Ana içeriğe geç
Sözlük

koşma ile cümle

koşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Jediné, čo som chcela urobiť, bolo obuť si bežecké topánky a vybehnúť z dverí.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Jedyne na co miałam ochotę, to włożyć buty i wybiec na zewnątrz.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.제가 하고싶었던 것은 런닝화를 신고 밖으로 뛰쳐나가는 거였어요.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Lo que quería hacer era ponerme mis zapatillas y salir corriendo por la puerta.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Nem akartam semmi mást, csak felvenni a futócipőmet, és kirohanni az ajtón.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Saya hanya ingin mengambil sepatu olahraga saya dan berlari keluar.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tất cả những gì tôi muốn làm là xỏ đôi giày chạy bộ vào và chạy ra khỏi cánh cửa kia.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tot ce vroiam era să-mi pun pantofii de sport și să fug pe ușă.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tout ce que je voulais, c"était mettre mes baskets et aller courir.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tudo o que queria era calçar as sapatilhas e correr porta fora.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tutto quello che volevo fare era mettere le mie scarpe da corsa e correre fuori dalla porta.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Vše, co jsem chtěla, bylo nasadit si své běžecké boty a vyběhnout ze dveří.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Το μόνο που ήθελα ήταν να βάλω τα αθλητικά μου και να βγω έξω τρέχοντας.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Всё, что мне было нужно тогда — надеть кроссовки и выбежать на улицу.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Всичко, което исках да правя, беше да си обуя маратонките и да избягам навън.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.كل ما أردت فعله هو أن أرتدي حذائي الرياضي والجري خارجا.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.元の人生 元の体を返して欲しかった
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Entonces acudí a un fisioterapeuta y me dijo que tenía que dejar de correr y hacer estiramientos en su lugar.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Felkerestem egy fizikoterapeutát, és ott azt mondták, hogy abba kell hagynom a futást, helyette csak nyújtsak.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Ich ging zur Physiotherapie, man empfahl mir, mit dem Laufen aufzuhören und nur noch zu dehnen.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Joten menin fysioterapeutille, joka käski minun lopettaa juoksemisen ja sen sijaan vain venytellä.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.그래서 물리치료사를 만나러 갔죠. 저한테 달리기를 그만두고 스트레칭을 하라고 하더군요.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Navštívila jsem fyzioterapeuta a ten mi řekl, že musím s běháním přestat a místo toho se jen protahovat.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Poszłam do fizjoterapeutów. Kazali mi przestać biegać, a w zamian robić ćwiczenia rozciągające.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Šla sem k fizioterapevtu in rekli so mi, naj preneham s tekom in se namesto tega samo raztegujem.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.אז הלכתי לראות פיזיוטרפיסט, והם אמרו לי שעלי להפסיק לרוץ ובמקום רצוי שאעשה רק מתיחות.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.وذهبت لأخصائي العلاج الطبيعي وقالوا لي هناك أن عليّ بالتوقف عن الجري وأقوم فقط بتمرينات شد بسيطة
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.もう走ってはいけないと言われ 代わりにストレッチを勧められました 診察室を出たところに
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Älä kynnä yhtaikaa härällä ja aasilla.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Chớ cày bằng một con bò thắng chung với một con lừa .
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Chớ cày bằng một con bò thắng chung với một con lừa.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du må ikke pløje med en Okse og et Æsel sammen.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du skal ikke pløie med en okse og et asen for samme plog.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du skall icke plöja med oxe och åsna tillsammans.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Du sollst nicht ackern zugleich mit einem Ochsen und Esel.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Gdy się ruszysz z wojskiem naprzeciwko nieprzyjaciołom twoim, strzeż się od wszelkiej złej rzeczy.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Jangan memasang seekor sapi dan seekor keledai pada satu bajak
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.너는 소와 나귀를 겨리하여 갈지 말며
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Não lavrarás com boi e jumento juntamente.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Nebudeš orati volem a oslem spolu.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Nebudeš orať spolu na volovi a na oslovi.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Ne orji z volom in oslom skupaj.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Ne szánts ökrön és szamáron együtt.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın."No ararás con buey y con asno juntamente
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Non devi arare con un bue e un asino aggiogati assieme
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Ploeg niet met een os en een ezel in hetzelfde tuig.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Să nu ari cu un bou şi un măgar înjugaţi împreună.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Tu ne laboureras point avec un boeuf et un âne attelés ensemble.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Δεν θελεις αροτριασει με βουν και ονον ομου.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Да не ореш с вол и осел заедно.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.Не паши на воле и осле вместе.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.לא תחרש בשור ובחמר יחדו׃
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.لا تحرث على ثور وحمار معا.
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.不 可 並 用 牛 驢 耕 地
‹‹Çift sürmek için eşeği öküzle birlikte koşmayacaksın.不可並用 牛驢 耕地
Çok iyi bildiğim bir parkurda koşmaya çıktım.Andai su un percorso che conosco molto bene.
Çok iyi bildiğim bir parkurda koşmaya çıktım.A tak som si šla zabehnúť trasu, ktorú dobre poznám.
Çok iyi bildiğim bir parkurda koşmaya çıktım.E eu fui correr num sítio que eu conhecia muito bem.
Çok iyi bildiğim bir parkurda koşmaya çıktım.Elmentem futni oda, amit olyan jól ismerek.
Çok iyi bildiğim bir parkurda koşmaya çıktım.Et je suis allée courir sur un itinéraire que je connais très bien.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod