kitaplarda ile cümle

kitaplarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Amerika'daki en ünlü kitaplardan biridir.لحوالي 35 عاماً.
Amerika'daki en ünlü kitaplardan biridir.先程 歌った『眠れる巨人』は
Anlaşılan, Lucifer "ışık" demek. Ayrıca bazı kitaplarda "sabah yıldızı" anlamında.Podľa všetkého, Lucifer znamená "svetlo". v niektorých vydaniach písma to ale tiež znamená "zornička".
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Falamos com amigos sobre as coisas, exploramos a Internet, procuramos em livros.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Hablamos de las cosas con los amigos, buscamos en Internet, buscamos en los libros.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Kita membicarakannya dengan teman - teman kita, kita menjelajahi internet, kita membaca buku.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.결정의 순간 우리는 친구들과 상의하기도 하고 인터넷을 검색하고, 책을 뒤져보기도 합니다.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Megbeszéljük a barátainkkal, az internetet böngésszük, könyveket bújunk.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Ne parliamo con gli amici, facciamo ricerche in internet, e leggiamo libri.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Omawiamy swoje sprawy z przyjaciółmi, przeszukujemy Internet, szukamy w książkach.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Preberáme ich s priateľmi, brázdime po internete, hľadáme v knihách.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Probíráme je se svými přáteli, brouzdáme po internetu, hledáme v knihách.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Vi diskuterar dem med våra vänner, vi söker på Internet, vi letar igenom böcker.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Vorbim cu prietenii noştrii, căutăm pe Internet, căutăm prin cărţi.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.We praten erover met onze vrienden, we doorzoeken het Internet, we zoeken in boeken.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Τα συζητάμε με τους φίλους μας, χτενίζουμε το διαδίκτυο, ψάχνουμε σε βιβλία.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Ми обговорюємо речі з нашими друзями, ми прочісуємо простір Інтернету, ми шукаємо у книгах.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Мы обсуждаем проблемы с друзьями, мы просматриваем интернет, мы ищем ответы в книгах.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Разговаряме за тях с приятелите си, тършуваме из интернет, ровим се в книги.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.אנו מתייעצים עם חברינו, אנחנו בודקים באינטרנט, אנו מחפשים בספרים.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.نتناقش مع أصدقائنا، نتصفح على الانترنت، و نبحث في الكتب.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.インターネットで検索したり 本から探したり... しかし未だに
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Ale znajdowały się one już w literaturze.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı. Aslına bakılırsa, Linus onlara yeterince dikkatli bakmamıştı.Il ne l'a donc pas eu mais il y en avait dans la littérature.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Bár volt belőle néhány az irodalomban.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Dar existau în literatura de specialitate.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Es gab jedoch welche in der Literatur.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Jenže v literatuře jedna byla.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.하지만 문헌에도 남아있었죠.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Maar er waren foto's in de literatuur.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Ma ce n'erano in letteratura.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Mas havia outras na literatura.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Men der var nogen i litteraturen.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Nhưng cũng có vài hinh X-quang trong các bài báo khoa học.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Pero había unas en la literatura.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Tapi ada satu referensi.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Αλλά υπήρχαν κάποιες στη βιβλιογραφία.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Но все пак, тези в литературата ги имаше.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.Но некоторые снимки уже были опубликованы.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.אך היו אחרים בספרות.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.لكن كان يوجد عدد منها في النشرات العلمية.
Aslında kitaplarda bunun örnekleri vardı.実はライナスはあんまり詳しく見ていませんでした
"A"yı kitaplardaki gibi kalın yapacağım, artı matris B?Jadi aku melakukannya berani seperti yang mereka lakukan dalam buku-buku teks, ditambah matriks B?
"A"yı kitaplardaki gibi kalın yapacağım, artı matris B?Je la met en gras comme dans les manuels, plus
"A"yı kitaplardaki gibi kalın yapacağım, artı matris B? Yani iki matrisi ekleyeceğim.Ik tel dus twee matrices bij elkaar op.
"A"yı kitaplardaki gibi kalın yapacağım, artı matris B?لقد كتبتها بخط سميك هكذا كما تكتب في الكتب الدراسية، +
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Comparo anche le stesse storie in generi diversi -- (Risate)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)De-asemenea, compar aceleași întâmplări în genuri diferite - (Râsete)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Ich vergleiche auch dieselben Geschichten in verschiedenen Genres - (Lachen)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Ik vergeleek ook hetzelfde verhaal in verschillende stijlen
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Jag jämför också samma berättelser i olika genrer--(skratt)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Je compare aussi des histoires similaires dans différents genres -- (Rires)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)저는 또한 같은 이야기가 서로 다른 장르로 쓰인 것도 비교했고 (웃음)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Porównywałam podobne historie w różnych gatunkach.(Śmiech)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Saya juga membandingkan cerita yang sama dengan aliran yang berbeda -- (Tawa)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Také porovnávám stejné příběhy v různých žánrech -- (Smích)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)También comparé la misma historia en géneros diferentes ─(Risas)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Tôi cũng so sánh những câu chuyện giống nhau theo những thể loại khác nhau (Cười)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Vertailen jopa samoja tarinoita eri genreissä.
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Сравнявах едни и същи истории в различни жанрове като
İlgili Sayfalar