Arnavutlar kitlesel olarak İtalya'ya kaçmak zorunda kaldılar.Проповедники вынуждены были спешно покинуть Исландию.
Bu tür kitlesel yüklerin en ucuz ve güvenli biçimde taşınabilmesi açısından demiryolu yatırımları önemliydi.وكان هذا النوع من الإستثمارات في السكك الحديدية مهماً من ناحية القدرة على نقل الركاب بشكل آمن ورخيص .
22 Nisan 2011'de, Casem'de daha da kitlesel protestolar yapıldığı bildirilmiştir.وفي 26 فبراير، عقدت مزيد من الاحتجاجات في الدار البيضاء.
Kamp yöneticileri burada propagandayı, acımasızlığı ve kitlesel imhayı örtbas etmek için kullandı.هنا استخدمت سلطات المخيم الدعاية لتغطية الأعمال الوحشية والقتل الجماعي.
Çin'in kitlesel nüfusu, hükûmet bunu sağlamak için mücadele ederken her zaman büyük bir güçlük çekti.شكلت الكثافة البشرية الصينية دائما عائقا للحكومة في التدبير.
Vietnam Kuzey Kore ve Romanya'da da kitlesel katliamlar yapılmıştır.Assassinatos em massa também ocorreram no Vietnã, Coreia do Norte e Romênia.
Hem Stalinist politikalar hem de Nazist politikalar kitlesel şiddet yoluyla toplumu inşa etmeye çalışmıştır.Tanto o stalinismo como o nazismo a utilizaram a violência em massa.
Revaleleri kitlesel yok oluşlara bağlayan varsayımlar da geliştirildi.As questões relacionadas à perseguição das pessoas que possuem superpoderes também foram ampliadas.
Bu, anarşistlerin kitlesel olarak Rusya'daki son bir araya gelişi olur.Ze lijken in Rusland het ultieme geluk gevonden te hebben.
İnsanı sever ama kitlesel imha silahının yapılmasını sağlar.Kocha ludzkość, jednak zaleca budowę broni masowego rażenia.
Elder Scrolls Online kitlesel çok oyunculu rol yapma oyunu ZeniMax Online Studios tarafından geliştirildi.The Elder Scrolls Online – gra komputerowa z gatunku MMORPG stworzona przez ZeniMax Online Studios.
Slither.io Steve Howse tarafından 2016'da geliştirilen kitlesel çok oyunculu bir browser oyunudur.Slither.io är ett massivt multiplayer spel som utvecklades av Steve Howse 2016.
Napoléon, kitlesel destek arayışını fakir köylülerde somutlaştırdı.Burghezia le-a revândut în loturi mici țăranilor.
Çalışma koşullarının kötülüğü ortaya çıkınca Naziler kitlesel zoralım yoluna başvururlar.Când tentația își face apariția înșelătoare, acești elevi se grăbesc să cadă în capcană.
İngiltere'ye adım atan ilk kitlesel Yahudi toplumu 1066 yılında I. William ile birlikte gelmiştir.Az első nagyobb zsidó közösségek Hódító Vilmossal érkeztek Angliába 1066-ban.
Juranın sonunda küçük bir kitlesel yok oluş meydana gelir.A Papával a kötet végén azonban egy rettenetes dolog történik.
İşçi sınıfının ortak ve kitlesel mücadelesini savunur.A kisbirtokos-és munkásosztály elzüllése.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.2009-2010: kísérlet a Missió együttes életre keltésére.
Bu şekilde kitlesel ayaklanma düzenlemeye yönelik sağlıklı bir sistem yaratmak mümkün olacaktır.Így arra is képesek lesznek, hogy egy valódi lázadást robbantsanak ki.
Kitlesel cinsel saldırı, Mısır siyasetinde tartışmalı bir rol oynadı.Hänellä oli pahamaineinen ja kiistelty rooli Länsi-Georgian politiikassa.
Kitlesel çevrimiçi açık dersler dünyanın her tarafına hızlıca yayılmış olsa bile henüz tam yerleşmemiştir.Näin hyviä jännityskirjoja ei montaa ilmesty koko maailmassa...
Bu, anarşistlerin kitlesel olarak Rusya'daki son bir araya gelişi olur.Η κηδεία του ήταν η τελευταία μαζική συγκέντρωση αναρχικών στην Ρωσία.
Bu olay, "tüm kitlesel yok oluşların anası" olarak tanımlanmıştır.Man har kaldt hændelsen for "alle masseudryddelsers moder".
Elder Scrolls Online kitlesel çok oyunculu rol yapma oyunu ZeniMax Online Studios tarafından geliştirildi.The Elder Scrolls Online er et flerspiller online rollespill, utviklet av ZeniMax Online Studios.
Slither.io Steve Howse tarafından 2016'da geliştirilen kitlesel çok oyunculu bir browser oyunudur.Slither.io er et MMO nettleserbasert onlinespill utviklet av Steve Howse i 2016.
3 Aralık 1944'te polis tarafından Syntagma Meydanı'na kitlesel bir gösteri oldu.3. desember knuste han et politihovedkvarter til gjengjeld.
Hem Stalinist politikalar hem de Nazist politikalar kitlesel şiddet yoluyla toplumu inşa etmeye çalışmıştır.Både stalinismen og nazismen benyttet massevold.
Futbol ve basketbol gibi kitlesel oyunlar buna örnektir.Dette gjøres i spill som poker og baccarat.
2003 - Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze, kitlesel protestoların artması üzerine istifa etti.2003 - Presiden Georgia Eduard Shevardnadze mengundurkan diri dari jabatannya.
Yakında meydana gelebilecek bir gama-ışın patlaması, Dünya'da kitlesel yok olmaya yol açabilir.Ini bisa menghasilkan potensi tabrakan yang merusak kehidupan di Bumi.
İşçi sınıfının ortak ve kitlesel mücadelesini savunur.Sebagian besar diantaranya merefleksikan kehidupan dan perjuangan kelas pekerja.
Yaklaşık olarak 2007'ye gelindiğinde, kitlesel pazarın tüm eğlence ekranları 16: 9 idi.Đến khoảng năm 2007, hầu như tất cả các thị trường đại chúng giải trí màn hình là 16: 9.
MO 61'de Helvetler kabilesi liderleri Orgetorix önderliğinde bir kitlesel göç planı yapmışlardı.Năm 61 TCN, bộ tộc Helvetii bắt đầu một cuộc di trú lớn, mà lãnh đạo là Orgetorix.
(Bu durumda, her Geroch an ancak kitlesel kaybolur).全ての物は滅び去り、ただ(滅びぬは)その御尊顔(アッラー自身ということ)のみ。
"Bu hızda ve büyüklükte sosyal dönüşümler iki ana nedenden ötürü kitlesel katliamlarla ilişkilendirilmiştir.“这种速度和广度的社会变革与大规模屠杀的联系首要有两种原因。
Vietnam Kuzey Kore ve Romanya'da da kitlesel katliamlar yapılmıştır.大规模屠杀同样发生在越南、朝鲜和罗马尼亚。
(Bu durumda, her Geroch an ancak kitlesel kaybolur).除一切病故滅一切惡故。
Slither.io Steve Howse tarafından 2016'da geliştirilen kitlesel çok oyunculu bir browser oyunudur.《Slither.io》是一款於2016年發布的網頁大型多人線上遊戲,由史蒂夫·豪斯(Steve Howse)開發。
Muhtemelen Atina'da kitlesel paniğe yol açmamak ölüm sebebinin başlangıçta bir kalp krizi olduğu bildirildi.他的死最初被报道为心脏病发作,这或许是为了防止在雅典造成大规模恐慌。
Kitlesel duygudaşlık içinde sevgiyi kaybeden insan yalnız olabilmelidir.외로움이 깊어 누군가를 사랑하는 마음이 병적으로 강하다.
Sadece İngilizler bu konuda kitlesel hareketlerde bulundular.שם קיבלו אותו האנגלים בסבר פנים יפות.
Dış savunma zayıflar zayıflamaz kitlesel cephe taarruzu başladı.След като външната защита е отслабена, започва мощен фронтален щурм.
İngiltere'ye adım atan ilk kitlesel Yahudi toplumu 1066 yılında I. William ile birlikte gelmiştir.Първите писмени данни за еврейски селища в Англия датират от времето на Уилям Завоевателя (1066).
Sadece İngilizler bu konuda kitlesel hareketlerde bulundular.To je još uspjelo samo Englezima.
Dış savunma zayıflar zayıflamaz kitlesel cephe taarruzu başladı.Kada je vanjska obrana oslabljena, otpočeo je masovni frontalni napad.
Kallus, organize olmamış parankinma hücrelerinin kitlesel yapısıdır.Zbir je ustrojstvena ustanova Ustaškog pokreta.
Bu kitlesel yok oluşa neyin ya da nelerin neden olduğu bugün için halen tartışmalı bir konudur.Dodnes existujú nezhody o tom, čo spôsobilo osudný výbuch.
Karbon, evrende hidrojen, helyum ve oksijenden sonra kitlesel olarak dördüncü en bol elementtir.Ogljik je za vodikom, helijem in kisikom četrti najbolj množičen element po masi v Vesolju.
22 Nisan 2011'de, Casem'de daha da kitlesel protestolar yapıldığı bildirilmiştir.2011 m. gruodžio 24 d. dar didesni protestai kilo sostinėje Maskvoje.
Yakıt ekonomisine yönelik yeni bir başarı kitlesel olarak üretilen hibrid araçların piyasaya sürülmesiydi.Prie kuro taupymo sėkmingai prisideda į masinę gamybą patekę hibridiniai varikliai.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.3.5.2009 - Füüsiline töökoormatus naismaalritel.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Az a vélemény, hogy az intelligens, globális tervezés egyhangúságot eredményezne, teljesen abszurd.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.De gedachte dat gecentraliseerde planning massa uniformiteit impliceert is absurd.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Die Vorstellung, dass intelligente Gesamtplanung Massen-Uniformität bedeutet, ist absurd.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Föreställningen att intelligent övergripande planering innebär enformighet är absurd.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Ideea precum că planificarea inteligentă în întregime presupune uniformitate totală, este absurdă.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Je absurdní představa, že inteligentní plánování celku s sebou nese masovou uniformitu.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.L'idea che una pianificazione generale intelligente implichi l'uniformità di massa è assurda.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.L'idée qu'une planification globale et intelligente implique l'uniformité est absurde.
Akıllı genel planlamanın kitlesel tekdüzeliğe... ...sebep olacağını düşünmek saçmadır.Näkemys, jonka mukaan älykäs kokonaissuunnittelu tarkoittaisi massayhdenmukaistamista, on absurdi.