Bir bavul dolusu kitabım var.I have a suitcase full of books.
Son günlerde içe dönüklükle ilgili bir kitabım basıldı, bu kitabı yazmak yedi yılımı aldı.So I just published a book about introversion, and it took me about seven years to write.
Benim kitabıma göre değil.Not in my book, it isn't.
Hepsini bir sonraki kitabımda derledim;I compiled them all into my upcoming book, "Mind Over Medicine:
Kitabımın ilk bölümünün bu online dersinde öğretemeniniz ben olacağım.And I'll be your lecturer, for this online lecture of the first chapter of the book.
Bu ders, bütün slaytlarım ve de kitabım, anlayacağınız gibi, açık.This lecture and my slides, and the book, as a matter of fact, are all open.
Kitabımın bir başlık sayfası vardı.My book had a title page.
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.And I met with this editor, and I left New York for a contract for my first book,
10 resimli kitabım yayınlandı.I have 10 picture books out.
"Ornitorenk Polis Ekibi: Vıraklayan Kurbağa" adlı çocuk kitabımın çıkmasını bekliyorum.I'm expecting the release of a chapter book called "Platypus Police Squad:
Kitabımı bitirmek üzereyken, bir belgesel yayınlandı.And toward the end of writing that book there was a documentary that came out.
Sumatra gezimizde resimleri siz çekseydiniz... ...insanlar kitabımı inandırıcı bulabilirdi.If we'd had you to take pictures on the Sumatran trip... they might have believed my book.
Şimdi devam ettiğim proje bu; sonraki kitabım bununla ilgili olacak.That's my current project; it will be my next book.
Kitabımın üzerinde çalışırken, düşünerek orgazm olabilen bir kadınla görüşme yapmıştım.(Laughter) When I was working on the book, I interviewed a woman who can think herself to orgasm.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.So I've been asked by the organizers to read from my book.
Gördüğünüz gibi, aşağı yukarı bir resim kitabı gibi gözüken kitabımın adı "Sanatı Toparlamak".It's called "Tidying Up Art" and it's, as you can see, it's more or less a picture book.
Ve daha fazlasını görmek isteyenler için, aşağıda kitapçıda kitabımı bulabilirsiniz.And for those who want to see more, I've got my book downstairs in the bookshop.
Bu kitabımın piyasaya sürülüşü.This is the launch of my book.
Şempanzelerin ne kadar okuduklarını bilmiyorum, ama kitabımla gayet ilgili duruyorlar.I'm not sure how well the chimpanzees read it, but they surely seemed interested in the book.
İki tane ayrı kural kitabımız var.We have two rulebooks.
Ama bizim hiç kitabımız yokki.But we haven't got any books.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.And then I knew that had to be [the] setting of my book.
Ne zaman ki yetişir, o artık benim kitabım değildir.When it arrives, it is no longer my book.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .So I will get 60,000 people download my book at that price my e-book.
Şu anda e-kitabım 4 lira ve bu talebi azaltacak.So it's now at $4 and then that kills off a lot of the demand.
Şimdi talep miktarı e-kitabımı indiren 40.000 kişiye düşecek. .Now the quantity demanded goes down to 40,000 people downloading it.
Kitabım Hey, çekil şuradan.My book. Hey, move over.
Sizin be benim de ilkokula giderken 10,000 tane kitabımız yoktu.You and I didn't have 10,000 books when we went to primary school.
İşte Kitabımız, aleyhinize gerçeği söylüyor.This, Our record, will speak about you truthfully.
Kitabı sağından verilen: "Alın Kitabımı okuyun" der.He who is given his ledger in his right hand, will say: "Here, read my ledger.
Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke bana Kitabım verilmeseydi!"But whosoever gets his ledger in his left hand, will say: "Would that I were never given my ledger,
"Bu Bizim kitabımızdır; sizin aleyhinizde hak ile konuşuyor.This, Our record, will speak about you truthfully.
Artık kitabı sağ-eline verilen kişi, der ki: "Alın, kitabımı okuyun."He who is given his ledger in his right hand, will say: "Here, read my ledger.
Kitabı sol eline verilen ise; o da, der ki: "Bana keşke kitabım verilmeseydi."But whosoever gets his ledger in his left hand, will say: "Would that I were never given my ledger,
"Bu kitabımız gerçekten sizin aleyhinize konuşur.This, Our record, will speak about you truthfully.
Bu kitabımız, size gerçeği söyler; şüphe yok ki biz, ne yaptıysanız hepsini yazdırmışızdır.This, Our record, will speak about you truthfully. We had everything you did recorded in it.
Derken kimin kitabı, sağ yanından verilirse artık der ki: Gelin, işte okuyun kitabımı.He who is given his ledger in his right hand, will say: "Here, read my ledger.
Ve ama kimin kitabı, sol yanından verilirse artık der ki: Keşke verilmeseydi kitabım.But whosoever gets his ledger in his left hand, will say: "Would that I were never given my ledger,
Bu bizim kitabımız, karşınızda gerçeği söylüyor.This, Our record, will speak about you truthfully.
Öz kitabı sağından verilen: "İşte kitabım, okuyun!" der.He who is given his ledger in his right hand, will say: "Here, read my ledger.
"Bu, yüzünüze karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır.This, Our record, will speak about you truthfully.
Kitabı sağ tarafından verilen:" Alın, kitabımı okuyun" der.He who is given his ledger in his right hand, will say: "Here, read my ledger.
Kitabı sol tarafından verilene gelince, der ki:" Keşke, bana kitabım verilmeseydi!"But whosoever gets his ledger in his left hand, will say: "Would that I were never given my ledger,
Kitabı sağından verilen, "alın okuyun kitabımı.."He who is given his ledger in his right hand, will say: "Here, read my ledger.
Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke kitabım verilmeseydi de,But whosoever gets his ledger in his left hand, will say: "Would that I were never given my ledger,
"Bu kitabımız size karşı gerçeği konuşmaktadır.This, Our record, will speak about you truthfully.
Kitabı sağından verilen, "Alın kitabımı okuyun," der,He who is given his ledger in his right hand, will say: "Here, read my ledger.
Kitabı solundan verilenlere gelince, onlar, "Keşke kitabım bana verilmeseydi," der,But whosoever gets his ledger in his left hand, will say: "Would that I were never given my ledger,
İşte Kitabımız, aleyhinize gerçeği söylüyor. Çünkü biz, yaptıklarınızı yazıyorduk.This is Our Record which bears witness against you with truth; We used to record all what you did.”
"Bu, yüzünüze karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk."This is Our Record which bears witness against you with truth; We used to record all what you did.”
"Bu kitabımız size karşı gerçeği konuşmaktadır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk."This is Our Record which bears witness against you with truth; We used to record all what you did.”
Kitabım da bu hikayeyi anlatıyor.My book tells that story.
Belgeselde "Okuyacak kitabım olmadığı için gerçekten çok sıkıldım" derken filme alınıyor.[2]"I'm really bored because I have no books to read," she is filmed saying in the documentary.[2]
Benim iki kitabım var.Ich habe zwei Bücher.
Bu benim kitabım.Dies ist mein Buch.
Benim bir kitabım var.Ich habe ein Buch.
Bu benim kitabım olmalı.Das muss mein Buch sein.
Nasıl satar benim kitabım.So verkaufen Sie Ihr Buch!
Ey benim şu kitabıma im'an-ı nazar ile nazar eden zât, malûmun olsun!Er beschrieb diese in seinem Buch Ut mine Festungstid („Aus meiner Festungszeit“).
Benim iki kitabım var.J'ai deux livres.