100, 200 koşmaktadır.99 – 200.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.U to vrijeme hvata ga manija bježanja od svoje supruge.
Çok uzun yürüyüşler yapmak, koşmak ister.Je zelo težko učljiv ter potrebuje veliko sprehodov.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.Pvz., bėgdamas, verkdama.
Perona ulaşmak için dokuzuncu ve onuncu peronları ayıran duvara doğru hızla koşmak gerekir.Į 9¾ platformą galima patekti pereinant sieną, skiriančią 9 ir 10 platformas.
Koşmaktan, yüzmekten, balık tutmaktan ve tüplü dalıştan hoşlanır.Laisvalaikiu mėgsta žvejybą, bėgimą, keliones.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Atsakymas = M'a num vah Kur tu eini? = Wa kuh vay?
Özellikle 200 metre koşmaktadır.Pagrindinis straipsnis – 200 m bėgimas.
100, 200 koşmaktadır.200, lk.
Afrika bozkırlarında bir antilop seçip sürü hâlinde onun ölümüne kadar koşmaksa?아프리카 대초원으로 나가서, 영양을 잡고, 무리를 이루어 나가서 그것을 잡아 죽이기까지 달리는 것이었다면 어떨까요?
Afrika bozkırlarında bir antilop seçip sürü hâlinde onun ölümüne kadar koşmaksa?לצאת לסוואנה האפריקאית, לבחור אנטילופה, ולצאת בלהקה ולהריץ את הדבר הזה עד מוות?
Afrika bozkırlarında bir antilop seçip sürü hâlinde onun ölümüne kadar koşmaksa?ونذهب الى غابات افريقيا .. وان نختار ظبي وان نلاحقه حتى الموت
Afrika bozkırlarında bir antilop seçip sürü hâlinde onun ölümüne kadar koşmaksa?力ということはあり得ますかね? 私たちには炎天下での
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.Điều thú vị về chạy bộ, như tôi đã khám phá ra, đó là có một điều kì lạ xảy ra trong hoạt động này mọi lúc.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.하지만 제가 발견한, 달리기에 관해 멋진 것은 항상 이 움직임에서 뭔가 이상한 일이 벌어진다는 것입니다.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.Lo interesante de correr es que cuando lo hacemos siempre ocurren cosas raras.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.Odkryłem, że w bieganiu coś magicznego dzieje się przez cały czas.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.Skvelou vecou na behaní, ako som zistil, je to, že počas tejto aktivity sa stáva vždy niečo bizarné.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.אבל הדבר היפה בריצה, כפי שגיליתי, הוא שמשהו מוזר קורה בפעילות הזו כל הזמן.
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.ولكن الامر الجميل في هذا الخصوص .. انني اكتشفت ان هناك امرٌ عجيب يحدث في هذا النشاط طيلة الوقت
Ama keşfettim ki, koşmakla ilgili güzel şey şu; bu etkinlik sırasında sürekli acayip birşeyler oluyor.走りが何か奇妙な行動を 引き起こすということです 数ヶ月前のニューヨークシティマラソンを見た方はいますか?
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası Bana biraz para almak. "Aamiaisen jälkeen juosta pankkiin ja saada minua rahaa. "
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası Bana biraz para almak. "Après le petit déjeuner descendent à la banque et me faire un peu d'argent. "
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası Bana biraz para almak. "Dopo la prima colazione correre giù alla banca e farmi qualche soldo. "
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası Bana biraz para almak. "Efter frukosten springa ner till banken och ge mig lite pengar. "
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası Bana biraz para almak. "Efter morgenmaden kører ned til banken og få mig nogle penge. "
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası Bana biraz para almak. "Reggeli után futtassa le a bank és értem pénzt. "
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası Bana biraz para almak. "След закуска се спускат на банката и ме малко пари. "
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası다음 "좋아. 아침 식사 은행에 다운 실행 후
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası"حسنا ، ثم. بعد الافطار تشغيل وصولا الى البنك و
Ardından "Tamam. Kahvaltı banka aşağı koşmak ve Sonrası私にいくつかのお金を得る。"
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.안전함에 대한 이 모든 갈망이 사실상 여러분들을 더 불안하게 하고 있어요. 여러분들은 이제 항상 조심해야 하니까요.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.Mọi nỗ lực cho sự an toàn, thật ra lại làm bạn thấy bất an hơn bởi vì bạn phải canh chừng mọi lúc
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.Toda esta ânsia por segurança deixa-nos muito mais inseguros porque agora temos de estar sempre alerta.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.והשאיפה הזאת לביטחון, למעשה, הופכת אותך להרבה יותר חסר ביטחון. אתה צריך להיזהר כל הזמן.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.كل هذا السعي من أجل الأمن، في الحقيقة جعلكم أقل أمناً بكثير لأن الآن، يتعين عليك الحرص في كل الأوقات.
Aslında güvenliğin peşinde bunca koşmak sizi daha güvensiz hale getirdi çünkü artık daima tetikte olmalısınız.不安感を煽っていたのです 常に警戒をしなくてはいけないからです 皆さんとは違う人もいます 敵と呼び
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırAku hanya menyeimbangkan apakah aku harus lari untuk itu, atau apakah aku harus hinggap di belakang
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırAm fost doar de echilibrare dacă eu ar trebui să ruleze pentru aceasta, sau dacă ar trebui să biban în spatele
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırBol som vyvažovanie, či by som mal bežať na to, alebo či by som mal ostrieža za
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırByl jsem vyvažování, zda bych měl běžet na to, nebo zda bych měl okouna za
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırÉn csak kiegyensúlyozó, hogy kéne futtatni érte, vagy hogy kéne fogas mögé
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırIk was net in evenwicht of ik zou moeten lopen voor, of ik moet baars achter
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdır난 그냥 실행할지 여부를 균형되었습니다 그것 때문에, 여부 나는 농어 뒤에해야
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırOlin juuri tasapainottaminen, pitäisikö minun ajaa sen, tai pitäisikö minun ahven takana
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırStavo giusto bilanciamento se devo correre per esso, o se devo persico dietro
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırTôi đã được chỉ là cân đối có nên chạy cho nó, hoặc có nên đậu phía sau
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırWłaśnie bilansowania, czy powinienem kandydować na to, czy powinienem okoń za
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırΉμουν απλά εξισορρόπησης αν θα πρέπει να τρέξει γι 'αυτό, ή αν πρέπει να κουρνιάζει πίσω
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırАз просто балансиране дали трябва да тичам за нея, или дали трябва да костур зад
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırאני רק איזון אם אני צריכה לרוץ עבור זה, או האם אני צריך מאחורי המוט
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırكنت فقط موازنة ما إذا كان ينبغي تشغيل لذلك ، أو ما إذا كان ينبغي لي وراء جثم
Ben sadece koşmak gerekmediğini balans oldu bunun için olsun olmasın ben levrek arkasında olmalıdırそのため、かどうか私はスズキの背後にあります タクシーを介して来た彼女のランドー
Bir kac sene once, Florida'nin Broward ilcesinde tenefuste kosmak yasaklandi.Acum câţiva ani, în ţinutul Broward , în Florida, au interzis alergatul în pauze.
Bir kac sene once, Florida'nin Broward ilcesinde tenefuste kosmak yasaklandi.Cách đây 1 vài năm, hạt Broward, bang Florida đã cấm chạy nhảy trong giờ ra chơi.
Bir kac sene once, Florida'nin Broward ilcesinde tenefuste kosmak yasaklandi.Hace un par de años, el condado de Broward, Florida, prohibió correr en el recreo.
Bir kac sene once, Florida'nin Broward ilcesinde tenefuste kosmak yasaklandi.Parę lat temu, w hrabstwie Broward na Florydzie zabroniono biegania podczas przerw.
Bir kac sene once, Florida'nin Broward ilcesinde tenefuste kosmak yasaklandi.Před několika lety, v regionu Broward ve státe Florida, zakázali běhání o přestávkách.
Bir kac sene once, Florida'nin Broward ilcesinde tenefuste kosmak yasaklandi.Pred niekoľkými rokmi, v regióne Broward na Floride, zakázali behanie cez prestávku.
Bir kac sene once, Florida'nin Broward ilcesinde tenefuste kosmak yasaklandi.Πριν από κάποια χρόνια, η κομητεία του Μπρόγουαρντ, στη Φλόριντα, απαγόρεψε το τρέξιμο στο διάλειμμα.