koca koca ile cümle
koca koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kocası yıllar önce onu bırakıp gitmiş.Αυτή που πριν από αρκετά χρόνια του έσωσε τη ζωή.
Kocası Joshua Lewis ve üç kedisi ile birlikte yaşamaktadırlar.Μένει στο Άμχερστ της Μασαχουσέτης στις ΗΠΑ με τον σύζυγό της, Τζόσουα Λιούις, και τρεις γάτες.
Marie'nin kocası Pierre Curie ile ve fizikçi Henri Becquerel Fizik 1903 Nobel Ödülünü paylaştı.Μαζί με τον Ανρί Μπεκερέλ και τον σύζυγός της, Πιερ Κιουρί, της απονεμήθηκε το 1903 το βραβείο Νόμπελ Φυσικής.
1857'de maddi sıkıntılar sebebiyle kocası William evi terketti.To 1865 η οικογένεια αναγκάστηκε να μετακομίσει στο Παρίσι, λόγω οικονομικών δυσχερειών.
46. ^ Kocatepe, Ali.Κατηφόρη, σελ. 43.
Köydeki en büyük ağaç 400 yıllık koca çınardır.Η μεγαλύτερη καταγεγραμμένη ηλικία δέντρου είναι 420 χρόνια.
Kocaman göbeğinin yanında kocaman gözlükler takar.Ξεχωρίζει από τα μεγάλα στρογγυλά γυαλιά που φοράει.
Kocası yaşamı boyunca en yakın yandaşı oldu.Η συνεργασία με το σύζυγό της ήταν στενή καθ' όλη τη διάρκεια της καριέρας της.
Kocasını ve annesini art arda kaybetti çünkü.Η μητέρα και η αδελφή του πέθαναν από λοιμό.
Annesi kocası yedi yıl sonra ölünce, kendisine oldukça yüklü bir miras kalarak geri döndü.Μετά το θάνατο της μητέρας του, κληρονόμησε μία αρκετά μεγάλη περιουσία.
Her yıl koca yayla senlikleri duzenlenir.Προσελκύει κάθε χρόνο πλήθος προσκυνητών.
Kocasını birkaç yıl önce kaybetmiştir.Δύο έτη πριν είχε αποβιώσει η σύζυγός του.
Bir öğleden sonra, Katja oğlunu kocasının yanına bırakır.Τα απογεύματα, η Κάτια πηγαίνει τον γιο της στο γραφείο του Νούρι.
Unutturulan Bir Kahraman Daha: Koca İlyasΣύλλογος Παλαιμάχων Παναθηναϊκού - Άγγελος Χαρίσης
Ölümünden sonra kocası, 1967 yılında Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde adına bir kütüphane kurdu.Μετά τον θάνατό της, μία δημόσια βιβλιοθήκη έφερε το όνομά της, την οποία ίδρυσε το 1967, ο σύζυγός της.
2002'ye kadar Kocaelispor'da oynadı.Στον Παναθηναϊκό έπαιξε μέχρι το 1992.
Ava bunu reddeder ve bu durumu kocasına bildirir.Ο Βελλερεφόντης την αποκρούει και εκείνη τον κατηγορεί στον σύζυγό της.
Ayrıca köy halkının %85'i Gebze-Kocaeli sanayisinde çalışmaktadır.Τότε, περίπου το 85% του εργατικού δυναμικού της πόλης απασχολούνταν στην υφαντουργία.
Siz Mary'nin kocası mısınız?Είστε ο σύζυγος της Μαίρης;
Koca bir ordu toparlaman gerek.Πρέπει να μαζέψεις μεγάλο στρατό.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Efter drabene gør ægtemændene op med bøder for drabene i henhold til disses status.
Ama bana göre kocamın kanı dünyadaki en güzel şey."Blood is the best security in this business."
Sun ona kocası Jin'in İngilizce konuştuğunu bilmediğini söyler.Sun fortæller ham, at Jin ikke er klar over hendes sprogkundskaber.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.Som et formål med sit liv satte hun sig for at bevare og udgive sin mands poetiske arv.
Ama bir türlü gerçek karı-koca olamazlar.Disse er nok ikke ’rigtige mænd’.
Rose, Jack'e kocasının uçağın kuyruk kısmında olduğu halde hala hayatta olduğunu söyler.Rose fortæller Jack at hendes mand, der var i flyets halesektion da det styrtede ned, stadig er i live.
Sonunda Mariya ve kocası Vasili de iskorbüte yenik düştü ve geri dönüş yolunda hayatlarını kaybettiler.Til sidst blev også Maria Prontjisjtjeva og hendes mand ramt af skørbug og døde på vej tilbage.
Meksikalı ressam Frida Kahlo'nun kocası.Frida Kahlo, mexicansk maler.
Kocası Eckhard Christian, Hitler'in Reques de Luftwaffe Komutanlığı Kurmaylığına atandı.Eckhard Christian blev på Hitlers befaling forfremmet i Luftwaffe.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Hun svor da, at hun aldrig ville underskrive en dødsdom og holdt løftet.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Det oplever et barn, hvis øjne ser ting, de slet ikke burde.
Jessica ve kocasıyla birlikte yemektedir ve onları kendisine yatırım yapmalarına ikna etmiştir.Han spiser frokost med Jessica og hendes mand, og de enes om at investere med Sawyer.
Yedin ulan bizi koca şeher.Ællekilde har eet Boel.
Kocasının ölümünden sonra, yaygın olarak İmparatoriçe Frederick olarak bilinir.Som enkekejserinde blev hun kendt som Kejserinde Friedrich.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Eleanor tilbød sin mand skilsmisse.
Ertuğrul hakkındaki iddiaları bildiği için obaya gelir, Kocabaş'ı öldürür ve teslim olur.I sin beretning i Vandrer mod Lyset! gør han, Ardor, som sagt rede for sit fald, sin synd, og sin genrejsning.
Kocasının birdenbire tüm davranışları değişmiştir.En lille begivenhed forandrede pludselig hans stilling.
Kocatepe Camiinin inşaatı çok uzun sürdü.Arbejdet med Kaupangmaterialet tog lang tid.
Kocası her geçen gün daha agresif bir kişiliğe bürünür.Hun selv blev en stadig vigtigere politisk figur.
Marco Sciarra, bir suçlu ve Lucia Sciarra'nın kocası.Alessandro Cremona - Marco Sciarra, en forbryder der arbejder for SPECTRE og Sciarras mand.
Kolay bir boşanma için Diana £17 milyon'u eski kocasından aldı ve hiç kimseye ne olduğunu anlatamadı.Humphries prøvede at få 7 millioner dollars fra sin ekskone, men fik ingen penge.
Özellikle Koca Kafalar oldukça beğenilmiştir.Særlig hans mandskvartetter var yndede.
Onlar da su dolu kocaman mideleriyle ortaya çıktılar.Fjordene fyldtes med enorme vandmasser.
Kocasını birkaç yıl önce kaybetmiştir.Hun døde to år før sin ægtefælle.
1941, Darıca, Kocaeli - ö.Bog, 1941 Tykke-Niels og Træf.
Anakin, Padme Amidala'nın kocası, Luke Skywalker ve Leia Organa'nın babasıdır.Darth Vader er fader til Luke Skywalker og Leia Organa.
Herkes ona Kocaman Ali dermiş ve çok sevilirmiş.Han elsker hende højt og er meget piget.
4 yıl boyunca Kocaelispor forması giydi.De havde håndjern på mig i timevis.
Sonra Elle'nin eski kocası Karl'ı ziyaret ederler, Elle onu yıllardır görmemiştir.Ydermere er den et udtryk for Ethans kærlighed til svigerinden, Martha, som han ikke har set i årevis.
Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Kocatarla Köyü'nde Türkler yaşamaktadır.Tyrkerne har glemt, at der bor kurdere i deres glashus.
Ma hani?" diye kocasına seslenmektedir."Vil han kæmpe?' spurgte Gage sine mænd.
Julia yine hamile kalmıştı ancak kocası MÖ 12 yılının Mart ayında aniden 51 yaşındayken Campania'da öldü.Julia ble raskt gravid igjen, men hennes ektemann døde brått i mars 12 f.Kr. i Campania i en alder av 51 år.
O ve kocasının yalan ve dedikodu kurbanı olduğunu söyledi.Hun mente at hun og mannen var blitt ofre for løgn og sladder.
Lisbet Nypan, idam edildiğinde 60, kocası ise yaklaşık 67 yaşındaydı.Lisbet Nypan var rundt 60 år da hun ble henrettet og mannen ca. 67 år.
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tacitus rapporterte at i løpet av deres ekteskap hadde hun «forfulgt sin ektemann med ustanselige anklager».
Kocasının imparator seçildiğini öğrendi ama Ağustos 1204 tarihinde kocasına ulaşamadan ölmüştür.Der skulle hun få vite om sin ektemanns utnevnelse som keiser, men hun døde i august 1204 før hun møtte ham.
1974'te son kocası ünlü artist ve sahne tasarımcısı Boris Messerer ile evlendi.I 1974 giftet hun seg med sin siste ektemann, den berømte kunstneren og scenograf Boris Messerer.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Etter drapene gjør ektemennene opp med bøter for drapene i henhold til disses status.
Orada ilk kocası Michal Ljalko ile tanıştı.Hun møtte sin første ektemann, Michal Ljalko, mens hun bodde der.
Ursula von der Leyen 1990 yılında kocasıyla birlikte CDU'ya katıldı.Ursula von der Leyen ble medlem av CDU i 1990.