Ve dans eden kobra gör!Ah, et des cobras danseurs !
Ve dans eden kobra gör!Và xem rắn mang bành múa nữa nhé!
Ve dans eden kobra gör!¡Y mira las cobras danzantes!
Ve dans eden kobra gör!Виж и кобрите!
Ve dans eden kobra gör!И посмотри на танцующих кобр!
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Az õ étke elváltozik az õ gyomrában, vipera mérgévé lesz a belében.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.con todo su comida se descompondrá en sus entrañas; veneno de áspides habrá dentro de él
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.contudo a sua comida se transforma nas suas entranhas; dentro dele se torna em fel de áspides.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.dar hrana lui se va preface în măruntaiele lui, va ajunge în trupul lui o otravă de aspidă.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.il suo cibo gli si guasterà nelle viscere, veleno d'aspidi gli sarà nell'intestino
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.jeho pokrm sa premení v jeho črevách, na žlč jedovatých hadov v jeho vnútornostiach.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.그 식물이 창자 속에서 변하며 뱃속에서 독사의 쓸개가 되느니라
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Maar het voedsel dat hij heeft gegeten, wordt bitter als gal in zijn ingewanden.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Mais sa nourriture se transformera dans ses entrailles, Elle deviendra dans son corps un venin d`aspic.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.niin muuttuu tämä ruoka hänen sisässään, tulee kyykäärmeiden kähyiksi hänen sisälmyksissänsä.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.så blir dog hans mat omskapt i hans innvoller og blir til ormegift i hans liv.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.så bliver dog Maden i hans Indre til Slangegift inden i ham;
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.så förvandlas denna kost i hans inre, bliver huggormsetter i hans liv.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.so wird seine Speise inwendig im Leibe sich verwandeln in Otterngalle.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Tapi makanan itu berubah di dalam perut, menjadi racun pahit pembawa maut
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Thì vật thực nó sẽ biến nơi can tràng, Và thành ra mật rắn hổ trong bụng nó.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Thì vật thực nó sẽ biến nơi can_tràng , Và thành_ra mật rắn hổ trong bụng nó .
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.vendar se izpremeni hrana v životu njegovem, kačji strup bode v notranjščini njegovi.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Však pokrm ten ve střevách jeho promění se; bude jako žluč hadů nejlítějších u vnitřnostech jeho.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Wszakże pokarm jego we wnętrznościach jego odmieni się; żółcią padalcową stanie się w trzewach jego.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.ομως η τροφη αυτου θελει αλλοιωθη εις τα εντοσθια αυτου χολη ασπιδων θελει γεινει εν αυτω.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.Пак храната му ще се измени в червата му, На жлъчка аспидна ще се обърне във вътрешностите му.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.то эта пища его в утробе его превратится в желчь аспидов внутри его.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.לחמו במעיו נהפך מרורת פתנים בקרבו׃
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.فخبزه في امعائه يتحول. مرارة اصلال في بطنه.
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.他 的 食 物 在 肚 裡 、 卻 要 化 為 酸 、 在 他 裡 面 成 為 虺 蛇 的 惡 毒
Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek, İçinde kobra zehirine dönüşecek.他 的 食物 在 肚裡 、 卻要 化為酸 、 在 他 裡面 成為 虺蛇 的 惡毒
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,(57:5) Яд у них – как яд змеи, как глухого аспида, который затыкает уши свои
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,(58:5) Ils ont un venin pareil au venin d`un serpent, D`un aspic sourd qui ferme son oreille,
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Au o otravă ca otrava unui şarpe, ca otrava unei aspide surzi, care îşi astupă urechea,
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,De ogudaktiga äro avfälliga allt ifrån modersskötet; de lögnaktiga fara vilse ända från sin moders liv.
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,De ugudelige er avveket fra mors fang av; de som taler løgn, farer vill fra mors liv.
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Eltértek a gonoszok fogantatásuk óta; tévelygenek a hazugok anyjok méhétõl kezdve.
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Gift har de i sig som Slangen, den stumme Øgle, der døver sit Øre
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Ihr Wüten ist gleichwie das Wüten einer Schlange, wie die taube Otter, die ihr Ohr zustopft,
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,저희의 독은 뱀의 독 같으며 저희는 귀를 막은 귀머거리 독사같으니
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Luopuneita ovat jumalattomat äidin kohdusta asti, eksyneitä valhettelijat hamasta äidin helmasta.
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Mereka beracun seperti ular berbisa, dan menyumbat telinganya seperti seekor kobra tul
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Nọc độc chúng nó khác nào nọc độc con rắn; Chúng nó tợ như rắn hổ mang điếc lấp tai lại.
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Nọc_độc chúng_nó khác_nào nọc_độc con rắn ; Chúng_nó tợ như rắn hổ_mang điếc lấp tai lại .
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Odłączyli się niezbożnicy zaraz od narodzenia; pobłądzili zaraz z żywota matki swej, mówiąc kłamstwo.
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Sono traviati gli empi fin dal seno materno, si pervertono fin dal grembo gli operatori di menzogna
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Strup imajo podoben kačjemu strupu, so kakor gluh gad, ki si maši uho,
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Têm veneno semelhante ao veneno da serpente; são como a víbora surda, que tapa os seus ouvidos,
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Tienen veneno como veneno de serpiente; son como una cobra sorda que tapa sus oído
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Uchýlili se bezbožníci hned od narození, pobloudili hned od života matky, mluvíce lež.
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Εχουσι φαρμακιον ως το φαρμακιον του οφεως ειναι ομοιοι με την κωφην ασπιδα, ητις φραττει τα ωτα αυτης
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Ядът им е като змийска отрова; Прилича на глухия аспид, който затиква ушите си,
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,חמת למו כדמות חמת נחש כמו פתן חרש יאטם אזנו׃
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,لهم حمة مثل حمة الحيّة. مثل الصلّ الاصم يسد اذنه
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,他 們 的 毒 氣 、 好 像 蛇 的 毒 氣 . 他 們 好 像 塞 耳 的 聾 虺
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,他 們 的 毒氣 、 好像 蛇 的 毒氣 . 他 們好像 塞 耳 的 聾虺
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Am avut plăcerea să mă aflu în apropierea acestei cobre regale mari care prinsese un crotal veninos.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Ho avuto il piacere di essere molto vicino a questo grande cobra quando ha catturato una vipera velenosa.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.Ich hatte das Vergnügen, in der Nähe dieser Königskobra zu sein, die eine giftige Grubenotter gefangen hatte.