Kendine has bir kokusu vardır.له ارتباط بالعطر.
Standart sıcaklık ve basınçta oksijen çok soluk mavi renkte ve kokusuz bir gazdır.وفي الضغط والحرارة العاديين فإنه غاز عديم اللون والرائحة.
Kendime geldiğimde üzerim idrar kokuyordu.لِمَيْنٍ رائحٍ جائي !
Fakat güzel bir koku yaymaktadırlar.واستردوا صالحا".»
2015 yılında Çilek kokusu adlı dizide rol almıştır.رائحة الذئب سنة 2015.
Ağaç kesildiğinde çok güzel bir koku çıkarmıştır.تحتاج الشجرة إلى الرطوبة العالية.
Dişin kökünün oluşumu 13 ve 15 yaşlarında tamamlanır.يتكون الجذر بشكل كامل بسن 13 إلى 15 سنة.
Ancak kokusu, nazrezuşi'ye özgün kokuya sahiptir.ولكنها لا زالت تحتفظ بالرائحة المميزة للناري سوشي.
Bu teröristlerin kökünü kazımalıyız ve onlara hangi ülkelerin yardım ettiğini biliyoruz" dedi.شعرت بأنني أعرف شعور أولئك الأولاد الذين يحاربون في فيتنام."
Yetiştiği ortama çok güzel bir koku salar.وتزرع من أجل رائحتها اللطيفة الطيبة.
Koku verici olarak gıda ve parfüm sanayiinde kullanılmaktadır.ويستخدك باعتباره المسك في صناعة العطور والروائح.
Molehiya otunun kurutulmuş haldeki kokusu kına otuna benzemektedir.تفوح منها رائحة تشبه رائحة الكافور عند هرسها.
Ama en çok da kokusunu...Bazı geceler yanıma gelip bana sarılmasını, birlikte uyumamızı.نقضي حوالي ثلث حياتنا نائمين؛ حيث إن معظم الأوقات نقضيها ونحن نشعر بالنعاس، ثم ننام في غرفة النوم.
Sarkık çiçek demetleri sarımsı bir renge ve karakteristik bir kokuya sahiptir.عطر عطر الورد و جمعها عطور و تعني رائحة.
Çürümüş, kokuşmuş yemler.افرازات مهبلية ذات رائحة كريهة.
Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.سأل الصائب: "النوم في القمامة، هاه؟ لا بد أن تلك كانت تجربة كريهة الرائحة".
Arapça kama (durmak) kökünden gelir ve kıyam (yerine geçmek, yürütmek) kelimesinden türemiştir.O endônimo da língua Makah É (em sua eascrita) qʷi•qʷi•diččaq.
Şaraba koku vermek için kullanılır."O açafrão pode ser usado para aromatizar vinhos”.
Genişlik ve çokluk bildiren Oy kökünden türemiştir.A ele são atribuídos inúmeras graças e milagres.
2013 yılında, Dolce & Gabbana "Light Blue” (Açık Mavi) koku kampanyasının üçüncü sürümünü Gandy ile yayımladı.Em 2013, Dolce & Gabbana lançou a terceira versão da campanha para a fragrância “Light Blue” com Gandy.
Koku verici olarak gıda ve parfüm sanayiinde kullanılmaktadır.É utilizado como aroma pela indústria de alimentos e de perfumaria.
Kokusu yoktur.Sem pudor.
Onyedinci ve onsekizinci yüzyıllarda, bazı doktorlar kokulu maddelerle dolu Gaga benzeri bir maske giydi.Nos séculos 17 e 18, alguns médicos usavam máscaras que pareciam bicos de aves cheias de itens aromáticos.
2009 yılında Guerlain'in "L'Idylle" kokusunun yüzü oldu.Em 2009, ela foi o rosto da fragrância "L'Idylle" da marca Guerlain.
Duyma ve koku duyuları mükemmel derecede gelişmiştir.O seu sentido de visão e olfato é extremamente desenvolvido.
Paranın kokusunu 10.000 fersahtan bile alabilir.Pode se lembrar de até 10000 outros cheiros.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.Percebeu o Senhor um suave cheiro».
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Seus incisivos não têm raiz e crescem continuamente.
Badem gibi hoş bir tadı, balık gibi kokusu vardır.Possui um forte odor similar ao de peixe.
Su kökü ile bağlantılıdır.Basta compará-lo com a raiz.
Kendine has bir kokusu vardır.Ele tem um cheiro único.
Çoğu türde kötü bir koku üreten anal beze bulunur.Muitas Homalomena têm um forte cheiro de anis.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Ainda assim uma pessoa que ouça este som ainda conseguirá ouvir a nota fundamental.
Kokmuş tofu (Çince: 臭豆腐; pinyin: chòudòufu), güçlü bir kokuya sahip Çin fermente tofusudur.Tofu fedido (chinês: 臭豆腐, pinyin: chòudòufu), é um tipo de tofu fermentado com odor forte.
Reçine kokusuna atfen verilmiş isimdir.O cheiro secretado é chamado de feromônio.
Kökünde 2 tane yumru vardır.Sob a cozinha estavam duas caves de gelo.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.O olfacto é a percepção de odores pelo nariz.
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.As folhas quando esmagadas produzem um odor pungente.
Bu gazın kokusu çürümüş yumurtaya benzemektedir.O sabor característico lembra aquele de carne defumada.
Yaprakları ise gıdalara koku vermekte kullanılır.Quando manuseadas, deitam cheiro a alho.
Çürümüş, kokuşmuş yemler.Os frutos lisos, avermelhados.
Bucak (Buçak): (Buc/Buç) kökünden türemiştir.O fojo: a alma de (lobo em) Fafião!
Ayçiçek yağı neredeyse kokusuzdur.Cheiro de carro novo só faz bem ao olfato.
Eğer bir sayının süper kare kökü tam sayı değilse, o irrasyoneldir.Como três não é o quadrado de um número inteiro, sua raiz quadrada é um número irracional.
Ama tadının ve kokusunun kötü olduğu söylenmektedir.Mas basta se alimentar e o mau cheiro desaparece.
Koku duyuları mükemmeldir.Seu odor é fenólico.
Meow (Türkçe: Miyav) Amerikalı sanatçı Katy Perry ve Gigantic Parfums tarafından oluşturulan bir koku.Meow é uma fragrância criada pela cantora Katy Perry e pela Gigantic Parfums.
Çiçekleri menekşeyi anımsatan bir kokuya sahiptir.Muitos tióis tem odores fortes lembrando aquele do alho.
Osmanlı Döneminde hem Avrupa’ya hem de Amerika’ya meyan kökü özütü satışı yapılmaktaydı.Somente 8 anos depois garantiram-se operações confiáveis nessa comunicação entre América do Norte e Europa.
(As/Az) kökünden türemiştir.(A foi consideravelmente consumado).
LNG kokusuz renksiz zehirleyici olmayan sıvıdır.Como um anticongelante não tóxico.
Tatsız ve kokusuzdur.É inodoro e insípido.
Ter bedende hoş olmayan kokulara neden olabilir.As fezes gordurosas podem apresentar odor desagradável.
Örneğin, tatma duyusu kokudan güçlü bir şekilde etkilenir.Incursianos são altamente sensíveis ao cheiro de fumaça.
Ayrıca zeytinyağlı yemeklere de hoş bir tat ve koku verir.Tem excelente barreira para gases e odores.
Sözcük; sürmek, devam etmek kökünden gelir.Conhecer-se é dominar-se, dominar-se é triunfar.
Kloroform benzeri bir kokudadır.A clorofila tem também um sistema aromático semelhante.
Mekanizma, hoş olmayan kokuları yok eder.Conta-se que o cadáver não exalava mau cheiro.
Koku alma organıdır.Cheiro De Mato.
Darbuka sözcüğü de benzer bir şekilde Arapça ‘darp’ (vurmak) kökünden gelir.Portanto, a palavra daf é uma forma árabe da palavra dap.