Bu yazdığım yapay bir yaşamla uzlaşan kitabımda ki idi.كان ذلك في كتاب من تأليفي يتحدث عن الحياة الاصطناعية
Bu yazdığım yapay bir yaşamla uzlaşan kitabımda ki idi.そもそもNASAの部長が
Charlie: Benim kitabıma göre değil.찰리 : 제 의견은 그렇습니다.
Charlie: Benim kitabıma göre değil.צ'ארלי: לפי דעתי לא, זה לא.
Charlie: Benim kitabıma göre değil.تشارلي: ليست في كتابي، أليس كذلك.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.왜냐하면 2002년에 썼던 "특이점이 온다"라는 제 책에 있던 도표거든요.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.For jeg havde dem til og med 2002 i min bog, Singulariteten Er Tæt På.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Je les ai en effet depuis 2002 dans mon livre: Humanité 2.0 : La bible du changement (The Singularity is Near)
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Karena saya hanya punya sampai 2002 dalam buku saya, "The Singularity is Near."
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Li avevo inseriti nel 2002 nel mio libro, "La Singolarità è vicina."
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Mivel 2002-ig volt meg nekem a "Közel a szingularitás" című könyvemben.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Pentru că le-am avut până la 2002 în cartea mea, "Singularitatea este aproape".
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Porque los tenía hasta el 2002 en mi libro, "La Singularidad está Cerca."
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Protože jsem je měl od roku 2002 ve své knize "Singularita se blíží."
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Tinha-os no ano de 2002, no meu livro "The Singularity is Near".
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Διότι, τις είχα ως το 2002 μέσα στο βιβλίο μου, Η Μοναδικότητα είναι Κοντά.
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Ведь графики ещё с 2002 года, с моей книги "Сингулярность уже близка".
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.Защото са от 2002 г. в книгата ми "Сингулярността е близо" ("The Singularity is Near").
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.כיוון שהם הופיעו מאז 2002 בספרי "הסינגולריות קרבה".
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.لأنها كانت إلى 2002 في كتابي، التفرد قادم
Çünkü "Tekillik Yakın" kitabımda 2002'ye kadar varlar.だから私はアップデートしました
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı."내 연구에 대해서 쓰자. 그러고 나서 요리책을 써야지."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı.""Napiszę o moich badaniach jeśli nie ma innej drogi, ale później wracam do mojej książki kucharskiej."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı.""Ok, vou escrever sobre a minha pesquisa.
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı."Řekl jsem si "Napíši o svém výzkumu když tedy není jiná možnost. A pak budu moci napsat svou kuchařku."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı."Sanoin: "Jos on pakko, kirjoitan tutkimuksestani - sitten saan tehdä keittokirjani."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı.""Scriverò del mio lavoro se non c'è altro modo. Dopo tornerò al libro di cucina."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı.""Θα γράψω για την έρευνά μου αφού δεν υπάρχει άλλος τρόπος. Και μετά θα κάνω το βιβλίο μου για τη μαγειρική."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı.""Напишу о науке, раз уж другого пути нет. А затем займусь своей кулинарной книгой".
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı.""Ще пиша за изследванията си, щом няма друг начин. И после ще мога да си напиша готварската книга."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı."אם אין דרך אחרת. ואז אני אוכל לעשות את ספר הבישול שלי."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı."إن لم يكن هناك طريقة أخرى. ثم أعود للكتابة عن الطبخ."
Dedim ki, "Eğer ki başka yolu yoksa ben de önce araştırmalarım hakkında yazarım.Sonra da yemek kitabımı."長期休暇を取って 自分の研究について書きました
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti."'Ik heb er de boeken nog eens op nageslagen, maar de therapie voor ondervoeding is voedsel.'
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""제가 마지막으로 제 교과서를 확인해봤을때, 영양실조의 치료는 식사로 알고 있는데요."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""La última vez que revisé mis libros, la terapia específica para la malnutrición era comida".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""L'ultima volta che ho controllato sui manuali, la terapia per la malnutrizione era il cibo".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Mikor utoljára megnéztem a könyveimet, az alultápláltság kezelése az étel volt."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Sidste gang jeg kiggede i min lærebog, var mad den specifikke behandling mod underernæring."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Ultima oară când mi-am verificat manualele, terapia specifică malnutriției era mâncarea."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Według moich podręczników sposobem leczenia niedożywienia jest żywność".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Την τελευταία φορά που κοίταξα τα βιβλία μου, η βασική θεραπεία για τον υποσιτισμό είναι το φαγητό".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Последният път, когато проверих учебниците си, видях, че специфичната терапия за недохранване е храна."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""בפעם האחרונה שבדקתי את הספרים שלי, הטיפול הייעודי לתת תזונה הוא אוכל."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""إن آخر مرة لي حين راجعت كتبي مدرسية، كان العلاج المحدد لسوء التغذية هو الغذاء".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti."栄養失調の治療には 食べ物がいいと書かれていたが」 (笑)
Diğer bütün e-kitaplara da benim e-kitabımın alternatifi diyelim. . . .다른 사람이 쓴 책을 제 책에 대한 "대체제"라고 해요. 써보도록 하죠.
Diğer bütün e-kitaplara da benim e-kitabımın alternatifi diyelim. . . .私の製品の代替と呼ぶことができます。 だからここでは、 これら他の電子ブックは、これらの代替品です。
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .한 6만명이 샀다고 쳐요.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Bude to 60 000 lidí, kteří si mou e-knihu za tuto cenu stáhne.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Diciamo 60 000 persone scaricano il mio e-book a quel prezzo.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Disons que 60,000 personnes télécharge mon livre à ce prix, mon livre numérique.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Entonces, 60,000 personas descargan mi libro a ese precio, mi e-book.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Er zijn 60.000 mensen die mijn boek downloaden voor die prijs.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Vậy tôi sẽ có 60,000 người tải sách tôi xuông voowisgias của cuốn e-book.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Будет 60000 человек, скачавших мою книгу по этой цене.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Да кажем, 60 000 човека свалят електронната ми книга при тази цена.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .Отже, припустимо, я отримаю 60 000 людей, які завантажили мою книгу.
Diyelim ki 60.000 kişi e-kitabımı bu fiyatla indirecek. .その値段で私の電子書籍をダウンロードする シナリオB、2ドル値上げをする
"Dokunduğumuz her şeyi mahvettiğimiz" gerçeği yerine. Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Místo toho, na co jsme šáhli, to jsme zničili.