İstasyona kadar koşmaya devam ettik.We ran on as far as the station.
Sonunda telefon kulübesini görünceye kadar koşmaya devam etti.Tom ran and ran, until at last he saw the telephone booth.
Köpek koşmaya başladı.The dog began to run.
Jim haftada en az üç kez koşmaya gittiğini söylüyor.Jim says he goes jogging at least three times a week.
Jim günde üç mil koşmaya özen gösterir.Jim makes a point of jogging three miles every day.
Babam geçen ay koşmaya başladı.My father began jogging last month.
İnsanlar aynı anda koşmaya başladılar.People started to run all at once.
Yarım saat koşmaya devam etti.He run on for half an hour.
Hep birden koşmaya başladılar.They began to run all at once.
O koşmaya başladı.He began running.
Körlüğüne rağmen koşmaya karar verdi.He made up his mind to jog in spite of his blindness.
Elinden geldiğince hızlı koşmaya çalıştı.She tried to run as fast as she could.
O beni görür görmez bana doğru koşmaya başladı.No sooner had she caught sight of me than she started running in my direction.
Her sabah koşmaya karar verdim.I've decided to jog every morning.
O her sabah koşmaya gider.He goes running every morning.
Tom her türlü havada koşmaya gider.Tom goes jogging in every kind of weather.
Koşmaya başlamasından sonra beş dakika olmamıştı ki bir kayaya takılıp düştü.Not five minutes after he started running, he tripped on a rock.
Başkan ikinci yarıda koşmayacağını söyledi.The president said he would not run for the second term.
Her gün koşmaya gider misin?Do you go running daily?
Koşmaya giderim.I go jogging.
O, ünlü olmadan önce onun peşinde koşmaya başladı.She started pursuing him before he became famous.
O her sabah kahvaltıdan önce koşmaya gider.She goes jogging every morning before breakfast.
Koşmaya gidemeyecek kadar yorgunum.I'm too tired to go out jogging.
O beni görünce koşmaya başladı.When he saw me, he started running.
Her gün koşmaya giderim.I go for a run every day.
Koşmaya gitmek istemeyen bir adama benziyor muyum?Do I look like a guy who doesn't want to go jogging?
Koşmaya başlayın.Start running.
Koşmaya devam edin.Keep running.
Küçük kız kardeşimin elini tuttum ve koşmaya başladım.I grabbed my little sister's hand and started running.
Sigarayı bıraktı ve koşmaya başladı.He stopped smoking and started running.
O, sigara içmeyi bıraktı ve koşmaya başladı.He stopped smoking and started running.
Ben küçük kızkardeşimin elini tuttum ve ikimiz koşmaya başladık.I grabbed my little sister's hand, and the two of us started running.
Küçük kız kardeşimin elini yakaladım ve ardından ikimiz koşmaya başladık.I grabbed my little sister's hand, and the two of us started to run.
Tom koşmaya başladı.Tom began running.
Tom koşmaya devam etti.Tom kept running.
Tom koşmaya gitti.Tom went running.
Onlar koşmaya başladılar.They started running.
Koşmaya gidiyorum.I'm going running.
Polisi görünce koşmaya başladılar.They began to run when they saw the police.
Tom arabadan atladı ve koşmaya başladı.Tom jumped out of the car and started to run.
O, şemsiyesini kapattı ve koşmaya başladı.She closed her umbrella and started running.
Tom eve doğru koşmaya başladı.Tom started running towards the house.
Tom tepeye koşmaya başladı.Tom started running up the hill.
Neredeyse her sabah koşmaya giderim.I go jogging almost every morning.
İşten hemen sonra genellikle koşmaya giderim.I usually go jogging right after work.
Bu sabah Tom bana onunla koşmaya gitmek isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me this morning if I wanted to go jogging with him.
Çocuklar arabadan atladı ve koşmaya başladı.The kids jumped out of the car and started running.
Herkes az önce koşmaya başladı.Everyone just started running.
Benimle pist civarında koşmaya gitmek ister misin?Do you want to go run around the track with me?
Tom sigara içtiği için artık gölette koşmaya gitmiyor.Since Tom's been smoking, he doesn't go jogging at the pond anymore.
Ben işten sonra her gün koşmaya giderdim.I used to go running every day after work.
Herkes koşmaya başladı.Everybody started running.
Gerçekten koşmaya başlamak zorundayız.We really have to start running.
Tom atını dört nala koşmaya zorladı.Tom urged his horse into a gallop.
Koşmaya devam etmek zorundayım.We have to keep on running.
Tom koşmaya hazırdı.Tom was ready to run.
Ben sadece koşmaya devam ettim.I just kept running.
Koşmaya başladım.I began running.
Koşmaya devam ettim.I kept running.
Tom döndü ve koşmaya başladı.Tom turned around and started to run.