koşarak ile cümle
koşarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.그리곤 계단을 달려올라갔어요. 여러분들이 아실진 모르겠지만,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Och jag sprang uppför trapporna och där fanns en av mina favoritböcker, alla kategorier
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Salii le scale, e lì c'era uno dei miei libri preferiti di sempre,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Şi am urcat scările în fugă, şi am găsit una din cărţile mele preferate,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Và tôi chạy lên cầu thang, và có một trong những quyển sách tôi luôn yêu quý,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Vybehla som po schodoch, a tam bola jedna z mojich najobľúbenejších kníh vôbec--
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Wbiegłam po schodach i odnalazłam jedną z moich ulubionych książek:
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Y subí corriendo las escaleras, y allí estaba uno de mis libros favoritos de todos los tiempos,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Και έτρεξα τις σκάλες, και εκεί ήταν ένα από πιο αγαπημένα μου βιβλία όλων των εποχών,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.И се затичах нагоре по стълбите, и там беше една от любимите ми книги за всички времена,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.И я взбежала вверх по лестнице, и там была одна из моих любимых книг --
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Я забігла сходами нагору, і знайшла одну зі своїх найулюбленіших книжок,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.רצתי במדרגות אל אחד הספרים האהובים עלי ביותר,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.و ركضت إلى أعلى الدرج، و كان هنالك أحد كتبي المفضلة على الإطلاق،
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.マーク・シャンドの「象と歩いたインド」を手にとって
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.A Ezav mu bežal oproti a objal ho a padnúc mu okolo krku bozkával ho, a plakali obaja.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.A Ezav mu priteče naproti, ga objame, se mu oklene vratu in ga poljubi; in oba jočeta.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Então Esaú correu-lhe ao encontro, abraçou-o, lançou-se-lhe ao pescoço, e o beijou; e eles choraram.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esau a alergat înaintea lui; l -a îmbrăţişat, i s'a aruncat pe grumaz, şi l -a sărutat. Şi au plîns.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esau aber lief ihm entgegen und herzte ihn und fiel ihm um den Hals und küßte ihn; und sie weinten.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esaú corrió a su encuentro, le abrazó, se echó sobre su cuello y le besó. Y lloraron
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ésaü courut à sa rencontre; il l`embrassa, se jeta à son cou, et le baisa. Et ils pleurèrent.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ézsaú pedig eleibe futamodék és megölelé õt, nyakába borúla, s megcsókolá õt, és sírának.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.I běžel Ezau proti němu, a objal ho; a pad na šíji jeho, líbal ho. I plakali.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.I zaszedł mu drogę Ezaw, i obłapiwszy go, upadł na szyję jego, i całował go; i płakali.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.에서가 달려와서 그를 맞아서 안고 목을 어긋맞기고 그와 입맞추고 피차 우니라
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Maar Esau rende op hem af en omarmde hem! Ze kusten elkaar op de wangen en huilden.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ma Esaù gli corse incontro, lo abbracciò, gli si gettò al collo, lo baciò e piansero
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau løb ham i Møde og omfavnede ham, faldt ham om Halsen og kyssede ham, og de græd;
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau løp ham i møte og omfavnet ham og falt ham om halsen og kysset ham, og de gråt.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau skyndade emot honom och tog honom i famn och föll honom om halsen och kysste honom; och de gräto.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Nhưng Ê - sau chạy đến trước mặt người , ôm choàng cổ mà hôn , rồi hai anh_em đều khóc .
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Nhưng Ê-sau chạy đến trước mặt người, ôm choàng cổ mà hôn, rồi hai anh em đều khóc.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Tetapi Esau berlari mendapatkan Yakub, lalu memeluknya dan menciumnya. Dan kedua orang itu bertangis-tangisan
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.И Исав се затече да го посрещне, прегърна го, падна на врата му и го целуна; и те заплакаха.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.И побежал Исав к нему навстречу и обнял его, и пал на шею его и целовал его, и плакали.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.וירץ עשו לקראתו ויחבקהו ויפל על צוארו וישקהו ויבכו׃
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.فركض عيسو للقائه وعانقه ووقع على عنقه وقبّله. وبكيا
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.以 掃 跑 來 迎 接 他 、 將 他 抱 住 、 又 摟 著 他 的 頸 項 與 他 親 嘴 、 兩 個 人 就 哭 了
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.以 掃跑來 迎接 他 、 將他 抱住 、 又 摟 著 他 的 頸項與 他 親嘴 、 兩個 人 就 哭了
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.새벽 3시에 건물 밖으로 뛰쳐 나왔을 때, 전 뭔가에 홀려 멈춰섰어요.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Als ich um drei Uhr morgens aus dem Gebäude rannte, sah ich etwas, dass mich innehalten ließ.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Amikor hajnali háromkor kirohantam az épületből, valami olyat láttam, amitől földbe gyökerezett a lábam.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Când am fugit la trei dimineaţa din clădirea în care locuiam, am văzut ceva care m-a făcut să stau locului.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Cuando salí corriendo del edificio a las tres de la mañana, vi algo que me detuvo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Jak wybiegłam z budynku o trzeciej nad ranem, zobaczyłam coś, co zbiło mnie z tropu.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Když jsem ve tři ráno vyběhla z budovy, uviděla jsem něco, co mě zastavilo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Ketika saya berlari keluar dari rumah pada jam tiga pagi, Ada sesuatu yang membuat saya menghentikan langkah.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Khi chạy ra khỏi tòa nhà vào lúc ba giờ sáng, có một điều đã dừng chân tôi lại trên đường.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Lorsque j'ai couru hors du bâtiment à trois heures du matin, j'ai vu quelque chose qui m'a fait m'arrêter net.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.När jag sprang ut ur byggnaden klockan tre på morgonen, såg jag något som fick mig att tvärstanna.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Quando corri para fora do edifício, às três da manhã, vi uma coisa que me fez parar no caminho.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Quando scappai dal palazzo alle tre del mattino, vidi qualcosa che mi fece arrestare il passo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Toen ik uit het gebouw rende om drie uur 's ochtends zag ik iets dat mij onmiddellijk halt deed houden.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Όταν έτρεξα έξω από το κτίριο στις τρεις το πρωί, είδα κάτι που με έκανε να σταματήσω την πορεία μου.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Когато избягах от сградата в три часа сутринта видях нещо, кето ме спря в моя бяг.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Когда я выбежала из здания в три утра, мой путь кое-что преградило.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Коли я вибігла з будинку о третій ранку, я завмерла на місці.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.כאשר נמלטתי מהבנין בשלוש לפנות בוקר, ראיתי משהו שנטע אותי במקומי.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.عندما خرجت مسرعة من المبنى في الساعة الثالثة فجرا, استوقفني مشهد ما عن متابعة سيري.