Benim bir kitabım var.J'ai un livre.
Ben kitabımı yanıma alıyorum.J'emporte mon livre.
Kitabım, kirli eller tarafından dokunulmamalı.Mon livre ne doit pas être touché par des mains sales.
Bu masadaki kitabımı kim gelip aldı?Qui est venu prendre mon livre qui était sur cette table ?
Kitabımı okuyorum.Je lis mon livre.
Ey benim şu kitabıma im'an-ı nazar ile nazar eden zât, malûmun olsun!Exemple : Segui me, piuttosto che il libro! (« Suis-moi, plutôt que ton livre ! »). après une préposition.
Nasıl satar benim kitabım.Comment le rédiger.
Bu benim kitabım.Este es mi libro.
Benim birsürü kitabım var.Tengo muchos libros.
Benim iki kitabım var.Tengo dos libros.
Kitabım nerede?¿Dónde está mi libro?
Benim bir kitabım var.Tengo un libro.
Kitabımı ne yaptın?¿Qué has hecho con mi libro?
O benim kitabım.Ese es mi libro.
Birkaç İngilizce kitabım var.Tengo algunos libros en inglés.
Senden daha az kitabım var.Tengo menos libros que tú.
Bu benim kitabım olmalı.Este debe de ser mi libro.
Kitabımı görüyor musun?¿Ves mi libro?
Sadece on kitabım var.Solo tengo diez libros.
Benim kitabım arkadaşımınkinden daha güzel.Mi libro es más bonito que el de mi amigo.
Bizim de kitabımız var, biz de namuslu ve dindarız.Así, conforme a la Escritura somos y queremos ser libres.
Yayımcı olarak: Seçim kitabım (Mein Buch zur Wahl).1993. ▪ Si quieres ser mi diálogo (Libro para la oración).
Benim bir kitabım var.Io ho un libro.
Benim iki kitabım var.Ho due libri.
Birçok kişi kitabımızı sever.A molte persone piace il nostro libro.
Bir kaç gün içinde kitabımı tanıtmak için radyoda olacağım.Tra qualche giorno sarò in radio a presentare il mio nuovo libro.
Ey benim şu kitabıma im'an-ı nazar ile nazar eden zât, malûmun olsun!Sul vinile è riportata la scritta: "Against Me!
Benim kitabım nerede?Где моя книга?
Kitabım nerede?Где моя книга?
Benim iki kitabım var.У меня две книги.
Benim birkaç kitabım var.У меня несколько книг.
İki kitabım var.У меня есть две книги.
Sadece on kitabım var.У меня лишь десять книг.
Benim kitabım yok.У меня нет книги.
Tom kitabımı akşama geri vermek üzeri aldı.Том взял мою книгу с условием возврата вечером.
Kitabımı nereye koydun?Куда вы положили мою книгу?
Kitabım orada değil.Моей книги там нет.
Bizim de kitabımız var, biz de namuslu ve dindarız.Также мы записали сирену и зациклили её».
Oysa bizim de eğitici bir kitabımız olsaydı herkes bunu okuyacak ve ilâhi gerçekleri ilk elden öğrenecekti."Когда мы слышим мелодию во второй раз, то, благодаря памяти, узнаём её.
'Evet ben çevre ile ilgili bir kitabım ama zararsızım!Я — суровый критик, но здесь, — увы!
Ey benim şu kitabıma im'an-ı nazar ile nazar eden zât, malûmun olsun!آخر مقالة في الكتاب فهي "وداع" قال فيها: "يا قرّائي، السلام عليكم.
Nasıl satar benim kitabım.Livro que vende.
Benim iki kitabım var.Tenho dois livros.
Bizim de kitabımız var, biz de namuslu ve dindarız.Wij schrijven, herschrijven en schrijven nog, Den heiligen Name van God!’
Benim birsürü kitabım var.Ik heb veel boeken.
Benim bir kitabım var.Ik heb een boek.
Kitabımın yayın hakkını geri alabildim.Ik heb de publicatierechten van mijn boek terug kunnen krijgen.
Nasıl satar benim kitabım.W książce Jak pisać.
Nasıl satar benim kitabım.Як я вирішив книгу написати.
Benim kitabım nerede?Де моя книжка?
Kitabım nerede?Де моя книжка?
Bugün çalışma kitabımı unuttum. Seninkini paylaşsak sorun olur mu?Я сьогодні забув свій підручник. Ти не міг би поділитися своїм?
Her kitabımda çok sevdiğim şiirler vardır.V dopisech bylo i mnoho milostných básní.
Bu benim kitabım.Tämä on minun kirjani.
Bu, benim sekizinci romanım, on birinci kitabım.Είναι το 22ο βιβλίο του και το 18ο μυθιστόρημα του.
Ey benim şu kitabıma im'an-ı nazar ile nazar eden zât, malûmun olsun!父親が「我的女兒是偶像(私の娘はアイドル)」という著書を書いている。
Nasıl satar benim kitabım.本を売る。
'Evet ben çevre ile ilgili bir kitabım ama zararsızım!本作の悪役だが、仲間思いではある。
'Evet ben çevre ile ilgili bir kitabım ama zararsızım!參考書的貧乏使我自慚,但我別無他法。
Bizim de kitabımız var, biz de namuslu ve dindarız.우리는 영감되었고, 유일하게 무오하며, 하나님의 권위로운 말씀인 성경을 믿습니다.