Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.Jeho pediatr, který měl znalosti z klinické genetiky, neměl tušení, co s tím klukem je, ale řekl:
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.담당 소아과 의사가 우연히도 임상유전학 경력이 있었는데 도저히 어찌된 일인지 알 수가 없었습니다,
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.Pediatrul lui era calificat în genetică medicală şi nu avea idee ce se întâmplă, dar a spus:
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.У его педиатра оказались знания клинической генетики, и он не понимает, что происходит, но предлагает:
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.ולרופא הילדים שלו יש במקרה רקע בגנטיקה קלינית ואין לו מושג מה קורה איתו,
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.تصادف أن طبيبه لديه خلفية في علم الوراثة السريري وليست لديه أي فكرة عما يحصل،
Doktoru tesadüfen klinik genetik eğitimi almış biri çıkıyor ve Nick'in durumuna bir anlam veremiyor.問題が何か分からぬまま とにかくゲノムの解析をしました
Dolayısıyla, onaylanmış ilaçları klinik deneyleri göz önünde bulundurabilirsiniz.Dus overweeg de goedgekeurde medicatie,
Dolayısıyla, onaylanmış ilaçları klinik deneyleri göz önünde bulundurabilirsiniz.그러니 승인된 것들을 고려해보고, 임상실험을 찾아보세요.
Dolayısıyla, onaylanmış ilaçları klinik deneyleri göz önünde bulundurabilirsiniz.Prendete in considerazione quelli approvati, e tenete d'occhio i trial clinici.
Dolayısıyla, onaylanmış ilaçları klinik deneyleri göz önünde bulundurabilirsiniz.אז תשקול את המאושרות, חפש אחר ניסויים קליניים,
Dolayısıyla, onaylanmış ilaçları klinik deneyleri göz önünde bulundurabilirsiniz.فخذ بعين الإعتبار الأدوية المصرح بها إبحث عن التجارب العملية,
Dolayısıyla, onaylanmış ilaçları klinik deneyleri göz önünde bulundurabilirsiniz.治験も試してほしいです 医者まかせだけでなく
Etiyopya hükümeti birçok insana sağlık kliniklerinin bir günlük yol uzağında olduğunu belirledi.Chính phủ nhận ra rằng ở Ethiopia nhiều người ở xa các phòng mạch, họ mất hơn một ngày để đến đó.
Etiyopya hükümeti birçok insana sağlık kliniklerinin bir günlük yol uzağında olduğunu belirledi.정부는 에티오피아에서 많은 사람들이 보건소에서 너무 멀리 떨어져 있어서, 보건소까지 가는데 하루가 넘게 걸린다는 것을 알았죠.
Etiyopya hükümeti birçok insana sağlık kliniklerinin bir günlük yol uzağında olduğunu belirledi.Rząd w Etiopii zauważył że wiele osób oddalonych jest od przychodnii o ponad dzień drogi.
Etiyopya hükümeti birçok insana sağlık kliniklerinin bir günlük yol uzağında olduğunu belirledi.באתיופיה הממשלה שמה לב שהרבה אנשים היו מאוד רחוקים ממרפאה, הם היו במרחק יום ממרפאה.
Etiyopya hükümeti birçok insana sağlık kliniklerinin bir günlük yol uzağında olduğunu belirledi.医療クリニックからとても遠い所にいる人が多いことでした 医療クリニックに行くのに1日以上かかるのです つまり救急でも まさに出産しようとしている母親であっても
Eylül ayında, Tayland'da yapılan klinik bir deneyden şaşırtıcı ve heyecan verici bilgiler sağladık.A settembre abbiamo fatto scoperte inaspettate ma eccitanti da un esperimento clinico in Tailandia.
Eylül ayında, Tayland'da yapılan klinik bir deneyden şaşırtıcı ve heyecan verici bilgiler sağladık.September, kita mendapat penemuan yang menarik dan mengejutkan dari sebuah uji coba klinis di Thailand.
Eylül ayında, Tayland'da yapılan klinik bir deneyden şaşırtıcı ve heyecan verici bilgiler sağladık.Septembra so v klinični študiji na Tajskem odkrili nekaj nepričakovanega.
Eylül ayında, Tayland'da yapılan klinik bir deneyden şaşırtıcı ve heyecan verici bilgiler sağladık.През септември имахме изненадващи, но вълнуващи открития от едно клинично изпитание, проведено в Тайланд.
Eylül ayında, Tayland'da yapılan klinik bir deneyden şaşırtıcı ve heyecan verici bilgiler sağladık.У вересні ми отримали дивовижні, але захоплюючі результати клінічних випробувань, проведених у Таїланді.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Cette idée n'est pas juste une clinique, c'est un centre communautaire.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Die Idee ist, dass es nicht nur eine Klinik ist -- sondern auch ein Gemeinschaftszentrum.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Ésta me encanta. La idea es que no es solo una clínica -- es un centro comunitario.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Het idee is dat het niet alleen een kliniek is -- het is een gemeenschapscentrum.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Ideea e nu doar o clinică -- este un centru comunitar.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Ini bukan sekedar klinik -- tapi jadi balai desa juga.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.L'idea è che non è solo una clinica -- è un centro sociale.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Myšlienka je, že to nie je len klinika - je to tiež spoločenské centrum.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.To nie tylko klinika, ale centrum społeczne.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Η ιδέα είναι, ότι αυτή δεν είναι μόνο μία κλινική - είναι ένα κέντρο για την κοινότητα.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Идея в том, что это не просто клиника, а общественный центр.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Идеята е, че то е не само клиника, ами и обществен център.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Cedo che forse ebbe qualcosa di simile alla depressione clinica intorno ai vent'anni.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Creo que probablemente tuvo algo como depresión clínica al comienzo de sus veinte años.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Je crois qu'il avait traversé une sorte de dépression clinique peu après ses 20 ans.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Jeg tror han måske havde en form for klinisk depression i starten af tyverne.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Myslím, že zřejmě měl něco jako klinickou depresi kolem svých 20 let.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Νομίζω ότι ίσως είχε κάτι σαν κλινική κατάθλιψη στις αρχές στα είκοσί του.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Аз мисля, че той беше прекарал нещо като клинична депресия в ранните си 20тина години.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Я думаю, что он, вероятно, имел что-то вроде клинической депрессии в начале двадцатых годов.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi..أعتقد أنه أصيب باكتئاب إكلينكي في بداية العشرينيات
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.私と一緒にいた時に彼が その状態だったとは思っていません。
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Chúng tôi rất háo hức, vì giờ đây đã có thể có những thiết bị y khoa thực tiễn.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Deci suntem foarte bucuroși, pentru că acum ajungem să avem un dispozitiv practic d.p.d.v clinic.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Estamos encantados porque estamos llegando a un dispositivo clínicamente práctico.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.실용적인 의수에 가깝기 때문에 매우 흥미진진 합니다.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Nous sommes donc très enthousiastes, parce que nous arrivons maintenant à un appareil clinique pratique
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Siamo tutti entusiasti perché adesso disponiamo di un congegno adatto alla pratica clinica.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.We vinden dit heel spannend, want nu krijgen we een toestel dat klinisch bruikbaar is.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Wir sind nun sehr gespannt, denn jetzt haben wir ein klinisch anwendbares Gerät.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Είναι πράγματι συναρπαστικό, επειδή τώρα οδηγούμαστε σε μια κλινικά πρακτική συσκευή.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Затова сме много развълнувани, защото сме достигнали до клинически практично устройство.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.Итак, мы в предвкушении, теперь у нас есть клинически пригодное устройство.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.כיוון שכעת הגענו להתקן רפואי שימושי.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.لأنه بإمكاننا الآن الحصول على جهازِ طبي عملي.
Gerçekten çok heyecanlıyız, çünkü klinik olarak pratik bir cihaza sahip oluyoruz.開発できて 我々はとても興奮しています 実用に足るような そんな機器を
Global Clinic, klinikten yararlananlara ilişkin olarak polise ya da başka yetkililere bildirimde bulunmaz.Global Clinic anmäler inte sina kunder till polisen eller andra myndigheter.