Ana içeriğe geç
Sözlük

koku ile cümle

koku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Koku ile işaretleme saldırganlık içeren karşılaşmalarda da yaygındır.Marcarea odorantă e comună în timpul întâlnirilor agresive.
Renk ve kokusu yoktur.Nu are miros, gust și culoare.
Koku alma duyusu yoktur.Au gust amar fără miros.
Koku verici olarak gıda ve parfüm sanayiinde kullanılmaktadır.Utilizat în industria alimentară ca aromatizant și condiment.
Çok iyi koku alır.Este foarte aromată.
Saf hali, kokusuzdur.Mirosul este dezgustător mucegăios.
Bu sözcük kökü aynı zamanda Tanrı kavramının (“deva, deus”) kökünü oluşturur.Același lucru se aplică la orice idee de dualitate a Lui Dumnezeu (Allah).
Ayrıca fenolftalein asidik ortamlarda amonyak kokusu yayar.La bătrânețe miroase astringent a tanin.
Keskin bir anason kokusu yayar.Atunci însă, un ușor miros de anason ar putea să rămână.
Keskin kokuludur.Codificare suportată.
Giysilerini kokladı ve şöyle dedi: "İşte oğlumun kokusu, sanki Rabbin kutsadığı kırların kokusu.Sufitul spune: "Privește în inima ta, pentru că Împărăția Domnului este cu tine.
Kökün üst kenarı inhibe edilmediğinden kök aşağı doğru büyür.Trebuie remarcat faptul că frunza tăiată nu crește înapoi.
Güzel kokuludur.Schitul Frumoasa.
Bu sayede daha iyi bir hava akımı sağlanır ve tuvalet kokusu azalır.Acest lucru îmbunătățește fluxul de aer și scade nivelul mirosului neplăcut.
Olca: (Ol) kökü.Iancu Rădăcină (n.
Yalnızlığın kokusu nasıl Tayyip!Nu-i așa că miroase a romantism?
Normal sıcaklık ve basınçlarda gaz halinde bulunan metan, kokusuzdur.La temperatură și presiune normală, este un gaz.
Bu film de Türkiye'de Koku: Bir Katilin Hikayesi adıyla gösterildi.Ea a devenit cunoscută prin rolul jucat în filmul Parfumul - povestea unui ucigaș.
Duyma ve koku duyuları mükemmel derecede gelişmiştir.Auzul și mirosul lincșilor sunt foarte dezvoltate.
Filin koku alma duyusu tazınınkinden dört kat daha güçlüdür.Simțul mirosului animalului poate fi de patru ori mai sensibil decât cel al unui bloodhound.
Sözcük kökü bolluk anlamı içerir.În primul rând, morfemele care constituie cuvântul sunt purtătoare de sens.
(Uk/Uğ) kökünden türemiştir.(2011) și Britannia Unchained.
Parfüm, güzel kokuların karıştırılmasıyla ortaya çıkan ürün.Se pare că foloseau parfumul pentru a acoperi mirosul machiajului facial.
Bu köklerin tatlı ve güzel bir kokusu vardır.Acești câini emană un miros specific, puternic.
Gri renkli, kokusuz ve katı hâldedir.Ele sunt viu colorate și frumos mirositoare.
Piyasaya sürülüşünün ilk dokuz haftasında en çok satan koku olmuştur.Biserica de lemn din Seciurile ^ a b Nouă ani de la cea mai dezastruoasă poluare din Oltenia.
Çiçekler zambaklara benzer keskin bir koku yayarlar.Florile mascule produc un miros asemănător cu acel al spermei.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Deoarece incisivii nu au rădăcini, ei cresc mereu.
Böylece tohumun acı lezzeti kaybolur ve hoş bir koku meydana gelir.Ciuperca se strică destul de repede și emite atunci un miros dezgustător.
Su, kendi içinde farklı maddelerin koku ve tatlarını barındırabilir.Deoarece apa poate conține numeroase substanțe diferite, poate avea gusturi sau mirosuri foarte diferite.
Karanfil, güzel kokusu sebebiyle ağız kokusuna karşı kullanılır.Planta este folosită drept condiment datorită aromei înțepătoare.
Birbirlerinin tükürüklerini koku yoluyla tanıyabilmektedirler.Masculii își găsesc perechea cu ajutorul mirosului.
Genelde meyve çekirdeği kokusunda ve pis kokuludurlar.Aromânii îi spun, de regulă, Tachi Caciona .
Kokuşma, 0 °C'nin altında ve 48 °C'nin üzerinde durur.Dacă este expus la temperaturi sub 20°C, moare.
Çiçeklerinde çürümekte olan yaprakların kokusunu andıran hoş olmayan bir kokusu vardır.Are frunze mari care emană un miros puțin neplăcut la zdrobire.
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.Denumirea de cuțovlahi este socotită de aromâni drept o insultă.
İyi bir koku alma duyum var.Am un bun simț al mirosului.
Okyanusun kokusunu alabiliyorum.Pot simți mirosul oceanului.
IANA, Haziran 2007'de örnek imzalı kökü test etti.Az IANA 2007 júniusától kezdte meg egy próba aláírt gyökér tesztelését.
DNSSEC orijinal olarak tasarlandığında, gereken tek güven mekanizmasının DNS kökü için olduğu düşünülüyordu.A DNSSEC tervezésekor úgy gondolták, az egyetlen bizalmi horgony, amire szükség lesz, a DNS-gyökér.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.Szinte érzed, hogy milyen lehet a szaga.”
Çok iyi koku alır.Igen jó a szaglása.
Paranın kokusunu 10.000 fersahtan bile alabilir.Egyetlen egyed akár 10 ezer magot is hozhat.
Bulca: (Bul) kökü.Frick: „Kötél.
Piyasaya sürülüşünün ilk dokuz haftasında en çok satan koku olmuştur.Szaikaku legtermékenyebb időszaka életének utolsó tíz éve volt.
Kuluçka zamanı kuyruk bezinden ağır bir koku yayılır.Emiatt az elárusítópult körül mindig rettenetes szag terjeng.
Kokusu yoktur.Szaga nincs.
Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır.Román templomának alapjai 11. századiak.
Komşular pis koku sebebiyle polise gittiler.A vadászok a jelentős fácánállomány miatt látogatták a környéket.
Alkol ağız kokusunu artırır.A hatását az alkohol még jobban fokozza.
Köpek balıkları kan kokusunu yüzlerce metre uzaktan alabilirler.A szárnyas magok az anyanövénytől akár 180 méterre is elröpülhetnek.
Tatsız ve kokusuzdur.Kellemetlen ízű és szagú.
Bunlardan en gelişmiş olanı koku alma duyusudur.Az állat legfejlettebb érzéke a szaglása.
Dişi ve erkek Pallas kedileri kendilerine özgü kokularıyla bölgelerini işaretler.A hímivarú macskák, a kandúrok átható szagú vizeletükkel jelölik ki felségterületüket.
Kılıcının adı 'Kokutou Yoru'dur.A kodacsi nevű kardot lásd: Kodacsi.
Koku alma duyuları çok gelişmiştir.Ezenkívül a szaglásuk is elég fejlett.
Bir dişin bir ya da daha fazla sayıda kökü olabilir.A fogak lehetnek egy- vagy többgyökerűek.
Çiçekleri menekşeyi anımsatan bir kokuya sahiptir.A levél a rózsáéra emlékeztető illatot áraszt.
Kaçıştan önce kokularını muhakkak değiştirmeleri gerekmektedir.Beadás előtt a lépeket ki kell szellőztetni.
Standart sıcaklık ve basınçta oksijen çok soluk mavi renkte ve kokusuz bir gazdır.Standard hőmérsékleten és nyomáson az oxigén színtelen, szagtalan gáz.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod