Poli Ulusal Müzik Okulu "Ljubomir Pipkov"'dan mezun olmuş, müzik aleti olarak Klarnet'i seçmiştir.Poli Genova vystudovala národní hudební školu Ljubomir Pipkov se zaměřením na klarinet.
Çocuk yaşlarda klarnet çalmaya başlamıştır.Na klarinet začal hrát již v dětství.
Ersoy tarafından ritimli şarkıda uzunçalar ve klarnet eşliğinde seslendirilmiştir.Známé jsou písně Despo a Pame sta klarina.
29 Eylül 1948, Bottrop), Alman caz klarnet müzisyeni ve bestecisidir.Theo Jörgensmann *(29 septembrie 1948, Bottrop) este un clarinetist și compozitor germani de Free Jazz.
22, Kuartet: Keman, klarnet, tenor saksafon ve piyano için (1930) Op.22, Quartett hegedű, klarinét, tenorszaxofon és zongora (1930) Op.
Genelde iyi çalamasa da klarnet çalar.Rendszeresen játszott klarinéton is.
17, Drei Volkstexte': Ses, keman (veya viyola), klarnet, basklarnet için (1924) Op.17, Drei Volkstexte (Három népi szöveg) énekhang, hegedű/brácsa, klarinét, basszusklarinét (1924) Op.
Çocuk yaşlarda klarnet çalmaya başlamıştır.Tio oppikin jo nuorena soittamaan klarinettia.
Annesi piyanist, babası ise klarnet çalgıcısı idi.Hänen äitinsä oli pianisti ja hänen isänsä klarinetisti.
Klarnet çalar.Bofur soitti klarinettia.
Gerçekten de sax, babasının klarnet ve ophicleide üretilen fabrikasında yıllarca çalışmıştır.Ο Σαξ εργάστηκε για πολλά χρόνια στο εργαστήριο του πατέρα του και έφτιαξε 2 κλαρινέτα.
Klarnet çalar.クラリネット独奏。
Omer Victor Simeon (21 Temmuz 1902 - 17 Eylül 1959), Amerikan caz klarnetçisi.オマー・ビクター・シメオン (Omer Victor Simeon、1902年7月21日 - 1959年9月17日) はアメリカのジャズクラリネット奏者。
Dünyaca ünlü klarnetçi.世界的に有名なスタントマン。
Klarnet çalar.汉元帝准奏。
Sidney Bechet (14 Mayıs 1897 - 14 Mayıs 1959), Amerikan caz saksofon ve klarnet müzisyeni, besteci.西德尼·贝彻(英文:Sidney Bechet,1897年5月14日 – 1959年5月14日),美国爵士乐演奏家、作曲家,擅长萨克斯管及单簧管演奏。
Klarnet çalar.클라리넷도 연주하였다.
Dünyaca ünlü klarnetçi.세계적으로 유명한 마에스트로.
Klarnet çalmaktan, resim yapmaktan ve güneşlenmekten hoşlanır.Voli slikati i svirati klarinet.
Çocuk yaşlarda klarnet çalmaya başlamıştır.Ema õpetas ta juba varases eas klarnetit mängima.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Daardoor speelt een meisje thuis klarinet terwijl haar moeder het huishouden doet.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Este ceea ce face tinerele fete să cânte la clarinet acasă în timp ce mamele lor își fac treaba în gospodărie.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Ezért klarinétozik otthon a kislány, mialatt anyja a házimunkát végzi.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Jest tym, dzięki czemu mała dziewczynka gra na klarnecie, gdy jej matka zajmuje się domem.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Je to dôvod, prečo dievčatko hrá doma na klarinet, kým jej matka robí domáce práce.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.어머니가 가정일을 할 때에 어린 딸이 클라리넷을 연주할 수 있게 만드는 것입니다.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Nó là điều làm cho một bé gái chơi clarinet tại nhà, trong khi mẹ đang làm việc nhà.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Κάνει ένα μικρό κορίτσι να παίζει κλαρινέτο στο σπίτι, ενώ η μητέρα του κάνει οικιακές δουλειές.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Именно это заставляет маленькую девочку играть дома на кларнете, пока её мама занимается домашним хозяйством.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Саме це спонукає маленьку дівчину грати вдома на кларнеті, поки її мати займається домашнім господарством.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.Това кара едно малко момиченце да свири на кларинет в къщи, докато майка й се занимава с къщната работа.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.היא זו שגורמת לילדה קטנה לנגן בקלרינט בביתה, בשעה שאמה מבצעת את עבודות הבית.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.هي التي تجعل الفتاه الصغيرة تعزف الكلارينيت في البيت, بينما أمها تقوم بأعمال المنزل.
Iste budur, kucuk bir kiz cocuna evde klarnet cadiran, annesi ev islerini yaparken.家でクラリネットを吹いていることです それは、彼らの子どもが所属する
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Cuối cùng, tôi có một thứ cho các phím trên cây sáo hoặc cây kèn cla-ri-nét.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Finalmente, eu tenho um fraco pelas chaves da flauta ou do clarinete.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Ich habe ein Faible für die Tasten einer Flöte oder Klarinette.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Ik heb een voorliefde voor de kleppen op een dwarsfluit of klarinet.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Infine, ho una cosa per le chiavi dei flauti e dei clarinetti.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.마지막으로, 플룻이나 클라리넷의 키에 저는 굉장한 매력을 느낍니다.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Mai am o idee pentru clapele de la flaut sau clarinet.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Mam bzika na punkcie klapek fletu lub klarnetu.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Por último, me encantan las llaves de las flautas o los clarinetes.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Til slut, jeg har en svaghed for knapperne på en klarinet.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Untuk terakhir, saya mempunyai pemikiran mengenai kunci-kunci pada seruling atau klarinet.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Végül hoztam valamit a fuvola vagy a klarinét billentyűi számára.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Τέλος, έχω μια μανία με τα πλήκτρα του φλάουτου ή του κλαρινέτου.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.И накрая имам нещо за ключовете на флейта или кларинет.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.І наостанок - я закоханий у клапани на флейті або кларнеті.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.Наконец, мне очень нравятся клапаны от флейты или кларнета.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.לסיום, יש לי משהו למנופים של חליל צד או קלרינט,
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.وأخيرا, ابتكرت شيئا لمفاتيح الناي أو الكلارينيت.
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.デザインではなく
Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.最後一個 我成日都好鍾意長笛或者單簧管嘅鍵