Ana içeriğe geç
Sözlük

koşu ile cümle

koşu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk olarak, 100 metre koşusunda zafere ulaştı.Спершу вона перемогла на дистанції 110 ярдів на спині.
Fulbright Programı başvuru KoşullarıСтипендіат Програми Фулбрайта.
En kısa sürede koşulan bu turda Brezilya temsilcisi Nelson Piquet 1. olmuştur.Свій перший титул того року здобув бразилець Нельсон Піке.
Ancak bu buluş teknolojik yetersizlik ve hava koşullarının olumsuz etkisinden dolayı yaygınlaşamadı.Визначити причину не вдалося через відсутність необхідного персоналу та важкої радіаційної обстановки.
Testlerin koşulması Sonuçların raporlanması.Повторне обстеження вимагає визначення результатів.
Kısa mesafe koşucusu olmadan önce, San Benito High School'da amerikan futbolu oynadı.До того як стати спринтером Морроу грав в американський футбол за середню школу Сан-Беніто.
Koşullu bağımsızlık kavramının daha formel bir tanımlaması koşullu dağılım kavramına dayandırılır.Це поняття природним чином узагальнює поняття диференціала функції.
Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.В іншому випадку порядок рядків нерегламентований.
Geçiş durum değişimini gösterir ve geçişi sağlamak için yapılması gereken koşulla tanımlanır.Вони націлені на реальність, яку треба змінити, вказали, як треба проводити ці зміни.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.Коровай пекли зранку в суботу.
Dolayısıyla bu topraklardan ayrılmama koşuluyla azat edilmişlerdir.Лише за цієї умови обіцяли пропустити через свою територію.
18 ay süreyle çok ağır koşullarda yaşamak zorun­da bırakıldı.Працювали по 18 годин на добу в дуже важких умовах.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.У цей період самець не залишає самицю.
Bu tarihten sonra geleneksel bir hâl alan halk koşusuna Avrasya Maratonu adı verildi.За часів расизму Преторію називали цитаделлю апартеїду.
Romalılar sağlık koşullarında da büyük ilerlemeler yaptılar.Римляни також зробили значний прогрес у поліпшенні санітарних умов.
Litvanya'nın ulusal güvenlik sistemleri "toplam ve koşulsuz savunma" üzerine kurulmuştur.Панцирний захист лінкору виконали за принципом «Все або нічого».
Bütün bu olumsuz koşullara rağmen Yupiklerde karma ekonomi görülür.Незважаючи на ці фактори, в Хутікальпі високий рівень безробіття.
Doğru koşullarda yetiştiği takdirde ise yirmi ila otuz sene yaşayabilirler.При оптимальному догляді рослина може прожити 23 і 25 років.
Kuşatma altında koşullar kötüleşmektedir.Обстановка всередині країни загострювалася.
Ancak çok sayıda savaşçı yeni koşullar altında savaşmaya devam etme kararı aldı.Однак у цій обстановці частина воїнів продовжувала бій.
Çevre koşulları (ısı, sıcaklık, besin) bazı genlerin çalışmasını değiştirebilir.За різних умов (температурних, теплових, небезпеці) здатні змінювати колір.
Gelişen isyan, Haziran ayında İrvin'de İskoç soyluların İngiliz koşullarını kabulü ile önemli bir zarar gördü.В червні португальська міліція завдала серйозної шкоди іспанським лініям постачання.
Ben koşuyorum.Я біжу.
Tom koşuyor.Том біжить.
English: Had we known (önceki geçmiş zaman subjonktif), we could have prevented (tamamlanmış koşul) it.Jestliže jsme toho pamětlivi, pak jsme následovníci (Krista ukřižovaného, ale vítězného).
An-32 bu yüzden tropikal ve dağlık koşullarında mükemmel take-off özelliğine sahiptir.An-32 tak vykazuje skvělé vzletové charakteristiky i v tropickém a vysokohorském prostředí.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Je závazné v celém rozsahu a přímo použitelné ve všech členských státech.
Bu branşlar sırasıyla yüzme, bisiklet ve koşunun peşi sıra yapılmasıdır.Kombinuje se tu plavání, jízda na kole a běh.
Böylece başlangıç koşulları sorunu çözülemedi.Proto začala jednání o urovnání situace.
Marge bir sabah koşusu sırasında ücretsiz "Bilim Suyu" örneklerini sunan bir stant görür.Marge pří ranním běhání objevila pojízdnou dodávku, kde nabízejí zdarma vzorky "Vědecké vody".
Eşitlik her türlü özgürlüğün ön koşuludur.Svoboda je duší každého pokroku.
Başlangıç koşulları da aynı şekilde tanımlanmıştır.Začátek slova může poznat stejným způsobem.
Kolluk kuruluşları görev yaptığı ülkedeki coğrafya koşullarına uygun olarak sınıflandırılmıştır.Skupiny v kvalifikaci byly uspořádány podle zeměpisné polohy zemí.
2014 Gazi Koşusu ^2014 Jiří Vařečka.
Biatlon, kayaklı koşu ile tüfekli atışın bir araya getirildiği kış sporudur.Biatlon je zimní sport, kombinující běh na lyžích a střelbu z malorážné pušky.
Özgürce koşup oynamayı çok severler.Ve volném čase rád běhá a hraje tenis.
Fairbank'ın cezaevindeki yaşam koşulları, sağlığına büyük zarar vermişti.Vazba ve věznici na Pankráci mu podlomila zdraví.
Ama buna rağmen zor koşullar altında çalışmalara devam etmeyi başardılar.Přesto však dovedla žít i v těchto těžkých podmínkách.
Gece yarısından kısa bir süre önce teslim koşulları iki tarafça da kabul edildi.Krátce po půlnoci již měli policisté tři stránky výpovědi.
Oluşabilmesi için özel koşullar gerekmektedir.Aby se dochovaly, jsou zapotřebí speciální podmínky.
Ücretleri düşük, yaşama ve çalışma koşulları çok kötüydü.Životní i platové podmínky byly zoufalé.
Her iki koşulda da API servise ulaşımı tanımlar.Zároveň se v obou případech zaznamená kontakt na rychloměrný proužek.
Çoğu ekstremofiller(ekstrem koşulları seven) mikroorganizmalardır.Extrémofil je organismus (především mikroorganismus), který žije v extrémních podmínkách.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Na druhou stranu nechtěla zůstat sama.
Kangalın, uzun bir yürüyüş veya kısa bir koşu şeklinde, her gün egzersiz yapmaya gereksinimi vardır.Procházky nevyžaduje a stačí mu krátká procházka každý den.
TZ'nin YSU'daki değişimlere koşut biçimde güncellenmesi gerekir.Zdůraznil, proč musí být Yuna v těžkých časech usměvavá.
Ancak doğa koşullarında bunu sağlamak çok zordur.Přesto není snadné je v přírodě nalézt.
Mikrokomuttaki koşulu tanımlar.Průhledy do mikrokosmu.
Etkileşimlerin özelliklerini de koşullandırabilirler.Jejich vlastnosti se dají do určité míry ovlivnit.
Allport gruplararası temasın ancak belli bazı koşullarda etkili olabileceğini öne sürmüştür.Planetta: "Kněz přijde, ale jen za určitých podmínek.
20 yıl hizmet vermek koşuluyla da maaşlı emekliye ayrılınır.Později mohou být peníze vyplaceny jedině v případě, že se rozhodl pro dvacetiletou výplatu penze.
Dönemin siyasal koşulları nedeniyle üyeleri de gizli tutulmuştur.Vzhledem k politické situaci musely tyto sliby proběhnout tajně.
Bu koşullar ayrıca, Doğu Avrupa'nın eski komünist hükûmetlerinin etkilerinin kaldırılmasında önemli rol oynar.Takový stav dokonce soudci přirovnávají k bývalému komunistickému režimu.
Yaşam koşulları elverişli değildir.Délka života není zkrácena.
İnsanın içinde bulunduğu koşullar içinde yaptığı tercihleri onun kim olacağını ve ne olacağını belirler.Lži, Kdo smí koho zprostit slibu a za jakých okolností.
Bunu ispatlamak için bir topolojinin sağlaması gereken üç koşulu denetlemek yeterli olacak.Pro účely simulace takových podmínek slouží tři zařízení.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Õõn menez. – Právě jdu. / Jsem na cestě.
Hava koşulları her türlü tarımı ve hayvancılığı yapmaya müsaittir.Cílem péče je udržení podmínek pro jednotlivé druhy rostlin a živočichů.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.Od neděle se jezdí jinak.
Bazı bölgelerde kötü hava koşullarında alçak konumlara taşınır.Ve venkovních prostorech odolá i nepříznivým povětrnostním podmínkám.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod