koşar ile cümle

koşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kibarca reddedilen çocuk, ailesinin yanına koşar.After being politely declined, the boy runs to his family.
Savaştan döndüğünde bakire kızı onu karşılamaya koşar.When he returns from battle, his virgin daughter runs out to greet him.
Sarıklı bir adam koşarken ve yardım için bağırırken yanıyor.A man in a turban is shown running and on fire shouting for help.
Koşare Muharebesi'nde savaştığı Kosova Kurtuluş Ordusu'nda (UÇK) görev yaptı.He served in the Kosovo Liberation Army (KLA), where he fought in the Battle of Koshare.
Mujdin ve UÇK, Koşare'nin zirvesini ele geçirdi ve hemen kendilerini sağlamlaştırmaya başladılar.Mujdin and the KLA seized the peak of Koshares and immediately began entrenching themselves.
Malikane alevler içinde kalırken, Evie koşarak uzaklaşır.Evie escapes as the manor is engulfed in flames.
Gündüzleri aktiflerdir. Ağaçlarda yaşarlar, ağaçların arasında hızla koşar ve zıplarlar .They are diurnal and arboreal, and run and jump quickly through the trees.
Karaya doğru koşarlar ama Jun-shik göğsünden bir bomba parçasıyla yaralanır ve çok kanlar.They run inland, but Jun-shik is wounded by a bomb fragment in the chest and bleeds profusely.
Beethoven ve Missy dağlara koşar, arkalarından Regina ve Floyd gelir.Beethoven and Missy run into the mountains, followed by Regina and Floyd.
Bizi karşılamak için koşarak gara geldi.Er rannte zum Bahnhof, um uns zu begrüßen.
Karanlıktan korktuğu için annesinin yanına koşarak gitti ve ona sarıldı.Weil sie sich im Dunklen fürchtete, kam sie zu ihrer Mutter gelaufen und klammerte sich an ihr fest.
Çocuk koşarak eve gitti.Das Kind rannte nach Hause.
Her gün sahilde kahvaltıdan önce koşarız. Hadi, siz de gelin!Wir joggen jeden Tag vor dem Frühstück am Strand. Los, kommt doch mit!
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.Dann werden sie nacheinander von einer Anhöhe heruntergerollt.
Tavuklar hızlı koşar.Die Küken entwickeln sich sehr schnell.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Sie verlassen das Fahrzeug und laufen zu einem dunklen Haus.
Annie koşarak kulübeye döner.Annie flüchtet zurück ins Haus.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Sie flüchten erneut im Auto.
Dardaki insana koşar.Von Menschen an der Leine.
Bunun üzerine ana karakter hemen Sayori'nin evine koşar.Das Hauptaugenmerk ist natürlich auf die Person Domelas gewendet.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Er geht gerne schwimmen, klettern und segeln.
Yaya, trafikte yürüyerek ya da koşarak seyahat eden insanlara verilen ad.Personen mit oder ohne Botschaften reisten jedoch zu Fuß oder zu Pferd.
Çok hızlı koşar.Er drängt zur Eile.
Ancak yarı finalde 13.28 saniye koşarak sonuncu oldu ve elendi.In einer Zeit von 28,95 Sekunden wurde er Vierter seines Vorlaufes und schied damit aus.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Er fliegt nur selten auf, obwohl er schnell fliegen kann.
Charlie onlarla birlikte kırlarda koşar ve eğlenir fakat aynı köprüye geldiğinde yeniden aşağı düşer.Stacey kann sich retten und läuft ziellos durch die Gegend, als sie wieder auf das große Festzelt trifft.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.In den Wirren der Besetzung konnte er fliehen und sein Leben retten.
Bir odaya doğru koşarlar ve içeri girerler.Er begibt sich ins Obergeschoss. und betritt ein Zimmer.
Marty koşarak Brown'ın yanına gider.Brad distanziert sich danach von Patrick.
Ne kadar hızlı koşarsan koş, asla bir motosikleti yakalayamazsın.Aussi rapide que tu sois capable de courir, tu ne rattraperas jamais une moto.
Oğlan koşarak geldi.Le garçon est arrivé en courant.
Kim daha hızlı koşar, Ken mi Tony mi?Qui court le plus vite, Ken ou Tony ?
Ken veya Tony'den hangisi daha hızlı koşar.Qui court le plus vite, de Ken ou de Tony ?
Koşarak buraya geri geldin.Tu es revenu ici en courant.
Koşarken düştüm.Je suis tombé en courant.
Tom hızlı koşar.Tom court vite.
Her gün o koşar mı?Court-il quotidiennement ?
Tom her gün koşar mı?Tom court-il quotidiennement ?
Her gün koşar mı?Court-elle quotidiennement ?
Mary her gün koşar mı?Marie court-elle quotidiennement ?
Her gün koşar mısınız?Courez-vous quotidiennement ?
Her gün onlar koşar mı?Courent-ils quotidiennement ?
Her gün koşarlar mı?Courent-elles quotidiennement ?
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.C'est alors qu'ils s'étreignent mutuellement.
Onlar aşklarının peşinden koşarlarken, birbirlerini tanımaya başlarlar.Dès leur arrivée ils vont tenter de s’appréhender mutuellement,.
Çok hızlı koşar.Il court très rapidement.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.On peut faire de la pêche ou du jogging.
İstasyona yeni gelen trene doğru koşar ve trene binerek boş bir koltuğa oturur.Ils arrivent à la gare et montent dans un train vide qui part.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Finalement, le propriétaire du chien vient le rechercher.
Martha evine koşar.Martha est de retour chez elle.
Çok iyi yüzer ve hızlı koşar.Elle nage et grimpe très bien.
Avlarını koşarak yakalarlar.Lorsqu’ils chassent leurs proies.
Nefes almadan filmden filme koşar.À bout de souffle Logo du film.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Puis, la sonnerie retentit, Britney se précipite pour sortir dans le hall et commence une chorégraphie.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Il repart avec la calèche.
Son resimlerden birinde koşarken görülüyor.Il est détruit dans l'un des derniers épisodes.
Tavuklar hızlı koşar.Les goguettes s'en emparent rapidement.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.Celui-ci l'aide dans les moments difficiles.
O'Donnell, Bennett ve Doktor koşarken ayrılırlar ve O'Donnell, Balıkçı Kral tarafından öldürülür.Dans sa fuite, O'Donnell est tuée par le Roi pêcheur.
Yavrular da buradan koşarak geçerler.Les passants partent également en courant.
İlgili Sayfalar