kocakarı ile cümle
kocakarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
50 yaşında yaşlı bir kocakarı bana şehvetli teklifler yaptı; beni öpmek istedi.An old hag of 50 years made me lustful propositions; she wanted to kiss me.
O sadece bir kocakarı masalı.That's just an old wives' tale.
Bu bir kocakarı masalı.That's an old wives' tale.
Kocakarıyı oyalarım ben !Let me occupy the old hag.
Hey kocakarı, bana da bir manita ayarlar mısın?Hey old hag, you want to pimp someone for me?
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.But refuse profane and old wives' fables. Exercise yourself toward godliness.
Vay, dedi, ben bir kocakarı, bu kocam da bir pir iken doğuracak mıyım?She said: "Woe betide me! Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.Except one old woman who remained behind.
Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim?Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
Ben bir kocakarıyım, şu kocam da ihtiyar.Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
Ancak bir kocakarı, geri kalanların içindeydi.Except one old woman who remained behind.
Ancak bir kocakarı, kalanlar arasındaydı.Except an old woman who was one of those who stayed behind.
Doğuracak mıyım ben? Kendim bir kocakarı, kocam bir ihtiyar.Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
Ancak geridekiler arasında bir kocakarı kaldı.Except one old woman who remained behind.
Ancak terk edilenler içinde kalan kocakarı hariç.Except an old woman who was one of those who stayed behind.
Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım?Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan (oldu).Except one old woman who remained behind.
Karısı çığlık atarak geldi. Elini yüzüne çarparak: "Ben kısır bir kocakarıyım!" dedi.His wife came out lamenting, striking her forehead, and said: "I, am old and barren woman?"
"Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam.She said: "Woe betide me! Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
Kendim bir kocakarı, kocam bir ihtiyar. Gerçekten şaşılacak şey bu."This is something really extraordinary.”
Ben kısır bir kocakarı iken mi doğuracağım!” diye çığlık attı.For a barren old woman?”
"Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim?She said: Oh for me shall bring forth when I am old, and this my husband is advanced in years!
O, eyvahlar olsun dedi, ben mi doğuracağım? Ben bir kocakarıyım, şu kocam da ihtiyar.She said: Oh for me shall bring forth when I am old, and this my husband is advanced in years!
Elini yüzüne çarparak: "Ben kısır bir kocakarıyım!" dedi.She clasped her face, and said, “A barren old woman?”
Kazaklarda yaşlı çirkin bir kocakarı şeklindedir.Elle prend la forme d'une femme noire obèse.
Güneş eskiden bir erkek, ay da kız çocuğuymuş, kış mevsimi de kocakarıymış.Jag vet att det var vinter då jag drömde, och natt).
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.En dag kommer jag att vara en skrynklig gammal kvinna.
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.En dag vil jeg selv blive en rynket gammel kvinde.
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.Jonakin päivänä minäkin olen ryppyinen vanha nainen.
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.Któregoś dnia i ja będę potworem jako pomarszczona staruszka.
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.Um dia, irei ser a velha mulher de um monstro, cheia de rugas.
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.Un día seré fea como un monstruo, llena de arrugas.
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.Un giorno, sarò anch'io un mostro di donna, piena di rughe.
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.Κάποτε θα είμαι κι εγώ ένα ρυτιδιασμένο, γέρικο τέρας.
Bir gün ben de buruşuk bir kocakarı canavar olacağım.Однажды и я стану уродливой морщинистой старухой.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Aber der ungeistlichen Altweiberfabeln entschlage dich; übe dich selbst aber in der Gottseligkeit.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Ale obecné a babské bájky odmietni a cvič sa v pobožnosti.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.A świeckich i babich baśni chroó się; ale się ćwicz w pobożności.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.A szentségtelen és vénasszonyos meséket pedig eltávoztasd. Hanem gyakorold magadat a kegyességre:
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Desecha las fábulas profanas y de viejas, y ejercítate para la piedad
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Fereşte-te de basmele lumeşti şi băbeşti. Caută să fii evlavios.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Jauhilah cerita-cerita takhayul yang tidak berguna. Hendaklah kaulatih dirimu untuk kehidupan yang beribadat
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.망령되고 허탄한 신화를 버리고 오직 경건에 이르기를 연습하라
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.mas rejeita as fábulas profanas e de velhas. Exercita-te a ti mesmo na piedade.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.men afvis de vanhellige og kælingagtige Fabler! Derimod øv dig selv i Gudsfrygt!
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Men de oandliga käringfablerna må du visa ifrån dig. Öva dig i stället själv i gudsfruktan.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Men vis fra dig de vanhellige og kjerringaktige eventyr; øv dig derimot i gudsfrykt!
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Mutta epäpyhiä ämmäin taruja karta ja harjoita itseäsi jumalisuuteen.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Những lời hư ngụy phàm tục giống như chuyện bịa các bà già, thì hãy bỏ đi, và tập tành sự tin kính.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Những lời hư ngụy phàm_tục giống như chuyện bịa các bà_già , thì hãy bỏ đi , và tập_tành sự tin kính .
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Posvetne in starobabje basni pa zavračaj. Vadi se pa v pobožnosti;
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Repousse les contes profanes et absurdes.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Rifiuta invece le favole profane, roba da vecchierelle
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Světské pak a babské básně zavrz, ale cvič se v zbožnosti.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Τους δε βεβηλους και γραωδεις μυθους παραιτου και γυμναζε σεαυτον εις την ευσεβειαν
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Негодных же и бабьих басен отвращайся, а упражняй себя в благочестии,
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.Скверних же і бабських байок цурай ся, а привчай себе до благочестя.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.אך התרחק מהגדות פסולות ובלות והרגל עצמך בחסידות׃
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.واما الخرافات الدنسة العجائزية فارفضها وروّض نفسك للتقوى.
Kutsallıktan yoksun kocakarı masallarını reddet. Kendini Tanrı yolunda eğit.只 是 要 棄 絕 那 世 俗 的 言 語 、 和 老 婦 荒 渺 的 話 、 在 敬 虔 上 操 練 自 己