koşulsuz ile cümle
koşulsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Koşulsuz desteğimize sahipsiniz.You have our unconditional support.
Fadil, Dania'yı koşulsuz olarak sevdi.Fadil loved Dania unconditionally.
Bu mağaza 15 gün koşulsuz iade hakkı veriyor.This store offers a 15-day, no-questions-asked return policy.
Elias sonunda onu koşulsuz seven birini buldu.Elias finally found someone who loved him unconditionally.
"Yargıtay 'koşulsuz kaos' dedi"."Yargıtay 'koşulsuz kaos' dedi" . ilkehaber (in Turkish).
Takıntısız ve koşulsuz cömertlik, verme ve vazgeçme olarak ifade edilir.This can be characterized by unattached and unconditional generosity, giving and letting go.
Almanya resmi olarak 8 Mayıs 1945'te koşulsuz teslim oldu.Germany surrendered unconditionally on 8 May 1945.
Franco sadece koşulsuz teslimi kabul edeceğini belirtince çaresiz kabul edilecektir.Franco would still only accept unconditional surrender.
1991 - Sırp ve Hırvat liderler koşulsuz ateşkes anlaşmasına vardılar.In 1999, leaders of the Ninjas and Cocoyes signed a ceasefire agreement.
Bunlar koşulsuzdur.They are unconditioned.
Bu şefkat durumuyla, koşulsuz şefkatle ilgileniyor.It deals with the state of compassion, unconditional compassion.
Artık koşulsuz şartsız kendimi hayvanlara adadım.Well, I now offer myself, without reservation, to animals.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.Within the family, the parents' support is unconditional.
Biz, yiyeceğe koşulsuz uyarıcı, salya akıtmaya ise koşulsuz tepki adını veriyoruz.We call the food an unconditioned stimulus, and we call salivation the unconditioned response.
Ben duygusal, ben duygusal koşulsuz, sadık bir yaratığım.I am an emotional, I am an emotional, incondotional, devotional creature.
Reform ya da değişimle ilgili en büyük sorun sağduyunun koşulsuz kabulüdür.The great problem for reform or transformation is the tyranny of common sense.
Koşulsuz bir benimseme hareketidir, hayatında görmediği birşeydir.It's an act of unconditional acceptance, something that he never had.
‹‹İsrailde RABbe koşulsuz adanan her şey senin olacak."Everything devoted in Israel shall be yours.
RABbe koşulsuz adanan insan para karşılığında kurtarılamayacak, kesinlikle öldürülecektir.None devoted, which shall be devoted of men, shall be redeemed; but shall surely be put to death.
Stalin, yalnızca koşulsuz teslim olmayı emreder.Stalin orders to accept only an unconditional surrender.
Köpekler koşulsuz severler!Hunde lieben bedingungslos!
Avrupa Birliği'ne katılabilmek için birlik yasalarına koşulsuz tabi olunmasının kabul edilmesi gerekmektedir.Die UN-Behindertenrechtskonvention müsse endlich Berücksichtigung finden.
Almanya resmi olarak 8 Mayıs 1945'te koşulsuz teslim oldu.L’Allemagne capitule sans condition le 8 mai 1945.
Franco sadece koşulsuz teslimi kabul edeceğini belirtince çaresiz kabul edilecektir.Francisco Franco déclare n'accepter qu'une capitulation inconditionnelle.
Annenin çocuğuna duyduğu koşulsuz sevgidir.Il est important de mentionner l’insécurité affective dont la mère fait preuve par rapport à son fils.
Takıntısız ve koşulsuz cömertlik, verme ve vazgeçme olarak ifade edilir.Se enamoran incondicional e irrevocablemente.
Sırbistan ve Eflak prensliklerinin koşulsuz olarak kendisine bağlanmalarını sağladı.Per questa ragione i suoi duchi e principi lo abbandonarono.
Dallanmalar koşullu ya da koşulsuz olabilir.I salti possono essere incondizionati o condizionati.
Almanya resmi olarak 8 Mayıs 1945'te koşulsuz teslim oldu.Безоговорочно капитулировала 8 мая 1945 года.
Litvanya'nın ulusal güvenlik sistemleri "toplam ve koşulsuz savunma" üzerine kurulmuştur.ويستند نظام دفاع ليتوانيا على مفهوم "الدفاع الكامل وغير المشروط" .
Almanya resmi olarak 8 Mayıs 1945'te koşulsuz teslim oldu.A Alemanha rendeu-se incondicionalmente a 8 de Maio de 1945.
Almanya resmi olarak 8 Mayıs 1945'te koşulsuz teslim oldu.Nazi-Duitsland gaf zich onvoorwaardelijk over op 8 mei 1945.
Litvanya'nın ulusal güvenlik sistemleri "toplam ve koşulsuz savunma" üzerine kurulmuştur.Панцирний захист лінкору виконали за принципом «Все або нічого».
İnanışta "iman" değil, koşulsuz "güven" vardır.Nu este vorba de „credință pur și simplu”, ci de „credință prin înțelegere”.
Sonrasında yayımlanan "Unconditionally" klibi ise koşulsuz aşklara odaklandı.Astfel, poziția lor "temporară" lipsită de drepturi civice tindea să devină permanentă.
KOŞULSUZ SEÇİM VE ÇİFTE KADER: Tanrı dünyayı yaratmadan önce bazı kişileri kurtuluş için seçmiştir.A kezdetet és a véget ismerő Isten már a világ teremtése előtt gondoskodott engesztelő áldozatról.
Takıntısız ve koşulsuz cömertlik, verme ve vazgeçme olarak ifade edilir.Ennek jellemzője a feltétel nélküli nagylelkűség, az adakozás és az elengedés.
Almanya resmi olarak 8 Mayıs 1945'te koşulsuz teslim oldu.Saksa antautui ehdoitta 8. toukokuuta 1945.
Almanya resmi olarak 8 Mayıs 1945'te koşulsuz teslim oldu.Η Γερμανία συνθηκολόγησε άνευ όρων στις 8 Μαΐου 1945.
1991 - Sırp ve Hırvat liderler koşulsuz ateşkes anlaşmasına vardılar.1994 - De bosniske serbere indvilger i våbenhvile.
1943 - II. Dünya Savaşı sırasında müttefiklerin istilası üzerine İtalya, koşulsuz teslim oldu.1943 - Italien overgiver sig betingelsesløst til de Allierede.
Almanya resmi olarak 8 Mayıs 1945'te koşulsuz teslim oldu.1945年5月8日、ドイツは無条件降伏した。
"Yargıtay 'koşulsuz kaos' dedi".הפועל: "יצר כאוס.
Eddie'nin hayatındaki tek olumlu durum kendisini koşulsuz seven annesidir.Единственото, което липсва в живота ѝ е съвършеният мъж.
7 Mayıs 1945'te General Alfred Jodl, Alman kuvvetlerinin koşulsuz teslimini kabul etti.1945 m. gegužės 7 d. Vokietijos vyriausiasis armijos vadas Alfred Jodl pasirašė besalyginį pasidavimą.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.A családon belül a szülők támogatása feltétel nélküli.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.All'interno della famiglia, il supporto dei genitori diventerà incondizionato.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.Binnen de familie is de steun van de ouders onvoorwaardelijk.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.Côté famille, l'appui des parents est inconditionnel.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.En la esfera familiar se destaca el apoyo incondicional de los padres y de la familia.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.Innerhalb der Familie ist die Unterstützung der Eltern bedingungslos.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.În sfera familială, sprijinul părinților este necondiționat.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.가족 내에서, 부모의 도움은 절대적입니다.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.Trong gia đình, sự hỗ trợ của bố mẹ thật lớn lao.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.V rodine rodičia dieťa bezvýhradne podporujú.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.W kręgu rodzinnym pomoc ze strony rodziców jest bezwarunkowa.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.Μέσα στην οικογένεια, η στήριξη των γονιών είναι ανεπιφύλακτη.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.Внутри семьи безоговорочно важна поддержка родителей.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.В семейството, подкрепата на родителите е безусловна.
Aile icinde, anne babasinin kosulsuz destegini alir.У сім'ї безумовно важлива підтримка батьків.