Özellikle 200 ve 400 metre koşmaktadır.Спеціалізувався в бігу на 200 та 400 метрів.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.Наприклад, біг, бігун, бігати.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.На шляху до цього Кейт переслідують кошмари.
Koşmaktan nefret ederim.Я ненавиджу бігати.
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Běží se maraton i půlmaraton.
Perona ulaşmak için dokuzuncu ve onuncu peronları ayıran duvara doğru hızla koşmak gerekir.Na toto nástupiště se lze dostat přepážkou mezi nástupišti devět a deset.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Õõn menez. – Právě jdu. / Jsem na cestě.
Orta ve uzun mesafelerde koşmaktadır.Běhy na střední a dlouhé tratě.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Běžel se svojí manželkou na zádech.
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.La vârsta de 16 ani, Gianfranco a plecat de acasă pentru a-și urma propriile visuri.
Ateşkes, İtalya'nın Müttefikler'e teslim olmasını şart koşmaktaydı.Lipsa de apă de băut i-a forțat pe italieni să capituleze.
Çok uzun yürüyüşler yapmak, koşmak ister.Ea citește mult și întreprinde plimbări îndelungate care o inspiră mult.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.New Yorkba utazik kutyájával, hogy megvalósítsa álmát.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Feleségével Hunfalván nyugszik.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.Mutta nyt hän on lähdössä New Yorkiin unelmiensa työn perässä.
Ateşkes, İtalya'nın Müttefikler'e teslim olmasını şart koşmaktaydı.Se tapahtui pian sen jälkeen, kun Italia oli antautunut liittoutuneille.
100, 200 koşmaktadır.100 ja 101.
10 km'den maratona kadar çeşitli mesafelerde koşmaktadır.Hän juoksee kaikkia matkoja 800 metriltä maratonile saakka.
Hızını havada koşmak için kullanarak uçmayı başarabilir.Hän voi käyttää häntiänsä pystyäkseen lentämään hetken aikaa.
Özellikle maraton koşmaktadır.Machado menestyi erityisesti maratonilla.
Çok uzun yürüyüşler yapmak, koşmak ister.Hän ulkoilee paljon ja harrastaa juoksemista.
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Στη συνέχεια ασχολήθηκε με τις μεγάλες αποστάσεις και τον μαραθώνιο.
Özellikle 800 metre koşmaktadır.Εξειδικεύεται στα 800 μέτρα.
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.Στην πίσω όψη είναι ένας ταύρος που στρίβει το κεφάλι του στα αριστερά.
Orta mesafede koşmaktadır.Han bor i Middelfart.
100, 200 koşmaktadır.6, 10 og 100 volt.
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Glæder kun 50 miles og maraton.
Perona ulaşmak için dokuzuncu ve onuncu peronları ayıran duvara doğru hızla koşmak gerekir.For at komme ind på perronen skal man gå lige igennem væggen mellem perron 9 og 10.
Uzun mesafe ve maraton koşmaktadır.Gjennomsnittsetappen er lengre enn maratondistanse.
Hem istemcinin hem de sunucunun paylaşılan bir sırra sahip olmasını şart koşmaktadır.Hva må til for at du og assistenten skal komme til enighet?
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.Han reiste deretter til Norge for å forfølge sin drøm.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Han er på jakt etter sin kones mordere.
Koşmaktadır ..Løpende.
800 ve 1500 metre koşmaktadır.800 meter og 1500 meter.
Ateşkes, İtalya'nın Müttefikler'e teslim olmasını şart koşmaktaydı.Gencatan senjata tersebut meneguhkan menyerahnya Italia kepada Sekutu.
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.Pada usianya yang ke-16, Gianfranco meninggalkan keluarganya untuk mengejar impiannya sendiri.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Ia mengejar adiknya yang mencoba kabur.
Bunu gören kaçaklar için ise geriye tek bir seçenek kalmıştır: Koşmak.Maka penguasa-penguasa tersebut patuh terhadapnya, hanya satu yang menentangnya.
Çok uzun yürüyüşler yapmak, koşmak ister.Chúng rất cần vận động nhiều và thích đi dạo.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.Bị tổn thương, cô chạy đi.
Wood, "Koridorlarda koşmak, yüksek sesle konuşmak ve sakız çiğnemek yasak.Bọn họ hô to rằng: "Anh Vũ ra vào cấm đình, làm nhiều đều ô uế, tiếng xấu đồn ra ngoài, không tội gì to bằng.
Kısa mesafe yarışlarında koşmaktadır.短距離競走にて活躍。
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.よく笹夫の元から逃げ出している。
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.3頭の雄牛が右を向いて一列に並んでいる。
Hızını havada koşmak için kullanarak uçmayı başarabilir.空を高速で飛ぶことができる。
Orta ve uzun mesafelerde koşmaktadır.比如你站在一条又直又长的路中间。
Babası ve mürettebatının zorda kaldığı durumlarda onların yardımına koşmaktadır.其容貌和個性與佑助一模一樣,熱於助人的個性遺傳給了佑助。
Zağmak: Kaçmak, koşmak.扯活:跑。
Koşmaktan, yüzmekten, balık tutmaktan ve tüplü dalıştan hoşlanır.他喜欢跑步、游泳、飞行、钓鱼和深海潜水。
Koşmaktadır ..우린 도망친다...
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.그 후 새로운 아내를 찾기 위해 원정을 떠났다.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.הוא שוחרר בעקבות השתדלותה של אשתו.
Orta ve uzun mesafelerde koşmaktadır.רץ למרחקים בינוניים וארוכים.
Ateşkes, İtalya'nın Müttefikler'e teslim olmasını şart koşmaktaydı.תנאי ההסכם כללו כניעה של איטליה לבעלות הברית.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.למשל: רצת, רצתה - racta.
Orta mesafede koşmaktadır.רץ למרחקים בינוניים.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?האחד שואל: "לאן אתם ממהרים, מטומטים?
Hızlı koşmaktan yoruldum.עייפתי מלרוץ מהר.
Hızlı koşmaktan yoruldum.אני עייפה מלרוץ מהר.
O, hızlı koşmak için çok şişman.הוא שמן מדי כדי לרוץ מהר.