Bir cankurtaran uzaktan bize doğru koşmaya çalışıyordu.둘은 지하철을 이용하여 먼 곳으로 탈출하려고 한다.
Nereden çıktığını bilmediğimiz bir kalabalık üstümüze doğru koşmaya başlamıştı.무슨 일이 일어 났는지 깨달은 몇몇 사람은 건너편 문으로 향해 뛰기 시작했다.
73 kişinin öldüğün sabah dışarıya koşmaya çıkmıştı.למחרת בבוקר הוצאו משם רק 23 אנשים חיים.
Taraftarlar oyunu bırakmış sevinçle ona doğru koşmaya başladı.מנהלי התחרויות בהן שיחק שבצו את משחקיו תוך התחשבות ברצונו זה.
Neredeyse her sabah koşmaya giderim.Почти всяка сутрин отивам да тичам.
Grup saklanacak yer bulmak için koşmaya başlar.Počeli su bježati tj tražiti sklonište.
12 yaşında Fransa'da koşmaya başladı.S 29 godina odlazi igrati u Francusku.
Adam mezardan çıkar ve koşmaya başlar.Vyhrabal sa von z hromadného hrobu a utiekol z tábora.
Sonunda kendini kaybederek soyunur bir caddenin ortasında koşmaya başlar.V závere klipu odchádza nahý.
Bir cankurtaran uzaktan bize doğru koşmaya çalışıyordu.Zúčastnil sa aj skoku do diaľky z miesta.
Sonra koşmaya devam eder.Nato v nadaljevanju spet teče.
Ormanın içinde koşmaya başlar.Prasideda pelkėje Rukandžių miške.
Koşmaya devam eder.Võidusõit jätkus.
Bilirsiniz, koşmaya uzak, yabancı birşey gibi bakarız.알다시피, 우리는 달리기를 이런 이질적인 것으로 보고 있습니다.
Bilirsiniz, koşmaya uzak, yabancı birşey gibi bakarız.אתם יודעים, אנחנו מסתכלים על ריצה כאל פעולה זרה, חייזרית,
Bilirsiniz, koşmaya uzak, yabancı birşey gibi bakarız.اتعلمون .. نحن ننظر الى الجري .. وكانه امرٌ غريب علينا ..
Bilirsiniz, koşmaya uzak, yabancı birşey gibi bakarız.奇妙な捉え方がされています
Bir anda 23 mille koşmaya başlamayacakEle vai ter que acelerar.
Bir anda 23 mille koşmaya başlamayacakNepoběží rychlostí 23,5 mil za hodinu celou cestu.
Bir anda 23 mille koşmaya başlamayacakOn nie będzie po prostu biegł 23 i 1/2 mph przez całą drogę.
Bir anda 23 mille koşmaya başlamayacakΔεν θα πάει αμεσως 23 και 1/2 mph για ολλη τη διαδρομη.
Bir anda 23 mille koşmaya başlamayacakلن ينطلق فورا بسرعة 23.5 ميلا في الساعة
Bir anda 23 mille koşmaya başlamayacak彼は加速して行きます
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Ich werde nicht wieder hinter Baek Seung Jo herlaufen.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Ik ga niet weer achter Baek Seung Jo aanzitten.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Jag ska inte jaga efter Baek Seung Jo igen.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Mình sẽ không chạy theo cậu ấy nữa.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Nie będę za nim znów latać.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Non inseguirò più Baek Seung Jo.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Nu-l voi mai urmari pe Baek Seung Jo vreodata.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Saya akan berhenti mengejar Baek Seung Jo.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Už nebudem chodiť za Baek Seung Jo-m.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Δε θα τρέξω πίσω απ'τον Μπεκ Σουνγκ Τζο ξανά.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Повече няма да тичам след Бек Сънг Джо.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.Я больше не буду бегать за Бэк Сын Чжо.
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım..אני לא הולכת לרדוף אחרי בק סונג ג'ו שוב
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.لن أذهب لمطاردة بايك سيونغ جوو مرة أخرى
Bir daha Baek Seung Jo'nun peşinden koşmayacağım.ハニ・・・
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Älä kynnä yhtaikaa härällä ja aasilla.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Chớ cày bằng một con bò thắng chung với một con lừa .
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Chớ cày bằng một con bò thắng chung với một con lừa.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du må ikke pløje med en Okse og et Æsel sammen.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du skal ikke pløie med en okse og et asen for samme plog.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du skall icke plöja med oxe och åsna tillsammans.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du sollst nicht ackern zugleich mit einem Ochsen und Esel.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Gdy się ruszysz z wojskiem naprzeciwko nieprzyjaciołom twoim, strzeż się od wszelkiej złej rzeczy.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Jangan memasang seekor sapi dan seekor keledai pada satu bajak
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.너는 소와 나귀를 겨리하여 갈지 말며
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Não lavrarás com boi e jumento juntamente.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Nebudeš orati volem a oslem spolu.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Nebudeš orať spolu na volovi a na oslovi.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Ne orji z volom in oslom skupaj.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Ne szánts ökrön és szamáron együtt.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın."No ararás con buey y con asno juntamente
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Non devi arare con un bue e un asino aggiogati assieme
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Ploeg niet met een os en een ezel in hetzelfde tuig.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Să nu ari cu un bou şi un măgar înjugaţi împreună.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Tu ne laboureras point avec un boeuf et un âne attelés ensemble.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Δεν θελεις αροτριασει με βουν και ονον ομου.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Да не ореш с вол и осел заедно.