Genç adam onu karşılamak için koşarak geldi.The young man came running to meet her.
O ayıdan aha hızlı koşamazsın.You can't outrun that bear.
Onlardan daha hızlı koşamayız.We can't outrun them.
Sonsuza dek koşamazsın, Tom.You can't run forever, Tom.
Tutsak edilmek üzere olduğumu düşündüğümde koşabildiğim kadar hızlı koştum.I thought I was about to be captured so I ran as fast as I could.
Hızlı koşabilen bir köpeğim var.I have a dog that can run fast.
On iki saniyeden kısa sürede yüz metre koşabilir.He can run 100 meters in less than twelve seconds.
Onu yakalamak için yeterince hızlı koşabilirim.I can run fast enough to catch up with him.
Tom koşabilir.Tom might run.
Bir köpek bir insandan daha hızlı koşar.A dog runs faster than a human.
Birlikte koşarız.We jog together.
Her gün koşacak mısın?Are you going to run every day?
Köpekler insanlardan daha hızlı koşarlar.Dogs run faster than people.
Tom'un o kadar hızlı koşabileceğini düşünmüyordum.I didn't think Tom could run that fast.
O kurbanlık koyun gibi hemen onun peşinde koşar.He immediately goes after her, like an ox to the slaughter.
Günde beş mil koşarım.I run five miles a day.
Günlük on kilometre koşarım.I run ten kilometers daily.
Günde on kilometre koşarım.I run ten kilometers a day.
Sincaplar gerçekten hızlı koşabilirler.Squirrels can run really quickly.
Tom günde üç mil koşar.Tom runs three miles a day.
Tom benden daha hızlı koşar.Tom runs faster than me.
Sadece biraz daha hızlı koşabilseydin yarışı kazanabilirdin.You could've won the race if you'd run just a little bit faster.
O, kahvaltıdan önce her sabah koşar.She jogs every morning before breakfast.
Tom bir günde on kilometre koşar.Tom runs 10 kilometers a day.
Tom her gün 10 kilometre koşar.Tom runs 10 kilometers every day.
Tom kadar hızlı koşamam.I can't run as fast as Tom.
Tekerdeki bir hamster gibi koşarım.I run like a hamster in a wheel.
O, hızlı koşar.He runs fast.
Aslanlar hızlı koşarlar.Lions run fast.
Bir köpeğin peşinden koşan bir kedi gördüm.I saw a cat running after a dog.
O koşarak geldi.She came running.
Keşke Tom kadar hızlı koşabilsem.I wish I could run as fast as Tom.
Kesinlikle hızlı koşabilirsin.You sure can run fast.
Kesinlikle hızlı koşarsın.You sure run fast.
Tom koşarak oturma odasına geldi.Tom came running into the living room.
Tom çok hızlı koşamaz.Tom can't run very fast.
Tom koşarken düştü ve kolunu kırdı.Tom fell over jogging and broke his arm.
Kapitalizm geriye koşamaz.Capitalism can’t run backwards.
Hayvanlar koşar.Animals run.
Yağmurdan sonra eve koşacağız.We will hurry home after the rain.
Parkta koşacağız.We'll run in the park.
Sen koşamazsın, Tom.You can't run, Tom.
Koşarak kaçalım.Let's run for it.
Tom benden daha hızlı koşabilir.Tom can run faster than me.
Tom benim koşabildiğim kadar hızlı koşamaz.Tom can't run as fast as I can.
Tom koşarak tarlayı geçti.Tom ran across the field.
Tom koşabildiği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as he was able to.
Tom koşarak ormana geri geldi.Tom ran back into the woods.
Tom yolu koşarak geçti.Tom ran across the road.
Onlar koşarak Tom'u geçti.They ran past Tom.
Sahayı koşarak geçtim.I ran across the field.
Gerçekten benim kadar hızlı koşabileceğini mi düşünüyorsun?Do you really think you can run as fast as me?
Siz önden koşabilirsiniz, ben daha sonra size yetişirim.You can run on ahead and I'll catch you up later.
Sadece biraz daha hızlı koşarsan, onlara yetişebileceksin.If you run just a little faster, you'll be able to catch up with them.
Komşumun benim bahçemde koşan köpeğini gördüm.I saw my neighbor's dog running in my yard.
Senden çok daha hızlı koşabilirim.I can run much faster than you.
Yaşı 60'ın üstünde olduğu için hızlı koşamadı.He was unable to run fast as he was over 60.
Sabahleyin koşarım.I jog in the morning.
Ben ne yürürüm ne de koşarım.I neither walk nor run.
Korkaklar tehlikenin ilk işaretinde koşarlar.Cowards run at the first sign of danger.