Yangın! Koşun!Fire! Run!
Çabuk, onun peşinden koşun.Quick, run after him.
Ben koşunun iyi bir egzersiz olduğunu düşünüyorum.I think jogging is good exercise.
Bu branşlar sırasıyla yüzme, bisiklet ve koşunun peşi sıra yapılmasıdır.It begins with open water swimming, then cycling and running.
Kanada'da kayaklı koşunun önde gelen kişiliklerindendir.He is represented exclusively in Canada by Speakers' Spotlight.
Soğuk havada koşunca, yorulmuş olmalı.She ran a little in the cold and got tired.
Davetsiz misafirler! yabancılar nerede? orada. koşun! siz üçünüz beni izleyin.What's the matter?
Koşun, herkes gelsin görsün! hırsızlar halkın toprağını çalıyorEveryone please come look at the thieves stealing people's land!
Pekala, koşun.All right, let's go.
Koşunun, sizin için iyi olduğu herkes tarafından kabul edilir, yani resmidir.Jogging, which is commonplace, and widely accepted as good for you, is solemn.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,And at about 85 meters of my 100 meters sprint, in all my glory,
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Flee, save your lives, and be like the heath in the wilderness.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Follow after love, and earnestly desire spiritual gifts, but especially that you may prophesy.
Öyleyse hayır işlerine koşun, hepinizin dönüşü Allah'adır.But He wished to try and test you by that which He gave you. So try to excel in good deeds.
Hem O, sizden söz almıştı, inanmışlar iseniz; bu çağrıya koşun.And He has already taken your pledge, if you are believers.
Mahsulünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin."If you want to gather the fruits, let us go early to the plantation."
Artık bir düzeniniz varsa düzüp koşun.So if you have any plot to devise against Me, then devise it.
O halde Allah'a koşun.So turn to God.
Öyleyse iyiliklere koşun.But He wished to try and test you by that which He gave you.
“O halde, Allah'a kaçın, çabuk Allah’ın himayesine koşun.So turn to God.
O halde Allah'a koşun. Çünkü ben, size O'nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.“Therefore rush towards Allah; indeed I am from Him, a clear Herald of Warning towards you.”
Ümmetlerden her birinin bir yönü vardır, o ona yönelir, haydin, hep hayırlara koşun, yarışın.Every man has his direction to which he turns; so be you forward in good works.
Herkesin yöneldiği bir yön vardır, Haydin öyleyse hep hayırlara koşun, yarışın!Every man has his direction to which he turns; so be you forward in good works.
Meydana koşun." diye bağırdı.Die Polizei kommt gleich“ brüllten.
Bu branşlar sırasıyla yüzme, bisiklet ve koşunun peşi sıra yapılmasıdır.Estas son la natación, la carrera a pie y el ciclismo.
Yangın! Koşun!Al fuoco! Accorrete!
Meydana koşun." diye bağırdı.“Aonde vais?”, gritou seu pai.
Bu branşlar sırasıyla yüzme, bisiklet ve koşunun peşi sıra yapılmasıdır.In het kampioenschap worden achtereenvolgens de onderdelen zwemmen, fietsen en lopen afgewerkt.
Bu branşlar sırasıyla yüzme, bisiklet ve koşunun peşi sıra yapılmasıdır.Kombinuje se tu plavání, jízda na kole a běh.
Meydana koşun." diye bağırdı.Rajta, vadászok” – kiáltotta.
Kuran şöyle der: “Cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman, Allah’ı anmaya koşun, alışverişi bırakın.安拉说:“你们应当谨守拜功,完纳天课,并以善债借给真主。
4x100 metre yarışlarında atletler koşunun başından sonuna kadar kendi kulvarlarında kalırlar.На 400-метрова писта всеки състезател от старта до финала бяга по своя пътека.
Kanada'da kayaklı koşunun önde gelen kişiliklerindendir.Na Japonskem je interpretacija s talci prevladujoča.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,그런데 100미터 경기에서 85미터 쯤, 승리를 앞두고 있을 때
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Allora, dopo circa 85 metri della corsa dei 100, nel pieno del mio splendore, sono caduta giù dalle gambe.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.A zhruba v 85. metru, při sprintu na 100 metrů, mi s veškerou slávou upadla jedna noha.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.En op ongeveer 85 meter van de 100 meter sprint kwam mijn been heel glorieus los.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.És úgy a 85. méteremnél a 100 méteres sprintnél, teljes fényemben kiléptem a lábamból.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Na 85 metrze wyścigu na 100 metrów, w całej sportowej wspaniałości... ...wyśliznęłam się z nogi.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Počas stovky sa mi tak pri 85 metroch, v celej mojej sláve, vyzula protéza.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Por volta dos 85 metros do meu sprint de 100 metros, em toda a minha glória, perdi uma perna.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Så vid ungefär 85 meter av mitt 100-meterslopp, i all min ära, halkade jag ut ur benet.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Şi, cam pe la metrul 85 din cei 100 metri ai cursei de sprint, în toată gloria, mi-a ieşit de pe picior.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Und bei ungefähr 85m meines 100 Metersprints, voller Stolz, rutschte ich aus dem Bein raus.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Y a unos 15 metros de los últimos 100 metros, y en toda mi gloria, mi pierna artificial se desperendió.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Και περίπου στα 85 μέτρα από τα 100 του σπρίντ, σε όλη μου την δόξα, βγήκε το πόδι μου.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.И где-то на 85-м метре из 100, во всем моем великолепии, я вылетела из своей ноги.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.И на около 85 метра от 100-метровия си спринт, в целия си блясък, излязох от крака си.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,Và ở khoảng 85 mét trong 100 mét nước rút, trong tất cả vinh quang của tôi,
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,ובמירוץ ה-100 מטר, אחרי כ-85 מטרים, בכל תהילתי,
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,وبعد 85 متر من الجري السريع لمسافة 100 متر في كامل تألقي
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,義足から転げ落ちてしまったの
Chewie mi? Sen, Star Wars'ı seyrettin mi? Pekala, koşun.Ο Τσούι; Έχεις δει τον "Πόλεμο των "στρων";
Chewie mi? Sen, Star Wars'ı seyrettin mi? Pekala, koşun.Гледал ли си изобщо "Междузвездни войни"?
Eğimin sürekli değiştiğini koşunun her saniyesinde görebiliriz. başta daha yavaş bir değişim oranı varMożemy to zobaczyć w każdym momencie, nachylenie jest zawsze różne. Na początku miał mniejszą zmianę dystansu.
Eğimin sürekli değiştiğini koşunun her saniyesinde görebiliriz. başta daha yavaş bir değişim oranı varMůžeme vidět, v daných okamžicích je směrnice jiná. Na začátku má pomalejší rychlost přírůstku vzdálenosti.
Eğimin sürekli değiştiğini koşunun her saniyesinde görebiliriz. başta daha yavaş bir değişim oranı varSå dette bliver 100 meter over 9,58 sekunder.
Eğimin sürekli değiştiğini koşunun her saniyesinde görebiliriz. başta daha yavaş bir değişim oranı var傾斜は、実際に異なります。 初めは遅い速度で、 ここで彼は加速し、
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Bežite, rešite si življenje ter bodite kakor golo drevo v puščavi!
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Flyn, rädden edra liv, och bliven som torra buskar i öknen.