klarnet
/klaɾnɛt/
noun
C2 seviye
TR → EN
"klarnet" kelimesinin İngilizcesi: clarinet, clarinet. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Müzikclarinetnoun
Genelclarinet
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)klarneti
Yönelme (-e)klarnete
Bulunma (-de)klarnette
Çıkma (-den)klarnetten
Tamlayan (-in)klarnetin
Çoğul (-ler)klarnetler
Tanım
•isim, müzik: Tahtadan, metal perdeli, orkestrada önemli yeri olan bir üflemeli çalgı; gırnata
Diğer Dillerde
Almancaklarinette (dişil) /klaʁiˈnɛtə/
clarinet
çekim: çoğul Klarinetten · tamlayan Klarinetten
aile: Klarinettist
Ich habe ein Faible für die Tasten einer Flöte oder Klarinette. — Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.
Fransızcaclarinette (dişil) /kla.ʁi.nɛt/
clarinet
çekim: çoğul clarinettes
eş: bâton de réglisse, clacla, clarinettiste
köken: From Old French clarin + -ette.
aile: clarinette alto, clarinette basse, clarinettiste
Israël est contre le clergé éclairé... — Klarnetçi Sadri ile samimidir.
İspanyolcaclarinete (eril) /klaɾiˈnete/
clarinet
çekim: çoğul clarinetes
eş: clarinetista
köken: Borrowed from French clarinette.
aile: clarinetista
Estoy aprendiendo a tocar el clarinete. — Klarnet çalmayı öğreniyorum.
İtalyancaclarinetto (eril)
clarinet
çekim: çoğul clarinetti
eş: clarinettista
köken: clarino + -etto
Il pubblico universale di Perelman. — Dünyaca ünlü klarnetçi.
Rusçaкларнет, муз. кларнет (eril) /kɫɐrˈnɛt/
clarinet
çekim: çoğul кларне́ты · tamlayan кларне́та
köken: Borrowed from French clarinette, from Italian clarinetto.
Играет на кларнете. — Klarnet çalar.
Arapçaكْلَارِينِيت
وأخيرا, ابتكرت شيئا لمفاتيح الناي أو الكلارينيت. — Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.
Azericeklarnet
clarinet
çekim: çoğul klarnetlər · tamlayan klarnetin
köken: Borrowed from Russian кларнет (klarnet), ultimately from Italian clarinetto or French clarinette.
Kazakçaкларнет
clarinet
çekim: çoğul кларнеттер · tamlayan кларнеттің
köken: Borrowed from Russian кларне́т (klarnét), from French clarinette, from Italian clarinetto.
Yunancaκλαρινέτο (nötr) /klaɾiˈneto/
clarinet
çekim: çoğul κλαρινέτα · tamlayan κλαρινέτου
eş: ευθύαυλος, κλαρίνο
köken: Borrowed from Italian clarinetto.
Τέλος, έχω μια μανία με τα πλήκτρα του φλάουτου ή του κλαρινέτου. — Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.
Japoncaクラリネット /kɯ̟ɾa̠ɾʲine̞t̚to̞/
a clarinet
köken: Borrowed from English clarinet.
クラリネット独奏。 — Klarnet çalar.
Korece클라리넷 /kxɯɭɭa̠ɾine̞t̚/
clarinet
köken: Borrowed from English clarinet.
클라리넷도 연주하였다. — Klarnet çalar.
İsveççeklarinett
a clarinet (woodwind musical instrument)
çekim: çoğul klarinetter · tamlayan klarinetts
aile: klarinettist
22, Kvartett för violin, klarinett, tenorsaxofon och piano (1930) Op. — 22, Kuartet: Keman, klarnet, tenor saksafon ve piyano için (1930) Op.
Hintçeशहनाई (dişil) /ʃəɦ.nɑː.iː/
clarinet, shehnai
köken: Borrowed from Classical Persian شهنای (šahnāi). Cognate with Gujarati શરણાઈ (śarṇāī) and Marathi सनई (sanaī).
Finceklarinetti /ˈklɑrinetːi/
A clarinet.
çekim: çoğul klarinetit · tamlayan klarinetin
köken: From French clarinette, from Italian clarinetto.
aile: klavinetti, alttoklarinetti, basettiklarinetti, bassoklarinetti
Bofur soitti klarinettia. — Klarnet çalar.
Çekçeklarinet (eril) /ˈklarɪnɛt/
clarinet (woodwind musical instrument)
çekim: çoğul klarinety · tamlayan klarinetu
eş: štěbenec
köken: Borrowed from Italian clarinetto.
aile: klarinetista
Brzy ale přešel ke klarinetu. — Daha sonra ise klarnete başladı.
Rumenceclarinet, clarinetă (nötr)
clarinet
çekim: çoğul clarinete · tamlayan clarinetului
köken: Borrowed from French clarinette or German Klarinette.
Mai am o idee pentru clapele de la flaut sau clarinet. — Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.
Macarcaklarinét /ˈklɒrineːt/
clarinet (woodwind musical instrument)
çekim: çoğul klarinétok
Rendszeresen játszott klarinéton is. — Genelde iyi çalamasa da klarnet çalar.
İbraniceקְלַרְנִית
לסיום, יש לי משהו למנופים של חליל צד או קלרינט, — Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.
Latinceclarinetum
Vietnamca(kèn) cla-ri-nét
Cuối cùng, tôi có một thứ cho các phím trên cây sáo hoặc cây kèn cla-ri-nét. — Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.
Bulgarcaкларинет
И накрая имам нещо за ключовете на флейта или кларинет. — Sonuncuda ise bir flüt ve ya klarnet tuşları için bir şey var.
Litvancaklarnetas
Letoncaklarnete
Baskçaklarinete
Galceclarinét
İrlandacaclairnéid (dişil) /klˠɑːɾˠˈnʲeːdʲ/
clarinet
çekim: çoğul clairnéidí · tamlayan clairnéide
köken: Borrowed from Italian clarinetto, diminutive of clarino (“trumpet”).
aile: clairnéideoir
Etimoloji
Fransızca
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Klarnet çalar.
He plays a clarinet.
Tom bir klarnetçi.
Tom is a clarinetist.
Ben klarnet çalarım.
I play the clarinet.
Tom klarnet de çalar.
Tom also plays clarinet.
O, klarnetini ayarlattı.
He had his clarinet tuned.
Klarnet çalabilir misin?
Can you play the clarinet?
Lisedeyken klarnet çalardım.
I played clarinet when I was in high school.
Tom çok iyi bir klarnetçidir.
Tom is a very good clarinetist.
Tom Mary'nin klarnetini kırdı.
Tom broke Mary's clarinet.
Tom klarnetini pratik yapıyor.
Tom is practicing his clarinet.
Klarneti uzun süredir çalmadım.
I haven't played the clarinet for a long time.
Tom eski klarnetini kime verdi?
Who did Tom give his old clarinet to?