O ona şu kitapları okumasını tavsiye etti.She advised him to read those books.
O, yıllar önce ondan kitabı ödünç aldı ve onu henüz iade etmedi.She borrowed the book from him many years ago and hasn't yet returned it.
Kitabı ondan ödünç aldı.She borrowed the book from him.
Ona bir kitap verdi.She gave him a book.
O, ona bir kitap uzattı.She handed him a book.
O Tony'nin kitabı.That's Tony's book.
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Önceden kitabı okudun?You've already read the book?
O kalın kitabı gördün mü?Have you seen that thick book?
Bu kütüphanede 50000'den fazla kitap var.There are more than 50,000 books in this library.
Onun kütüphanede 3.500 kitabı var ve onların çoğu ilk baskı.She has 3,500 books in her library and many of them are first editions.
Onun kütüphanesinin 3.500 kitabı var ve birçok birinci baskı içermektedir.Her library has 3,500 books and includes many first editions.
Senin en sevdiğin kitap hangisidir?What's your favorite book?
Senin gözde yemek kitabın nedir?What's your favorite cookbook?
Favori Harry Potter kitabın hangisidir?What's your favorite Harry Potter book?
Favori kitap türün nedir?What's your favorite kind of book?
Bu kitabın en sevdiğiniz bölümü nedir?What's your favorite part of this book?
Favori kendi kendine-yardım kitabın nedir?What's your favorite self-help book?
Okumak için favori kitap türün nedir?What's your favorite kind of book to read?
Bu kitapta en sevdiğin karakter kim?Who's your favorite character in this book?
Mark'ın kitabı çok ilginç.Mark's book is very interesting.
O kitabı satın almadım.I didn't buy that book.
Yakılan her kitap dünyayı aydınlatır.Every burned book enlightens the world.
Bu kitap benim uğurlu eşyam. Onu her beş ayda okurum.This book is my good luck charm. I read it every five months.
Lütfen bu kitabı en üste koyun.Please put this book on the very top.
Kitap beyaz.The book's white.
Dolma kalemim kitabımın olduğu yerde.My pen is where my book is.
Sık sık sesli kitaplar dinler misin?Do you often listen to audiobooks?
Her zaman yapmak istediğim tek şey bir çocuk kitabı yazmaktır.One thing I've always wanted to do is write a children's book.
Lütfen bu kitaba bir göz atın.Please have a look at this book.
Bu kitaplar çocuklar için değil.These books aren't for children.
Bu kitaplar sadece çocuklar için değildir.These books aren't just for children.
Ben masanın üstündeki kitaplarla ne yapmalıyım?What should I do with the books on the table?
Kitap alıyorum.I'm taking a book.
Ben kitap alıyorum.I'm taking the book.
Bir kitap okumak istiyordum.I wanted to read a book.
Bu kitap yenidir.This book's new.
Kitapların kendilerine ait bir kaderi var.Books have a fate of their own.
Dün bir kitap satın aldım.Yesterday, I bought a book.
"Benim Mücadelem" Adolf Hitler tarafından yazılmış bir kitap."Mein Kampf" is a book by Adolf Hitler.
Bu kitabı kolaylıkla okuyabilmelisin.You should be able to read this book easily.
Kütüphane kitaplarına yazı yazmayın.Don't write in library books.
Kütüphane kitaplarına yazı yazmamalısın.You shouldn't write in library books.
Raskolnikov, Dostoyevski tarafından yazılan Suç ve Ceza isimli kitabının baş kahramanıdır.Raskolnikov is the protagonist of the book of Crime and Punishment written by Dostoevsky.
Kitabı okudum.I read the book.
Yaklaşık kaç tane kitabın var?About how many books do you have?
Bu kitabı ondan aldım.I got this book from him.
Bu kitabı daha önce okudun mu?Have you already read this book?
Daha önce bu kitabı okudun mu?Have you already read this book?
Bugün postadan bir kitap aldım.I got a book in the mail today.
Bu kitap ondan bile daha ilginç.This book is even more interesting than that one.
Senin kitabın ne zaman yayınlanacak?When will your book be published?
Sahip olduğum her şey kitaplardır.All I have is books.
Bütün sahip olduğum bir kitaptır.All I have is a book.
Kitaplar okurum.I read books.
Bu kitabı okuyorum.I'm reading this book.
Kabuki üzerine olan o kitap pahalı olabilir.That book on kabuki might be expensive.
O oturuyordu, kitap okuyordu.He was sitting, reading a book.
Kitabımı yanıma alıyorum.I'm taking my book with me.
O kutunun içinde birçok kitap vardı.There were many books inside of that box.