Ana içeriğe geç
Sözlük

koka ile cümle

koka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Herhangi bir insan topluluğundan çok daha fazla koka yaprağı tüketiyorlar,إنهم يستهلكون أوراق الكوكا أكثر من أي حضارة بشرية
Herhangi bir insan topluluğundan çok daha fazla koka yaprağı tüketiyorlar,その量は世界有数です
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.El término «cualquier droga ilícita» incluye cannabis, anfetaminas, cocaína, crack, éxtasis, LSD y heroína.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Käsite ”laiton huume” kattaa kannabiksen, amfetamiinit, kokaiinin, crackin, ekstaasin, LSD:n ja heroiinin.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Onder ‘illegale drug’ wordt verstaan: cannabis, amfetaminen, cocaïne, crack, ecstasy, lsd en heroïne.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.O termos “qualquer droga ilícita” inclui cannabis, anfetaminas, cocaína, crack, ecstasy, LSD e heroína.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Pojem „jakákoliv nelegální droga“ zahrnuje konopné látky, amfetaminy, kokain, crack, extázi, LSD a heroin.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Termenul „orice drog ilicit” include canabis, amfetamine, cocaină, cocaină crack, ecstasy, LSD și heroină.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Velika večina dijakov, ki so poskusili prepovedane droge, je uživala konopljo.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Banyak orang berkeliaran membawa ponsel yang terlihat seperti batu bata, dan, bau ikan tercium di pelabuhan.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Iedereen liep rond met mobiele telefoons zo groot als bakstenen, terwijl de stinkende vis in de haven lag.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.모두가 벽돌처럼 생긴 휴대전화와 항구로 들어오는 생선을 갖고 돌아다녔죠.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Mindenki tégla méretű mobilokkal sétálgatott, miközben halaktól bűzlött a kikötő.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Všichni tam tak postávali s mobily, které vypadaly jako cihly a kolem
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Während viele mit ziegelsteingroßen Handys herumliefen kam der stinkende Fisch unten im Hafen an.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Всі шарились навколо з мобільними телефонами, які виглядали як цеглини, а дещо вонюча риба була у порту.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Люди ходили здесь, с мобильными телефонами размером с кирпич, и здесь же - вонючая рыба доставляемая из порта.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.והרחובות המובילים מעלה מהם לצ'יפסייד, שהיה השוק הראשי היו גם שווקי דגנים.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.الجميع كانوا يتجولون و معهم هواتف نقالة تشبه الطوب, و نوع من الأسماك ذات رائحة في الميناء
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.レンガのように見える大きさの携帯電話を持っていたときでさえ 港には魚の臭いがただよっていたのです これは都市の食料に関する別の一面でもあります
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.C'est comme essayer d'améliorer la qualité de la cuisine dans un restaurant qui pue.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Das ist wie der Versuch, das Essen in einem Restaurant zu verbessern, in dem es stinkt.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Dat is als het verbeteren van het eten in een stinkend restaurant.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Det er ligesom at prøve at forbedre maden i en restaurant der stinker.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.E ca şi cum încerci să îmbunătăţeşti mâncarea într-un restaurant care pute.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.È come cercare di migliorare il cibo in un ristorante che puzza.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Es como intentar mejorar la calidad de la comida en un restaurante que apesta.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Je to ako snažiť sa vylepšiť jedlo v reštaurácii, ktorá smrdí.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.이건 마치 구린 식당에서 음식의 질을 개선하려는 것과 같습니다.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Nó giống như việc cố gắng cải thiện các món ăn tại một nhà hàng bốc mùi vậy.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.To jak starać się ulepszyć potrawy w cuchnącej restauracji.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.To je isto kot izboljšanje hrane v restavraciji, ki smrdi.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.To je jako snažit se vylepšit jídlo v restauraci, která smrdí.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Είναι σαν να προσπαθείτε να αλλάξετε την τροφή στο εστιατόριο που βρωμάει.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Това е като да се опитвате да подобрите храната в ресторант, който смърди.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.Это то же самое, что совершенствовать еду в грязном и вонючем ресторане.
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.זה כמו לנסות לשפר את האוכל במסעדה מסריחה
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.هذا يشبه محاولة تحسين الطعام في مطعم له رائحة كريهة
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini artırmaya çalışmakla aynı şey.やらなければならないのは
İğrenç kokan restoranda yemek kalitesini arttırmaya çalışmakla aynı şey.È come migliorare il cibo in un ristorante che puzza.
İkinci grup hem opioid hem kokain kullanmaktadır.développé des problèmes de dépendance à la cocaïne.
İkinci grup hem opioid hem kokain kullanmaktadır.El segundo grupo consume opiáceos y cocaína.
İkinci grup hem opioid hem kokain kullanmaktadır.Il terzo gruppo fa uso di crack, spesso in associazione con oppiacei.
İkinci grup hem opioid hem kokain kullanmaktadır.O segundo grupo consome opiáceos e cocaína.
İkinci grup hem opioid hem kokain kullanmaktadır.Pripadniki druge skupine uporabljajo opiate in kokain.
İkinci grup hem opioid hem kokain kullanmaktadır.Toinen ryhmä käyttää sekä opioideja että kokaiinia.
İkincisi kokaini tipik olarak içen ya da enjekte eden daha marjinalleşmiş bir hasta grubu olup (bkz.Comparações a nível internacional utentes (cerca de 37 000 indivíduos) (94).
İkincisi kokaini tipik olarak içen ya da enjekte eden daha marjinalleşmiş bir hasta grubu olup (bkz.Die in Behandlung befindlichen Kokainkonsumenten können grob in zwei Gruppen eingeteilt werden.
İkincisi kokaini tipik olarak içen ya da enjekte eden daha marjinalleşmiş bir hasta grubu olup (bkz.Povědomí o spojeních mezi užíváním kokainu a nemocemi je často omezené i mezi zdravotníky.
İkincisi kokaini tipik olarak içen ya da enjekte eden daha marjinalleşmiş bir hasta grubu olup (bkz.Uživanje kokaina v kombinaciji z alkoholom poveča ravni kokaina v krvi tudi do 30 %.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.Al doilea grup consumă atât opiacee, cât şi cocaină.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.Cocaïnegebruikers zijn afkomstig uit verschillende sociale groepen.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.Część z nich może przechodzić leczenie substytucyjne.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.El primer grupo consume cocaína en polvo sola o combinada con cannabis, alcohol o ambos.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.Jsou poměrně dobře začlenění do společnosti, mají stabilní životní podmínky a jsou zaměstnaní.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.Kokainanvändare är spridda över olika socialgrupper.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.Kokainbrugere er spredt på tværs af forskellige sociale grupper.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.Kokainkonsumenten gehören unterschiedlichen sozialen Gruppen an.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.Le deuxième groupe consomme à la fois des opiacés et de la cocaïne.
İlk grup toz kokaini tek başına veya esrar ve/veya alkolle birlikte kullanmaktadır.O primeiro grupo consome cocaína em pó isoladamente ou em associação com cannabis e/ou álcool.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod