Klinik farmakoloji, terapötik sistemlerin hastalarla nasıl etkileşime girdiği ile ilgilenir.Clinical pharmacology is concerned with how systems of therapeutics interact with patients.
Nummüler dermatit tanısı, büyük oranda klinik gözlemle yapılmaktadır.Diagnosis of nummular dermatitis is largely via clinical observation.
Hastane - Campus Virchow Klinikum, Kardiyoloji MerkeziHospital – Campus Virchow Klinikum, Cardiology Center
Campus Virchow Klinikum (CVK), Berlin'deki Charité Hastanesinin bir kampüsünün adıdır.Campus Virchow Klinikum (CVK) is the name of a campus of Charité hospital in Berlin.
Nazal endoskopi klinikte gerçekleştirilen hızlı ve kolay bir işlemdir.Nasal endoscopy is a quick and easy procedure performed in clinic.
Klinik (patolojik olmayan) tanı kullanılıyorsaIf Using Clinical (Non-Pathological) Diagnosis
İlk olarak Japonya'daki Kumamoto ilçesindeki bir klinik örnekten izole edilmiştir.[1]First isolated in Kumamoto Prefecture, Japan from a clinical specimen.[1]
Tanı, klinik olarak gözlemlere dayanarak yapılır.Diagnosis is clinical, based on observation.
Acil psikiyatri, psikiyatrinin acil durum ortamlarındaki klinik uygulamasıdır.Emergency psychiatry is the clinical application of psychiatry in emergency settings.
Tanı, lezyonların klinik görünümüne dayanarak yapılır.The diagnosis is based on the clinical appearance of the lesions.
Bu lezyon, klinik tanı ve bunu takiben histolojik muayeneyle teşhis edilir.PEN is diagnosed by clinical recognition of the lesion and on subsequent histologic examination.
Kutanöz amebiyaz tanısı için yüksek miktarda klinik şüphe gerekir.Diagnosis of amebiasis cutis calls for high degree of clinical suspicion.
Danışmanlık ve Klinik Psikoloji Dergisi, 74, 229-236. [3] Meston, C.M. ve Buss, D. (2007).Journal of Consulting and Clinical Psychology, 74, 229-236.[34] Meston, C. M., & Buss, D. (2007).
Bu operasyonlar, Berlin ve Dresden’deki kliniklerde yapılmıştır.Diese wurden in Kliniken in Berlin und Dresden durchgeführt.
Klinikopatolojik açıdan bu olay son derece önemlidir.Diesen kommt klinisch eine besondere Bedeutung zu.
Klinik 1967'den bu yana Swiss Cottage'daki Tavistock Meydanı'nda bulunur.Seit 1967 befindet sich die Klinik im The Tavistock Center im Stadtteil Swiss Cottage.
29 Nisan 2007, saat 03:05'te, Ivica Račan Zagreb'deki Klinikler Hastanesi Merkezinde öldü.Am 29. April 2007 um 3:05 morgens starb Ivica Račan in der Poliklinik Rebro (Zagreb).
Bir gün, bir klinikte tanıştığı doktora aşık olur.Er heiratet eine Krankenschwester, die er im Krankenhaus kennengelernt hat.
Talasofobi bir klinik fobidir.Eine Privatklinik ist eine Klinik.
Hastalığın klinik belirtilerinin tedavi edilebilmesine rağmen, tedavisi yoktur.Bis auf die Behandlungen der Symptome ist keine Therapie möglich.
Başka ilaç şirketlerinin diğer CETP inhibitörleri üzerindeki klinik çalışmaları sürmektedir.Ärzte verdienen mehr, Klinik-Chefs in Sorge.
Almanya'daki çeşitli kliniklerde psikiyatr olarak görev yaptı.In allen deutschen Ländern entstanden zahlreiche psychiatrische Privatkliniken.
2007 yılında kendine ait özel klinik açtı.2007 wurde eine Tagesklinik eröffnet.
1934 yılından itibaren veteriner ilaçlarının kontrolü için veteriner klinikleri kuruldu.Ab 1943 wurden zudem Veterinärgehilfen ausgebildet.
Hastalığın perakut ve akut formlarının klinik teşhisi nispeten daha kolaydır.Die ungünstigen Sicht- und Akustikbedingungen sollten verbessert werden.
Hastane bünyesinde 42 klinik bulunmaktadır.Außerdem befinden sich dort 46 Hospitality-Suiten.
Kliniklerin büyükleridirler.Mehr Klinikbetten für Alte.
Kariyerinin büyük kısmında, Peterson haftada 20 kişiyi görerek aktif bir klinik tecrübe edindi.Peterson a plus de 20 ans de pratique clinique, recevant en consultation 20 personnes par semaine.
Ancak, bu tip testlerin klinik olarak kullanılması için daha fazla araştırma gerektiği de bildirilmiştir.Cependant, d'autres recherches sont nécessaires pour l'utilisation de ces tests en clinique.
Lozan kliniklerinde ihtisas görerek dahiliye uzmanı oldu.Il devient le médecin personnel de Loene durant l'expérience.
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.Il est cependant plus généralement utilisé à des fins de recherche que dans la pratique clinique.
Klinik Psikiyatri.Clinique médicale.
Kokelwana e ko kae? - Klinik nerede?Uhlala kuphi? : Où restez-vous ?
Klinik Direktörlüğü yaptı.Il devient chef de clinique.
Kral klinik depresyon nöbetleri geçirmeye başladı.Le comte sombre dans la dépression.
Bu, tedavi gerektiren klinik depresyona dönüşebilir.En outre, cela pourrait éventuellement conduire à une dépression clinique.
Bu olayların klinik önemi, bağırsakların bu tür değişikliklere cevabına bağlıdır.El significado clínico de estos eventos depende de la respuesta del intestino a tales cambios.
Bu teste "hidrojen nefes testi" de denir ve şu anda klinik teşhis için kullanılan bir yöntemdir.Se denomina test de hidrógeno espirado y es el método utilizado actualmente para el diagnóstico clínico.
Kokelwana e ko kae? - Klinik nerede?¿A dónde va usted? - ¿Makaín ka?
Örneğin HIV enfeksiyonunun klinik gecikmesinde.Por ejemplo en el caso de infartos del SNC.
Amerika Klinik Beslenme Dergisi.Revista americana de Patología Clínica.
Klinik Psikiyatri.Psiquiatría clínica.
Diğer alt katlarda ise mağazalar, restoranlar, klinikler ve ofisler bulunmaktadır.Los 48 pisos inferiores tienen tiendas, restaurantes, clínicas y oficinas.
Cuddy House'un klinikte çalışması karşılığında yetkiyi geri verir.Cuddy va a la oficina de House para hablar sobre el caso.
Klinik belirtiler çıktıktan sonra aşıdan fayda beklenemez.El seguimiento es innecesario si los síntomas desaparecen.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.Se desconoce la significancia clínica de esta interacción.
Çocuklardaki klinik tablo Raşitizm, yetişkinlerde ise Osteomalazi olarak isimlendirilir.El trastorno resultante está denominado como raquitismo en niños y osteomalacia en adultos.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Alanında İhtisas yapmıştır.Enfermedades Infecciosas y Microbiología clínica.
Günümüzde de Çin'de yüzlerce çigong klinik ve hastaneleri devletin onayıyla hizmet vermektedir.En otras partes de China, varias instituciones y hospitales llevan su nombre.
Kliniklerin büyükleridirler.Cuentos para abuelas enfermas.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Divenuto permanente l'incarico, Jaspers non fece più ritorno all'attività terapeutica.
Örneğin, klinik standartlarına göre ölü sayılan biri Yahudilk kanunlarınca henüz ölmüş sayılmayabilir.Ad esempio, uno che è morto secondo gli standard clinici potrebbe non esserlo secondo la legge ebraica.
Beyin tümörü hastaları üzerinde klinik deneyleri 1997'de tamamlanmıştır.I test clinici condotti sui pazienti con forme tumorali cerebrali furono completati nel 1997.
Klinik Direktörlüğü yaptı.È l'amministratrice della clinica.
Turkiye Klinikleri J Sports Sci.Eur J Sport Sci.
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.È utilizzato principalmente per scopi di ricerca piuttosto che nella pratica clinica.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.L'anafilassi viene diagnosticata sulla base di criteri clinici.
Doktorasını tamamlamasının ardından, San Francisco Psikoanalitik Enstitüsü’nde klinik eğitimi aldı.Riprese il suo tirocinio in psicoanalisi presso il San Francisco Psychoanalytic Institute.
Bu çizgi klinik olarak bazı önemli noktalara denk gelir.Da queste curve è possibile stimare numerosi parametri di importanza clinica.
Homo sapiens (insanlar) - çeşitli klinik çalışmalarda kullanılır.Slicer è stato usato in molteplici ricerche cliniche.