Gördüğünüz gibi motorların kontrolleri kokpitin üzerinde.אתם יכולים לראות שהשליטה על המנועים נמצאת בכלל על הגג של תא הטייס.
Gördüğünüz gibi motorların kontrolleri kokpitin üzerinde.بإمكانكم أن ترو تحكم المحرك أنه بالفعل على سطح مقصورة الطائرة.
Gördüğünüz gibi motorların kontrolleri kokpitin üzerinde.そこの小さなバーです。トロイは手をそのスロットルに置きました
Güzeldi. Beni kokpite taşıdılar.아름다웠어요. 그들은 절 조종석에 집어넣었죠.
Güzeldi. Beni kokpite taşıdılar.ועמד שם מטוס בצבעי אדום, לבן וכחול.
Güzeldi. Beni kokpite taşıdılar.كانت جميلة . رفعاني لقمرة القيادة.
Güzeldi. Beni kokpite taşıdılar.そこからコックピットに入れられました
İki yıllık çalışma sonunda elde edilenler. Kokpit, pervane, motor.Sau 2 năm, chúng tôi làm ra được buồng lái, cánh quạt, động cơ.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.În cazul primului avion, comanda a fost asigurată de creierul lui Orville şi al lui Wilbur.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.In het eerste menselijke vliegtuig was die bestuurder het brein van Orville en Wilbur in de cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.인간이 만든 첫 비행기의 제어 장치는 조종석에 앉아 있는 라이트 형제의 뇌였습니다.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.le cerveau d'Orville et Wilbur assis dans le cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.No primeiro avião, o controlador era basicamente os cérebros de Orville e Wilbur sentados no "cockpit".
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Orville és Wilbur agya volt, akik a pilótafülkében ültek.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Und im ersten Flugzeug war die Steuerung das Gehirn von Orville und Wilbur, die im Cockpit saßen.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.ובמטוסים הראשון, הבקר היה בעצם מוחם של אורוויל וויילבור שיושבים בתא הטייס.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.وفي أول طائرة صنعها الإنسان، كان جهاز التحكم هو دماغي أورفيل وويلبر الجالسين في غرفة القيادة.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.コクピットのライト兄弟の脳みそだった これをハエと比べるとどうだろう
Kayaklardan biri pistin sonunda çarparak durdu. Kokpitin içini görebiliyordum.Uno degli sci ha colpito una cresta alla fine della pista, facendo imbardare l'aereo.
Kayaklardan biri pistin sonunda çarparak durdu. Kokpitin içini görebiliyordum.Uno de los esquís rompió el borde de una cresta de hielo al final de la pista, desestabilando la nave.
Kokpitin içini görebiliyordum.Eu via Troy, na cabina, a manejar os controlos.
Kokpitin içini görebiliyordum.- 비행기가 회전할때 조종실을 보니 트로이는 조종대와 씨름을 하고 있었지요.
Kokpitin içini görebiliyordum.פונים. יכולתי לראות לתוך תא הטייס, טרוי נאבק בהגאים,
Kokpitin içini görebiliyordum.يمكنني أن اراها من مقصورة الطائرة، تروي يقاتل ليتحكم بالطائرة،
Kokpitin içini görebiliyordum.片手を外し、後ろにやって
Kokpit, pervane, motor.Cabina di pilotaggio, propulsore, motore.
Kokpit, pervane, motor.Cabina, hélice, motor.
Kokpit, pervane, motor.Carlinga, elicea, motorul.
Kokpit, pervane, motor.Cockpit, hélices, motores.
Kokpit, pervane, motor.Cockpit, Propeller, Motor.
Kokpit, pervane, motor.Cockpit, propeller, motor.
Kokpit, pervane, motor.Cockpit, propeller, motorn.
Kokpit, pervane, motor.Kabina, vrtule, motor.
Kokpit, pervane, motor.조종실, 프로펠라, 엔진
Kokpit, pervane, motor.Kokpit, śmigło, silnik.
Kokpit, pervane, motor.Kokpit, vrtuľa, motor.
Kokpit, pervane, motor.Le cockpit, l'hélice, le moteur.
Kokpit, pervane, motor.Pilótafülke, propeller, motor.
Kokpit, pervane, motor.Кабина, витло, мотор.
Kokpit, pervane, motor.Кокпит, пропеллер, двигатель.
Kokpit, pervane, motor.תא טייס, מדחף, מנוע.
Kokpit, pervane, motor.قمرة القيادة , المروحة , المحرك
Kokpit, pervane, motor.胴体がこれです とても軽い
Özellikle böyle bir uluyan kokpitlerinde gece, bu köşe demirlemiş eski gemisinin öfkeyle sarstı.Cockpits, insbesondere von solchen Heulen Nachts, wenn dieser Ecke verankert alte Arche so wütend erschüttert.
Özellikle böyle bir uluyan kokpitlerinde gece, bu köşe demirlemiş eski gemisinin öfkeyle sarstı.특히 짖는의 조종석, 밤,이 코너 - 고정 된 방주 너무 결승선을 향해 격렬하게 누볐어 때.
Özellikle böyle bir uluyan kokpitlerinde gece, bu köşe demirlemiş eski gemisinin öfkeyle sarstı.Вночі, коли це наріжний якір старий ковчег гойдався так люто.
Özellikle böyle bir uluyan kokpitlerinde gece, bu köşe demirlemiş eski gemisinin öfkeyle sarstı.Ночью, когда это краеугольный якорь старый ковчег качался так яростно.
Özellikle böyle bir uluyan kokpitlerinde gece, bu köşe demirlemiş eski gemisinin öfkeyle sarstı.טייס, במיוחד של כאלה יללות בלילה, כאשר זו, מעוגנת בפינה ארון ישן התנדנד כך בזעם.
Özellikle böyle bir uluyan kokpitlerinde gece, bu köşe demirlemiş eski gemisinin öfkeyle sarstı.قمرات القيادة ، وخصوصا من عويل من هذا القبيل ليلة ، عندما رست هذه الزاوية الفلك القديم هزت بشراسة بذلك.
Özellikle böyle bir uluyan kokpitlerinde gece, bu köşe demirlemiş eski gemisinin öfkeyle sarstı.夜、このコーナー停泊古い箱舟は非常に激しく揺すった際に。 片側にはひびの入ったガラスケースで覆われ、長い、低い、棚のようなテーブルは、立っていた
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Anda hanya menekan beberapa tombol di ruang kemudi dan sayapnya keluar.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Apăsaţi doar câteva butoane din cabină şi ies aripile.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Bạn chỉ cần nhấn vài nút trong khoang lái và cánh sẽ duỗi ra.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Basta carregar nalguns botões, na cabine, e as asas desdobram-se.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Jednoduše v kabině zmáčknete pár tlačítek a křídla se zase rozloží.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Je drukt gewoon op een paar knoppen in de cockpit, en de vleugels vouwen uit.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.조종석에서 버튼 몇 개만 눌러주면 날개를 펼 수 있습니다.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Man drückt nur ein paar Knöpfe im Cockpit und die Tragflächen kommen heraus.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Megnyomva pár gombot a pilótafülkében, a szárnyak kitárulnak.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Naciskasz przycisk w kokpicie i skrzydła się wysuwają.