, desprovista de gente.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Et c'est le genre de ville dépourvue d'odeur, dépourvue de désordre, à coup sûr dépourvue de personnes.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Ez az a város, amiben nincsenek szagok, nincs rendetlenség, és nincsenek emberek.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Isto é o tipo de cidade desprovida de cheiro, desprovida de confusão, certamente desprovida de gente.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.이제부터의 도시는 냄새가 없는 도시, 지저분한 것도 없고, 당연히 사람들도 없는 그런 장소가 되었습니다.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Şi acesta este acel tip de oraş lipsit de miros, lipsit de mizerie şi cu siguranţă lipsit de oameni.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Und so eine Stadt ist frei von Gerüchen frei von Chaos, und sicher auch frei von Menschen.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Và đây là loại thành phố không mùi, không hỗn độn, và tất nhiên là không người.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.І це тип міста, що позбавлений запаху, позбавлений хаосу, звичайно, позбавлений людей.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Това е видът град, лишен от миризма, лишен от бъркотия, със сигурност лишен от хора.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.Это - город, лишенный запахов, лишенный неразберихи, лишенный людей.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.שהיה קשה מאד להאכיל בהליכה,
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.و هذا هو نوع المدينة الخالية من الرائحة, و خالية من الفوضى, و طبعاً خالية من الناس.
Ve bu öyle bir şehir ki, kokudan yoksun, kargaşadan yoksun ve tabiiki de insanlardan yoksun.乱雑でもなく 最後には人さえ いなくなってしまいます なぜなら このような風景の中を歩きたいと思う人はいないでしょうから