Ana içeriğe geç
Sözlük

koşa ile cümle

koşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hızlı koşabilirim.I can run fast.
Ben her gün koşarım.I jog every day.
Basamakları koşarak çıktım.I ran up the steps.
Merdivenleri koşar adım çıktım.I ran up the steps.
Sanırım hâlâ senden daha hızlı koşabilirimI think I can still run faster than you.
Çok hızlı koşamam.I can't run very fast.
Bitap düşmeden önce sadece bir dakikadan daha az süreyle koşabilirim.I can only run for less than a minute before getting exhausted.
Haftada iki defa koşarım.I run twice a week.
Haftada iki kez koşarım.I run two times per week.
Sincaplar koşarak ağaca tırmandı.The squirrels ran up the tree.
Parkta düzenli olarak koşarım.I regularly run in the park.
Senin yardımına koşacak kimse yoktu.There was nobody who can come to the aid of you.
Bu şeylerin doğru olmasını şart koşarsan, sözleşmeyi imzalayacağım.If you stipulate that these things are true, I will sign the contract.
Tom, sınıfındaki herkesten daha hızlı koşabilir.Tom can run faster than anybody else in his class.
Tom ve ben sık sık birlikte koşarız.Tom and I often jog together.
Tom gerçekten hızlı koşabilir.Tom can run really fast.
Tom, Mary'nin koşabildiğinden daha hızlı koşabilir.Tom can run faster than Mary can.
Senin bu kadar hızlı koşabildiğini bilmiyordum.I didn't know you could run so fast.
Tom eskisi kadar hızlı koşamaz.Tom can't run as fast as he used to.
Daha hızlı koşamaz mısınız?Can't you run any faster?
Sabahları Tom'u evimin önünden koşarken görürdüm.I used to see Tom jogging past my house in the morning.
Ben bir maraton koşacağım.I'm going to run a marathon.
Ben eskiden her gün koşardım.I used to jog every day.
Keşke senin kadar hızlı koşabilseydim.I wish I could run as fast as you.
Boston Dynamics koşabilen bir robot yarattı.Boston Dynamics created a robot that can even run.
Tom, biz çocukken benden daha hızlı koşabilirdi.Tom was able to run faster than me when we were children.
Tom, Mary'den daha küçüktür ama Mary'den daha hızlı koşar.Tom is smaller than Mary, but he runs faster than she does.
Koşacak mısın?Are you going to run?
Çok koşarım.I run a lot.
Tom her zaman yardıma koşar.Tom is always helpful.
Tom şemsiyesi olmadığı için koşarak arabasına gitti.Tom ran to his car because he didn't have an umbrella.
Tom kadar hızlı koşabilir misin?Can you run as fast as Tom?
Tom kadar hızlı koşabilir misiniz?Can you run as fast as Tom?
Tom’un koşabildiği kadar hızlı koşabilir misin?Can you run as fast as Tom can?
Tom’un koşabildiği kadar hızlı koşabilir misiniz?Can you run as fast as Tom can?
Tom’dan daha hızlı koşabilir misin?Can you run faster than Tom?
Tom’dan daha hızlı koşabilir misiniz?Can you run faster than Tom?
Keşke daha hızlı koşabilseydim.I wish I could run faster.
Keşke daha hızlı koşabilsem.I wish I could run faster.
Odadan koşarak çıktı.He ran out of the room.
Koşarak odaya girdi.She ran into the room.
Koşarak eve girdi.He ran into the house.
Merdivenlerden koşarak indi.He ran down the stairs.
Tom mutfaktan koşarak çıktı.Tom ran out of the kitchen.
Koşabildiğim kadar hızlı koştum, ama son trene zamanında yetişemedim.I ran as fast as possible, but I was not in time for the last train.
Tom köpeğini kurtarmak için ıslak bir battaniyeye sarınıp koşarak yanan binaya girdi.Tom covered himself with a wet blanket and ran into the burning building to save his dog.
Tom'a yetişecek kadar hızlı koşamadım.I couldn't run fast enough to catch up with Tom.
Tom koşarak hızlıca merdivenlerden indi.Tom ran quickly down the stairs.
Robert hala maraton koşacak kadar formda.Robert is still fit enough to run marathons.
Bir Alman çoban köpeği, caddenin karşısına koşarak geldi.A German Shepherd came sprinting across the street.
Cody başarılı ve etkin teknoloji şirketine koşar ve onun tek varisidir.Cody runs a successful and influential technology company and is its sole heir.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.The poi are swung in a forwards direction in phase with each other (same time).
20 Mayıs 2007 günü 2 millik Carson, Kaliforniya'yı 9:10.47 sürede koşarak Dünya Rekoru kırdı.On 20 May 2007 she ran the 2 mile in Carson, California in a world best time of 9:10.47.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Bitzer, the farmer's dog, chases after him.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Elagabalus ran backward in front of the chariot, facing the god and holding the horses reins.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."And whoever sets up partners with Allah has indeed invented a tremendous sin."
Bir söz yazarı olarak her daim o hissin peşinden koşarsınız".As a songwriter you're constantly chasing that feeling".
12 yaşına kadar, okulunda 100 metre mesafeyi en hızlı koşan öğrenci olmuştur.By the age of twelve, Bolt had become the school's fastest runner over the 100 metres distance.
Çok hızlı koşar.He runs very fast.
Alvaro koşarak yardım istemek için gelir; düelloda Carlo'yu ölümcül yaralamıştır.Alvaro runs in, calling for help, having mortally wounded Carlo in their duel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod