kitap ile cümle

kitap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ve Mary aynı tür kitapları okumayı sever mi?Do Tom and Mary like to read the same kind of books?
Bu çok iyi bir kitap. Okumalısın.This is a very good book. You should read it.
Tom ve Mary aynı tür kitapları okuyor mu?Do Tom and Mary read the same kind of books?
Tom her zaman burnunu bir kitapta gömdü.Tom always has his nose buried in a book.
Tom hiç kitap satın almak istemiyor.Tom doesn't want to buy any books.
Tom herhangi bir kitap satın almak istemedi.Tom didn't want to buy any books.
Tom bir kitap okumak istemiyor.Tom doesn't want to read a book.
Tom bir kitap okumak istemedi.Tom didn't want to read a book.
Tom bazı kitaplar satın almak istedi.Tom wanted to buy some books.
Artık nadiren kitap okuyorum.I seldom read books anymore.
Tom bir kitap okumak istedi.Tom wanted to read a book.
Bu çok iyi bir kitap.This is a very good book.
Bir kitap okuyacağım.I'm going to read a book.
Tom, ağaç kütüğü üzerinde oturdu, bir kitap okuyordu.Tom sat on the tree stump, reading a book.
Tom bana uçakta okumak için bir kitap verdi.Tom gave me a book to read on the plane.
Bu kitaplar Tom'un mu, benim mi?Are these books Tom's or mine?
Bu kitapların hepsi Tom ve benim.These books are all Tom's and mine.
Bu kitaplardan hiçbirini almak istemiyorum.I don't want to buy any of these books.
Tom her zaman yanında bir Kutsal Kitap taşır.Tom always carries a Bible with him.
Hangi kitap Tom'un?Which book is Tom's?
Eski kitaplarımın çoğundan kurtuldum.I got rid of a lot of my old books.
Tom'un odasında bir masa ve bir kitaplık var.Tom has a desk and a bookcase in his room.
Tom bana ihtiyacım olan kitapları satın aldı.Tom bought me the books I needed.
Tom da bir kitap yazıyor.Tom is also writing a book.
Raftan bir kitap aldım ve onu Tom'a verdim.I got a book down from the shelf and gave it to Tom.
Tom birçok kitap yazdı ama şimdiye kadar onlardan hiçbiri yayınlanmadı.Tom has written a lot of books, but none of them have ever been published.
Tom çok sayıda kitap yazdı, ancak bunlardan sadece üçü yayınlandı.Tom has written a lot of books, but only three of them have been published.
Tom köşede bir masada kendi başına oturuyordu ve bir kitap okuyordu.Tom was sitting by himself at a table in the corner and was reading a book.
Bir sürü tarih kitaplarım var.I have a lot of history books.
Tom çok sayıda kitap yazdı, ancak bunların sadece üçü şimdiye kadar yayınlandı.Tom has written a lot of books, but only three of them have ever been published.
Tom odasında yalnız, bir kitap okuyor.Tom is alone in his room, reading a book.
Tom hastanedeyken çok kitap okurdu.When Tom was in the hospital, he read a lot of books.
Bu kitapların hepsi Tom'un.These books are all Tom's.
Raftan bir kitap indirdim ve onu Tom'a uzattım.I got a book down from the shelf and handed it to Tom.
Tom bir kitapevinde çalışıyor.Tom works at a bookstore.
Sami'nin kitapları sıcak kek gibi satıyor.Sami's books are selling like hot cakes.
Sami'nin kitapları peynir ekmek gibi satıyor.Sami's books are selling like hot cakes.
Bana ödünç verdiğin bu kitap gerçekten ilginçti.That book you lent me was really interesting.
Bunlar Tom'un kitaplarıdır.These are Tom's books.
Bunlar Tom'un kitapları değil.These aren't Tom's books.
Tom kitaplardan hangisinin en ilginç olduğunu bilmek istiyor.Tom wants to know which of the books is the most interesting.
Sami kendini kitaplara gömdü.Sami buried himself in books.
Sami, Leyla'nın hikayesi hakkında bir kitap yazmakla ilgileniyordu.Sami was interested in writing a book about Layla's story.
Sami, Leyla hakkında bir kitap yazmak istediğini söyledi.Sami said he wanted to write a book about Layla.
Tom bir kitap satın alacak.Tom will buy a book.
Bunlar senin kitapların mı?Are these your books?
Bu, dün hakkında sana söz ettiğim kitap.This is the book I was telling you about yesterday.
O kitaplardan hiçbirini henüz okumadım.I haven't read either of those books yet.
Tom geçen yıl bir kitap yazıyordu.Tom was writing a book last year.
Daha fazla kitaplar için raflarımda daha fazla yer yok.I don't have any more room on my shelves for any more books.
Sami, Leyla'nın kitaplarını attı.Sami threw Layla's books away.
Dün gece baban bir kitap okuyor muydu?Was your father reading a book last night?
Tom onunla ilgili bir kitap yazdı.Tom wrote a book about that.
Tom oradaki masanın üstünde senin için bazı kitaplar bıraktı.Tom left some books for you on that table over there.
Akşamı bir kitapçıda geçirdim.I spent the evening in a bookstore.
Tom'un bir kitap satın almak zorunda. Bu yüzden kitabevine gidiyor.Tom has to buy a book. That's why he's going to the bookstore.
En çok hangi kitapları okumaktan hoşlanırsın?Which books do you like to read most?
Tom bir kitap satın almalı.Tom must buy a book.
Tom bu konuda bir kitap yazdı.Tom wrote a book on that subject.
Tom bunun hakkında bir kitap yazdı.Tom has written a book about that.

İlgili Sayfalar