kitap ile cümle
kitap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kitapçıya kadar yürüyelim.Let's walk to the bookstore.
Kitap çok pahalı.The book is too expensive.
Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.A couple of years ago, this book was exposed as a fraud.
Bunlar benim kitaplarım, onlarsa onun.These are my books, those are his.
Bunlar benim kitaplarım ve şunlar onun kitapları.These are my books, and those are his books.
Bir kitap getirdim.I brought a book.
O kitap küçüktür.That book is small.
Genç iken birçok kitap okumalısınYou should read many books when you are young.
Sanırım o kitap o kadar ilginç değil.I think that that book is not so interesting.
Benim en iyi dostum bir kitaptır.My best friend is a book.
En iyi arkadaşım bir kitaptır.My best friend is a book.
Kitap en iyi arkadaşımdır.The book is my best friend.
Bu kitaplar benim en iyi arkadaşlarım.These books are my best friends.
Kitap küçüktür.The book is small.
Bu kitap dilbilim hakkında değil.This book is not about linguistics.
Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.A room without books is like a body without a soul.
Sağlık kitapları okuma konusunda dikkatli olun. Bir baskı hatasından ölebilirsiniz.Be careful about reading health books. You may die of a misprint.
Kitaplar başka bir yerde olmayıı isteyen insanlar içindir.Books are for people who wish they were somewhere else.
Japonya'da hiç rehber kitap var mıdır?Are there any guidebooks in Japanese?
Japonca rehber kitap var mı?Are there any guidebooks in Japanese?
Kitap hukuk hakkında.The book is about the law.
Kitaplar alçak bir rafta.The books are on a low shelf.
Bugün postayla sizin için bir kitap geldi.A book came for you in the mail today.
Kitaplara para harcadığım için mutluyum.I am happy to spend money on books.
Kitap şimdi yayın için hazır.The book is now ready for publication.
Bir kütüphane kitaplar için en iyi kaynaktır.A library is the best resource for books.
Bu kitap çok kalındır.This book is very thick.
İlginç olması şartıyla herhangi bir kitap olur.Any book will do provided it is interesting.
O, kitaplarından kurtulmak istiyor.He wants to get rid of his books.
O çok kitap sahibi değil.She doesn't own many books.
Kitap beyazdır.The book is white.
Kitap büyük.The book is big.
Ben bir kitap tutuyorum.I'm holding a book.
Onun kitaplarının hepsi İtalyanca yazılır.All of her books are written in Italian.
En tanınmış kitaplarını 60'lı ve 70'li yıllarda yayınladı.During the 60s and 70s, she published her most famous books.
Onların hepsi iyi, bu yüzden üç kitap seçin.All of them are good, so choose three books.
Bu kitap, ölümünden sonra yayımlandı.The book was published posthumously.
Atölyesinde yüzlerce kitap var.There are hundreds of books in his studio.
Diller hakkında bir kitap okuyorum.I'm reading a book about languages.
Dün okuduğum kitap gerçekten ilginçti.The book I read yesterday was really interesting.
Bu kitap benimki değil.This book isn't mine.
Bir yabancı dili öğrenmek için en önemli kitap, doğal olarak, bir sözlüktür.The most important book to learn a foreign language is, naturally, a dictionary.
Dün gece bir kitap okudum.I read a book last night.
Hiç kitap okumadım.I never read the book.
Dünya bir kitap gibidir ve seyahat etmeyenler sadece bir sayfa okur.The world is like a book, and those who don't travel read only one page.
Rafın kitaplarla dolu.Your shelf is full of books.
Benim sepet kitaplarla dolu.My basket is full of books.
Bu kitap çok eski.This book is really old.
Kitap kocam tarafından yazılıyor.The book is being written by my husband.
Biz bir kitap okuyorduk ve o çok iyi bir kitaptı.We were reading a book and it was a very good one.
Bilgisayarınızı kapatmanız ve bir kitap okumanız şimdi güvenlidir.It is now safe to turn off your computer and read a book.
Ben sık sık kitap okurum.I often read books.
Üniversitenin önünde bazı kitapçılar var.In front of the university, there are some bookstores.
Kitap kırmızıdır.The book is red.
Onlar gazeteleri ve kitapları okudular.They read newspapers and books.
Onlar sadece kitap satışıyla ilgileniyordu.They were only interested in selling books.
Gece yarısına kadar kitaplarını okudu.He read his books until midnight.
Birçok kitap aldım.I bought lots of books.
Bir kitap görüyorum.I see a book.
Makul bir fiyata kitaplarımı sattım.I sold my books at a reasonable price.