koşa koşa ile cümle

koşa koşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Koşare Muharebesi'nde savaştığı Kosova Kurtuluş Ordusu'nda (UÇK) görev yaptı.He served in the Kosovo Liberation Army (KLA), where he fought in the Battle of Koshare.
Mujdin ve UÇK, Koşare'nin zirvesini ele geçirdi ve hemen kendilerini sağlamlaştırmaya başladılar.Mujdin and the KLA seized the peak of Koshares and immediately began entrenching themselves.
Malikane alevler içinde kalırken, Evie koşarak uzaklaşır.Evie escapes as the manor is engulfed in flames.
Gündüzleri aktiflerdir. Ağaçlarda yaşarlar, ağaçların arasında hızla koşar ve zıplarlar .They are diurnal and arboreal, and run and jump quickly through the trees.
Ordu sahilleri takviye ederken, Tatsuo sahilde koşan bir adam görür.As the army fortifies the beaches, Tatsuo sees a man running on the beach.
Karaya doğru koşarlar ama Jun-shik göğsünden bir bomba parçasıyla yaralanır ve çok kanlar.They run inland, but Jun-shik is wounded by a bomb fragment in the chest and bleeds profusely.
Beethoven ve Missy dağlara koşar, arkalarından Regina ve Floyd gelir.Beethoven and Missy run into the mountains, followed by Regina and Floyd.
Dambılla koşan genç bir kadını tasvir eden antik bir mozaiğin detayı, MS 4. yüzyılA detail of an ancient mosaic depicting a young woman who jogs with dumbbells, fourth century AD
En hızlı koşan böceklerden biri olarak kabul edilir. [1]It is considered one of the fastest running insects.[9]
Atalanta son derece hızlı koşabildiği için tüm talipleri yarışmayı kaybederek öldürüldü.As Atalanta could run extremely fast, all her suitors died.
O çok hızlı koşamadı.Er konnte nicht sehr schnell laufen.
Tom Mary kadar hızlı koşamaz.Tom kann nicht so schnell rennen wie Mary.
Bizi karşılamak için koşarak gara geldi.Er rannte zum Bahnhof, um uns zu begrüßen.
Tom benden daha hızlı koşabilir.Tom kann schneller laufen als ich.
Birkaç dakika içinde gölün etrafında koşacağım.In ein paar Minuten werde ich um den See laufen.
Karanlıktan korktuğu için annesinin yanına koşarak gitti ve ona sarıldı.Weil sie sich im Dunklen fürchtete, kam sie zu ihrer Mutter gelaufen und klammerte sich an ihr fest.
Çocuk koşarak eve gitti.Das Kind rannte nach Hause.
Her gün sahilde kahvaltıdan önce koşarız. Hadi, siz de gelin!Wir joggen jeden Tag vor dem Frühstück am Strand. Los, kommt doch mit!
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.Dann werden sie nacheinander von einer Anhöhe heruntergerollt.
Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.”Wer das tut, hat keine Gemeinschaft (mehr) mit Gott.
Ben seyircilerin ortasına konulmuştum ve her iki merdivenden koşan komplocu yandaşlarımı duyabiliyordum.Ich stand in der Mitte der Menge und hörte meine Mitverschwörerinnen die Gänge rauflaufen.
Almanca öğrenmesi gerekmesine rağmen Kosanovic Martı ve Lulu oyunlarında başrol oynadı.Obwohl sie sich Deutschkenntnisse erst aneignen muss, spielt sie dennoch Hauptrollen in Die Möwe und Lulu.
Tavuklar hızlı koşar.Die Küken entwickeln sich sehr schnell.
Saatte 70 km hızla koşabilir ve 1,5 metre yükseğe atlayabilir.Sie können eine Geschwindigkeit bis zu 50 km/h erreichen und bis 1,5 m hoch springen.
Gordana Kosanović Tiyatro Ödülü her iki yılda bir Theater an der Ruhr tarafından verilir.Das Theater an der Ruhr verleiht alle 2 Jahre den Gordana Kosanović-Theaterpreis.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Sie verlassen das Fahrzeug und laufen zu einem dunklen Haus.
Basit şöhret namına ardı ardına koşan yeteneksiz Qaranəfəs'in (Rəsmi Cəbrayılov) ise ona kıskançlığı tutar.Derjenige, dessen Knochenstück nach dem Bruch das größere ist, hat einen Wunsch (wish) frei.
Çok hızlı koşamazlar.Geht das nicht schneller?
İntikam peşinde koşan Soylu bir okçudur.Nun scheine ihn Arnea rachsüchtig zu verfolgen.
Annie koşarak kulübeye döner.Annie flüchtet zurück ins Haus.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Sie flüchten erneut im Auto.
1979'da 200 metre'yi 22 saniyenin altında koşan ilk kadın atlet oldu.1977 war sie die erste Kubanerin, die die 200-Meter-Strecke unter 23 Sekunden lief.
Dardaki insana koşar.Von Menschen an der Leine.
Bunun üzerine ana karakter hemen Sayori'nin evine koşar.Das Hauptaugenmerk ist natürlich auf die Person Domelas gewendet.
(Kosa ve Saya) Paktıgan: Güz Gündönümü.In: Heiter bis glücklich.
Su altında koşabilirler.Diese lassen sich unter Wasser demontieren.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Er geht gerne schwimmen, klettern und segeln.
Yaya, trafikte yürüyerek ya da koşarak seyahat eden insanlara verilen ad.Personen mit oder ohne Botschaften reisten jedoch zu Fuß oder zu Pferd.
Çok hızlı koşar.Er drängt zur Eile.
Ancak yarı finalde 13.28 saniye koşarak sonuncu oldu ve elendi.In einer Zeit von 28,95 Sekunden wurde er Vierter seines Vorlaufes und schied damit aus.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Er fliegt nur selten auf, obwohl er schnell fliegen kann.
Hatta su üstünde bile koşabilmektedir.Sogar über Wasser kann er laufen.
Charlie onlarla birlikte kırlarda koşar ve eğlenir fakat aynı köprüye geldiğinde yeniden aşağı düşer.Stacey kann sich retten und läuft ziellos durch die Gegend, als sie wieder auf das große Festzelt trifft.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.In den Wirren der Besetzung konnte er fliehen und sein Leben retten.
Ek olarak Quarterback de top ile koşabilir.Dadurch konnte der Quarterback den Ball leichter festhalten.
Bir odaya doğru koşarlar ve içeri girerler.Er begibt sich ins Obergeschoss. und betritt ein Zimmer.
Marty koşarak Brown'ın yanına gider.Brad distanziert sich danach von Patrick.
35-40 kilometre hızla koşabilirler.Damit waren 70–75 km/h Geschwindigkeit erreichbar.
Oyuncu topla birlikte koşabilir ancak, on beş metrede bir topu sektirmek zorundadır.Der ballführende Spieler muss den Ball alle 15 m prellen.
Koşa koşa otobüse yetişir.Sie fährt mit dem Bus dorthin.
Ne kadar hızlı koşarsan koş, asla bir motosikleti yakalayamazsın.Aussi rapide que tu sois capable de courir, tu ne rattraperas jamais une moto.
Oğlan koşarak geldi.Le garçon est arrivé en courant.
Diğer üçünden daha hızlı koşabilirim.Je peux courir plus rapidement que les trois autres.
Kim daha hızlı koşar, Ken mi Tony mi?Qui court le plus vite, Ken ou Tony ?
Ken veya Tony'den hangisi daha hızlı koşar.Qui court le plus vite, de Ken ou de Tony ?
Koşarak buraya geri geldin.Tu es revenu ici en courant.
Koşarken düştüm.Je suis tombé en courant.
Tom hızlı koşar.Tom court vite.
Leoparlar, çitalar kadar hızlı koşabilirler mi?Les léopards peuvent-ils courir aussi vite que les guépards ?
Her gün o koşar mı?Court-il quotidiennement ?

İlgili Sayfalar