Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.И в този момент аз реших, че класическата музика е за всеки.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.Тоді я зрозумів, що класична музика - для всіх.
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.כך שבאותו רגע החלטתי
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.ومنذ تلك اللحظة إقتنعتُ
Böylece o anda aklıma koydum, klasik müzik herkes içindir.クラシック音楽は、みんなの、万人のものだと確信したんです
Bu bir klasik olduğu için, çözmeye karar verdim. -Et, je pensais que je voudrais, car il est vraiment le taux classique de problème du changement.
Bu bir klasik olduğu için, çözmeye karar verdim. -Y decidí que haría uno, porque en realidad es el clásico problema de tasa de cambio.
Bu bir klasik olduğu için, çözmeye karar verdim. -ואמרתי לעצמי שכדאי, כי אלו באמת בעיות קלאסיות של קצב שינוי,
Bu bir klasik olduğu için, çözmeye karar verdim. -واعتقد انني سأقوم بحل واحدة، لأنها في الحقيقة تعتبر مسألة كلاسيكية للتغير في النسبة
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:A co ważniejsze, są to te same miejsca.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Ami fontosabb, hogy a helyek ugyanazok.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:E ancora più importante, i luoghi sono gli stessi.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:E, mais importante, os locais são iguais.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:En nog belangrijker, de plaatsen zijn hetzelfde.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Et plus important encore, les lieux sont les mêmes.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Și, mai important,
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Und das Wichtigste: Es sind immer dieselben Ortschaften.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Và quan trọng hơn, các nơi đều giống nhau.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Vidiš angleške inženirje, ki dajejo napotke v ozadju.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Y más importante aún,
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Και πάνω από όλα ο τόπος είναι ο ίδιος.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:И что ещё более важно, города остались те же самые.
Bu kablolar hala klasik liman şehirlerini bağlıyorlar:Това, което е по-важно, е че местата са същите.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Apoi e celălalt tip de atitudine, clasic, care îmbrăţişează frumuseţea şi meşteşugul.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Dann gibt es eine andere eher klassische Haltung, welche die Schönheit und das Handwerk umfasst.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Depois existe uma outra atitude, mais clássica, que se liga à beleza e ao engenho.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.De van egy másik, klasszikusabb felfogás, amely a szépségre és a mesterségre helyezi a hangsúlyt.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Een andere benadering is klassieker met de nadruk op schoonheid en kunde.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Il y a une autre attitude plus classique contenant la beauté et la technique.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Jest jeszcze inne, bardziej klasyczne podejście, które skupia się na pięknie i warsztacie.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.반면 좀 더 고전적인 입장도 있습니다. 아름다움과 기술적 숙련을 중요시하죠.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Luego hay otra, más clásica, la actitud que abarca la belleza y la artesanía.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Poi c'è un'altra attitudine, più classica, che abbraccia la bellezza e l'arte.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Rồi có một lập trường khác, cổ điển hơn, yêu chuộng cái đẹp và sự điêu nghệ.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Så er der en anden, mere klassisk tilgang der omfavner skønhed og håndværk.
Bunlar ise klasik müziği hiçbir zaman dinlemeyen insanlardır.Това са хората, които никога не слушат класическа музика.
Bunlar ise klasik müziği hiçbir zaman dinlemeyen insanlardır.Це люди, які ніколи не слухають класичну музику.
Bunlar ise klasik müziği hiçbir zaman dinlemeyen insanlardır.אלה שאף פעם לא מאזינים למוסיקה קלאסית.
Bunlar ise klasik müziği hiçbir zaman dinlemeyen insanlardır.وهي مجموعة الأشخاص اللذي لايستمعون إلى الموسيقى الكلاسيكية على الإطلاق
Bunlar ise klasik müziği hiçbir zaman dinlemeyen insanlardır.全然接点がない
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Aceştia sunt cei ce nu sunt deranjaţi de muzica clasică.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Bao gồm những con người không quan tâm gì.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Ceux qui ne détestent pas un peu de musique classique.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Das sind diejenigen, denen Klassik nichts ausmacht.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Denna består av de människor som inte har något emot klassisk musik.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Deze mensen hebben niets tegen klassieke muziek.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Esta es la gente a la que no les molesta la música clásica.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Este é o grupo das pessoas que não se interessam por música clássica.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Ezeket az embereket nem zavarja a klasszikus zene.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar. (Kahkahalar)Det er de folk, som ikke har noget imod klassisk musik (Latter)
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar. (Kahkahalar)В ней те, кто ничего не имеет против классической музыки.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.클래식 음악에 별다른 관심이 없으신 분들이죠.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Mereka adalah orang-orang yang bisa menerima musik klasik.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Queste sono le persone a cui la musica classica non dispiace.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.To ci, którym muzyka klasyczna nie przeszkadza.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.To jsou lidé, kterým klasická hudba nevadí.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Týmto ľuďom klasická hudba nevadí.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Εκεί ανήκουν αυτοί που η κλασσική μουσική δεν τους ενοχλεί.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.До неї входять ті, хто не має нічого проти класичної музики.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar.Това са хората, които нямат нищо против класическата музика.