Ana içeriğe geç
Sözlük

kit ile cümle

kit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kitap açın ve ruhunuz açılacaktır.Open a book and it will open your soul.
O oturuyor ve bir kitap okuyordu.He was sitting and reading a book.
Sen kitabı okumayı bitirdiğinde o neredeydiyse onu geri koy.After you finish reading the book, put it back where it was.
Amerika ülke değil kıtadır.America isn't a country, it's a continent.
Amerika göç alan bir kıtadır.America is a continent of immigration.
Afrika bir göç kıtasıdır.Africa is a continent of migration.
Yaklaşık 3:00 a.m. e kadar kitap okuduğu için Tom yatmamıştı.Tom was up until about 3:00 a.m. reading a book.
Tom geniş kitlenin önünde konuşma yapmaktan hoşlanmaz.Tom really does detest giving speeches in front of large audiences.
Tom ders kitabını arabada bıraktı.Tom left his textbook in the car.
Tom kıt kanaat geçinmekte zorlanıyor.Tom is having trouble making ends meet.
Tom üç kitap yazdı.Tom has written three books.
Tom'un üç bin kitabı vardır.Tom has three thousand books.
Tom bütün öğleden sonra boyunca kitap okuyor.Tom has been reading a book all afternoon.
Tom dün gece okumaya başladığı kitabı zaten bitirdi.Tom has already finished the book he started reading last night.
Tom'un birçok dini kitabı var ama o onları hiç okumaz.Tom has a lot of religious books, but he has never read them.
Tom o kitabı okumayı zor buldu.Tom found that book difficult to read.
Tom kitapları okumayı seviyor.Tom enjoys reading books.
Tom kitaplarını yere düşürdü.Tom dropped his books on the floor.
Tom o kitabı okumak istemiyor.Tom doesn't want to read that book.
Tom çok sayıda kurgusal olmayan kitap okumaz.Tom doesn't read many non-fiction books.
Tom Fransızca kitapları okumaz.Tom doesn't read books in French.
Tom Pazar günleri kitap okumaktan başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but read books on Sundays.
Tom öğretmenin ona okumasın söylediği kitabı okumadı.Tom didn't read the book his teacher had told him to read.
Tom istediği kitabı alamadı.Tom couldn't get the book he wanted.
Tom birkaç gün önce okul kütüphanesinden birkaç kitabı gözden geçirdi.Tom checked out a few books from the school library a few days ago.
Tom bütün bu kitapları bir günde okuyamaz.Tom can't read all these books in one day.
Tom bu kitaplığı biraz yardım almadan taşıyamaz.Tom can't move this bookcase without a little help.
Tom ödünç aldığı kitabı getirmek için geldi.Tom came to return a book he'd borrowed.
Tom fotoğraf makineleri hakkında bir kitap satın aldı.Tom bought a book about cameras.
Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.Tom and his wife both have to work to make ends meet.
Tom ve büyükannesi kitapçıya gitti.Tom and his grandmother went to the bookstore.
Kimse Tom'un kitabı çaldığını görmedi.Nobody saw Tom steal the book.
Tom Mary'nin yardımı olmadan kitaplığı taşımaya çalıştı.Tom tried moving the bookcase without Mary's help.
Tom Mary'nin kitabını ateşe fırlattı.Tom threw Mary's book into the fire.
Tom Mary'nin okuması için ilginç bir kitap çıkardı.Tom picked out an interesting book for Mary to read.
Tom, Mary'nin ona verdiği kitabı asla okumadı.Tom never read the book that Mary gave him.
Tom Mary'ye bir kitap uzattı.Tom handed Mary a book.
Tom Mary'ye Avustralya hakkında bir kitap verdi.Tom gave Mary a book about Australia.
Tom Mary'nin ona verdiği kitabı oldukça sıkıcı buldu.Tom found the book Mary had given him quite boring.
Tom Mary'yi bir kitap okurken buldu.Tom found Mary reading a book.
Tom kitaplarını Mary'ye ödünç vermeyi sevmiyor.Tom doesn't like to lend his books to Mary.
Tom Mary'den bir kitap ödünç aldı.Tom borrowed a book from Mary.
Tom, Mary'den bir kitap ödünç aldı.Tom borrowed a book from Mary.
Tom Mary'ye onun İngilizce ders kitabını ödünç alıp alamayacağını sordu.Tom asked Mary if he could borrow her English textbook.
Tom'un notları düşüyordu, bu yüzden o, kitapları ineklemeliydi.Tom's grades have been slipping, so he really needs to hit the books.
Biz Çin hakkında pek çok kitap yazdık.We wrote many books about China.
Kitabı kime verdin?Who did you give the book to?
Onun 2.000 kitabı vardır.She has 2,000 books.
O kitabı okumanın zor olduğunu düşündüm.I thought that book was difficult to read.
Kitap okumanın zor olduğunu düşündüm.I thought that book was difficult to read.
Kitabı kime vereceksin?Who will you give the book to?
Ne ilginç bir kitap!What an interesting book!
Benim iki İngilizce kitabım var.I have two English books.
Benim profesör kamu için yazılan bilim kitaplarını küçümsüyor.My professor sneers at science books for the general public.
Sadece bir mağaza bu kitabı satışa arz ediyor.Only one store carries this book.
Sadece bir dükkan bu kitabı satmaktadır.Only one store carries this book.
O da kitapları sever.She loves books too.
Her yerde bu kitabı aradık.We've searched high and low for this book.
Biz kitabın dışında bir şey bırakmadık.We have left nothing out of our book.
Daha sonraki hayatında sana faydalı olacak kitapları okumalısın.You should read the kind of books that will be useful to you later in life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod