Kitabesi yoktur.Kirjakeelt pole.
Giriş kapısı üzerindeki kitabe, caminin 1885 yılında onarıldığını bildirir.Torni sissekäigu kohal on kiri, mis näitab, et see on ehitatud 1853.
Kitabesinden 1609 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.Raamat ilmus 1609. aastal.
Kitabe aynen şöyledir.Raamatu kirjastas Like.
Kitabesini de kendi yazdı.Oma kogemusest kirjutas ta ka raamatu.
Caminin tamir kitabesi üst kattaki mahfil kısmında bulunmaktadır.Eestikeelse kirjanduse kojulaenutus asub peahoone kolmandal korrusel.
Ancak Çince kitabe tamamen silinmiştir.Hiina kirjandus on hiina keeles kirjutatud kirjandus.
Remzi Kitabevi, Nisan 2004.Per Åkesson Yenisey veebruar 1997.
Ne yazıkki eski kitabelerde Nevruzdan bahsedilmemektedir.Antiikajal noodikirja ei tuntud.
Kitap kırmızı kaplıdır ve Devrim Kitabevi'nce basılmıştır.Ta on ohustatud liik ja kantud maailma punasesse raamatusse.
"Ebediyen" kulağa mezar kitabesi gibi geliyor."Por siempre jamás." Parece un epitafio.
"Ebediyen" kulağa mezar kitabesi gibi geliyor.Послушай, как ужасно. "Навеки... " Прямо эпитафия какая-то.
Müfredattaki okumalar yalnızca yazarın adını söylüyor, ve kitabevinde bu kitaplardan bir kaç tane var.강의 계획서에는 책의 저자만 적혀 있는데 몇 권은 서점에서 구입하실 수 있습니다
Müfredattaki okumalar yalnızca yazarın adını söylüyor, ve kitabevinde bu kitaplardan bir kaç tane var.בסילבוס מצויינים לגבי כל טקסט שם המחבר, ויש מספר ספרים אותם ניתן להשיג
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.A helyi könyvesbolt nagyot kaszált.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.A livraria local deu-lhe um grande relevo.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.Den lokala bokhandeln gjorde en stor affär av det.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.De plaatselijke boekenwinkel pakte eens goed uit.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.Der örtliche Buchladen machte eine große Sache daraus.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı. Kitaplarının hepsini sattılar.Местный книжный магазин поднял шум и распродал все свои экземпляры.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.서점에서는 대량 주문을 의뢰했습니다.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.La librairie locale en a fait un grand événement.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.La libreria locale ne fece un evento.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.La librería local hizo un gran show.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.Lokalna księgarnia zrobiła z tego wydarzenie.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.Magazinul local a organizat un mare eveniment.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.Nhà sách địa phương đã làm rất tự hào về nó.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.Στο τοπικό βιβλιοπωλείο έγινε χαμός.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.Місцеві книгарні зробили з цього велику подію.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.חנות הספרים המקומית עשתה מזה עניין.
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.محل الكتب المحلي صنعوا منه شأن كبير
Yerel kitabevi kitapla ilgili büyük bir anlaşma yaptı.本は売り切れになりました