Ana içeriğe geç
Sözlük

klinik ile cümle

klinik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.The idea is it's not just a clinic, it's a community center.
Nijerya ve Kenya'da faaliyet halinde klinikler var.And currently, as of this year, there are clinics rolling out in Nigeria and Kenya.
Bill Clinton'ın Rwanda sağlık klinikleri için söyledikleri gibi.Because it's like as Bill Clinton was saying about Rwandan health clinics.
Tıp hizmetinin olmadığı bu ücra bölgelerde klinik hizmeti veriyoruz.And we run clinics in these very remote regions where there's no medical care whatsoever.
Bu bir çip üzerinde klinik bir araştırma yapmak gibi olurdu.It would be like having a clinical trial on a chip.
Klinik araştırmalarda besinlerin şifa gücü hakkında toplumu bilgilendirmeyi tercih ettim.I choose to teach the public about the healing power of food into conducting clinical trials.
- Klinikten çýktýđýnda bembeyazdý!- When he left the surgery he was looking terribly white!
Klinik olarak uygun.This is clinically relevant today.
Günümüzde, pek çok klinik deneylerde kalp hastalığı için farklı türde kök hücreleri kullanılıyor.Now today, many clinical trials are using different kinds of stem cells for heart disease.
O sırada Berkeley'de klinik psikoloji üzerine doktoramı yapıyordum.I was a Ph.D. student in clinical psychology at Berkeley.
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?So these voice-based tests, how do they stack up against expert clinical tests?
Ancak yayınladıkları bazı klinik çalışmalardaki verilerin çok iyi olmadığını düşünüyorum.I think where some of the things he's published is the clinical data are not very good.
Merak etme, burası iyi bir kliniktir... doktarlar ona iyi bakakarDon't worry, doctors will take good care of her... provided that she has the determination
Ve şimdi hazırda bekleyen büyük bir klinik çalışma var.And there's a wide clinical trial of this tissue now pending.
Bu tür bir düşünce tarzını kliniklere taşımak isterdik.We'd like to take this kind of thinking into the clinic.
Belli bir sayıdaki vakalarda klinik olarak depresyona bile girdiler.In a number of cases they were even clinically depressed.
Biz klinik bir deney yapamadık, beceremedik.So, we couldn't run a clinical trial, we couldn't figure it out.
Biz klinik deneylerdeyiz. 5 tanesi insanlar üzerinde.We're in clinical trials, we've got five of them on people.
Kalp hastalıklarında kök hücrelerin rolünü araştıran 170 klinik çalışma var.There are 170 clinical trials investigating the role of stem cells in heart disease.
Sanayileşmiş dünyada, son kuşakta klinik depresyon patlamıştır.Clinical depression has exploded in the industrial world in the last generation.
Avustralya'daki bir klinikten teklif geldi.I've been offered a clinic in Australia.
Ben de sizin gibi doktora yapıp klinik psikolog olmak istiyorum.I want to be like you and get a Ph.D in Clinical Psychology.
Niçin klinik psikolog olmak istiyorsun?Why do you want a Ph.D. in Clinical Psychology?
Bir klinik psikolog olarak,oldukça para kazanırım ve özel muayenehanem vardır.As a clinical psychologist, I would make a lot of money and have my own private practice.
Onlar iyi.Ama sen klinik psikologsan,insanlar senin deli olduğunu düşünür.They are okay. When you are a Clinical Psychologist, people think that you are crazy.
Profesör,Ne için Klinik Psikolojide doktora yaptınız?Professor, why did you get your Ph.D. in Clinical Psychology?
Klinik uygulama alanı ise otizm ile ilgili.The clinical implication, it comes from the domain of autism.
Klinikler sıtmalı insanlarla dolu.Clinics are full of people that have malaria.
Neyse ki, rahatlama tepkinizi uyandırmak için klinik testlerin parçası olmanıza gerek yok.Fortunately though you don't have to be in a clinical trial to turn on your relaxation responses.
Peki ya kliniklerde?What about the clinic?
Bu kliniklerden bazıları sektöre onlarca milyon dolar kazandırıyor.Some of these clinics are pulling in tens of millions of dollars a year in business.
Büyük bir potansiyelleri var ancak henüz klinik testlerle ispatlanmadı.They've got great potential but haven't yet entered clinical trials.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.So we're really excited, because now we're getting to a clinically practical device.
Ve amacımız klinik olarak giyilebilecek pragmatik bir cihaza sahip olmak.And that's where our goal is -- to have something clinically pragmatic to wear.
Bu soruyu klinik deney metodoloji alanında çalışan profesörlerin yanıtlamamasını rica ediyorum.And no professors of clinical trial methodology are allowed to answer this question.
Bulaşıcı hastalıklar için sağlık klinikleri veya sineklikler önerilebilir.To communicable diseases, it might be health clinics or mosquito nets.
Ben klinik psikologum, lisansım New York eyaletinde.Now, I'm a clinical psychologist. I'm licensed in New York State.
Makedon birinci basamak sağlık klinikleri özelleştirildiMacedonian primary health care clinics go private
1 Ocak itibarıyla Makedonya'da pek çok klinik tipi özelleştirildi. [Arşiv]Many types of clinics in Macedonia were privatised as of January 1st. [File]
Sağlık bakanlığı bu süreci yerel klinikleri mahalleliye devretmekle başlatmayı planlıyor.The health ministry plans to start the process by turning over local clinics to their communities.
Ancak bir klinik değil.However, it is not a clinic.
Kosova'da uyuşturucu rehabilitasyonu sağlayan devlet kurumları veya uzman klinikler bulunmuyor.There are no state institutions or specialised clinics in Kosovo offering drug rehab.
Klinik başkanı, "Yurtdışında benzer hizmetlerin fiyatı 300 kat yüksek olabiliyor."The price of similar services abroad can be 300 times higher.
Gerek özel gerekse devlet kliniklerinde kürtajın fiyatı 150 ila 250 avro arasında değişiyor.In both private and public clinics, abortions cost 150 to 250 euros.
Şarkıcının vücudunun son tarafı felç oldu ve 58 gün boyunca Almanya'daki bir klinikte yattı.He suffered paralysis on the left side of the body and spent 58 days at a clinic in Germany.
Özel kliniklerdeki fiyatlar değişirken, Ilirjana'nın seçtiği klinikte doğum için 600 avro alınıyor.Prices at private clinics vary, with the one Ilirjana chose costing 600 euros for a delivery.
Ayrıca, kırsal bölgelerde de daha fazla kadın hastalıkları ve doğum klinikleri kurulması gerekiyor.Also, more obstetric and gynecological clinics need to be built throughout the countryside.
Klinik yöneticisi Andon Çibişev, tanık olduğu manzaradan büyük endişe duyuyor.Clinic director Andon Chibishev is alarmed by what he sees.
O dönemde hastaların tek seçeneği, test edilmemiş ilaçların klinik çalışmalarına katılmaktı.Patients' only choice was to enter clinical trials for untested drugs.
Ancak bu kliniklerin çoğunun ruhsatı bulunmuyor.These clinics, however, are often unlicensed.
Çocuklar yerel kliniklerde aşı olabilecek.Children will be able to get the shot at local clinics.
İlk göz bankası Zagreb'deki Klinik Hastane Merkezi'nde açıldı.The first eye bank has opened at the Clinical Hospital Centre in Zagreb.
Bu, tedavi gerektiren klinik depresyona dönüşebilir. [5]This can even develop into a clinical depression requiring treatment.[5]
Klinik durumlarClinical conditions
Örneğin HIV enfeksiyonunun klinik gecikmesinde.An example of clinical latency is HIV infection.
Klinik evre ortalama 12 ay sürer. [5]The clinical stage lasts an average of 12 months.[5]
Urlarda lenfosit varlığı sıklıkla daha iyi klinik sonuçlarla birliktelik gösterir.[2][3][4]The presence of lymphocytes in tumors is often associated with better clinical outcomes.[2][3][4]
Klinik önemiClinical significance
Klinik bağlantıClinical correlation
Bununla birlikte, biraz özen gösterilerek, klinik uygulamada makul ölçüde iyi yapılabilir.With some care however, it can be done reasonably well in clinical practice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod