Genişleme ve kirlilikŠiritev in onesnaževanje
Genişleme ve kirlilikÚnie a spolupráca
Genişleme ve kirlilik∆ιεύρυνση και ρ ύ p i αν ση
Genişleme ve kirlilikРазширяването и замърсяването
Gerçekten teknolojiyi ve gelişmeyi tekrardan temiz bir şeye tercüme etmek, sanal bir olmayan bir kirlilik.동 유럽에서는 그당시 소비에트 연방에 의존하고 있었습니다.
Gerçekten teknolojiyi ve gelişmeyi tekrardan temiz bir şeye tercüme etmek, sanal bir olmayan bir kirlilik.בגרמניה המזרחית, בתקופת התלות שלה בגוש הסובייטי.
Gerçekten teknolojiyi ve gelişmeyi tekrardan temiz bir şeye tercüme etmek, sanal bir olmayan bir kirlilik.في ألمانيا الشرقية، في فترة إعتمادها على التكتل السوفيتي.
Gerçekten teknolojiyi ve gelişmeyi tekrardan temiz bir şeye tercüme etmek, sanal bir olmayan bir kirlilik.東ドイツで開発されました そして これらの技術を再び取り入れて とてもクリーンな技術を
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.Acumulamos grandes cantidades de contaminantes en el aire y en el agua.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.Am adunat cantităţi enorme de poluare în aer şi în apă.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.Chúng ta đã xả lượng ô nhiễm khổng lồ vào trong không khí và nước
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.Kita mengakibatkan pencemaran dalam jumlah besar ke air dan udara.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.우리는 엄청난 양의 오염물질을 쌓았습니다. 대기와 물에다 말이죠.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.Noi rilasciavamo enormi quantità di sostanze inquinanti nell'aria e nell'acqua.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.On a émit d'énormes quantités de pollution dans l'air et dans l'eau.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.W dużym stopniu zanieczyściliśmy powietrze oraz wodę.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.We loosden enorme massa's verontreiniging in de lucht en in het water.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.Wir entließen enorme Mengen an Schadstoffen in die Luft und ins Wasser.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.Натрупали сме огромни количества замърсяване във въздуха и във водата.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.Огромное количество отходов сбрасывалось в воздух и в воду.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.פלטנו כמויות אדירות של זיהום לאוויר ולמים.
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.لقد كدسنا كميات هائلة من المواد الملوثة في الهواء و في داخل المياه
Havaya ve suya... ...muazzam oranda kirlilik yaydık.大気と海に蓄積しました 私の職場 ホプキン海洋研究所
Hı hı. Çok elektrik ve az kirlilik üretir.Humm... ca produit beaucoup d'électricité, et cause peu de pollution, c'est ça ?
Hı hı. Çok elektrik ve az kirlilik üretir.Παράγει ηλεκτρική ενέργεια με λιγότερη μόλυνση της ατμόσφαιρας.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Ils polluent aussi leur voisinage. Leurs bassins se polluent donc mutuellement.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Inquinano anche i loro vicini di casa.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.또한 그것들은 가까운 이웃을 오염시켰습니다. 그들은 서로의 우물을 더럽히고 있었습니다.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Poluează şi vecinii imediaţi.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Sie verschmutzen auch ihre Umgebung.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Také znečisťují své nejbližší sousedy.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.También contaminan a sus vecinos. Así que están todos cagando en los estanque ajenos.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Và cũng làm ô nhiễm cả những hộ gia đình kế cận.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Zanieczyszczają się też nawzajem, dosłownie srają na siebie.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Ze vervuilen ook hun buren. Dus ze bevuilen allemaal elkaars vijver.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Они также отравляют этим своих ближайших соседей.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.Те също така замърсяват своите съседи. Така че, всички те се изхождат в езерцето на съседа.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.הן מזהמות גם את החוות השכנות.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.كما أنها تلوث الجيران القريبين. لذلك فإنهم يلوثون بركهم.
Kapı komşuları da bu kirlilikten nasibini alıyor.文字通りに
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.Föroreningar, såsom koldioxidutsläpp, räknas också som en del av fotavtrycket.
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.La pollution, telles que les émissions de dioxyde de carbone, est également comptabilisée dans l'empreinte.
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.Onesnaževanje, kot npr. izpusti ogljikovega dioksida, se prav tako upošteva kot del odtisa.
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.Saastuminen, esimerkiksi hiilidioksidipäästöt, lasketaan myös osaksi jalanjälkeä.
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.Umweltverschmutzung, wie Kohlendioxidemissionen, ist auch Teil der Fläche des Fußabdrucks.
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.Vervuiling, zoals de uitstoot van koolstofdioxide, wordt ook meegerekend in de voetafdruk.
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.Zanieczyszczenie, takie jak emisje dwutlenku węgla, jest także liczone jako część śladu.
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.Znečistenie, ako napríklad emisie oxidu uhličitého, sa tiež považuje za súčasť stopy.
Karbondioksit emisyonları gibi kirlilikler de ayak izinin bir bölümü olarak hesaplanır.Znečištění, jako jsou např. emise oxidu uhličitého, se také považují za součást ekologické stopy.
Kirlilik azalıyor.De vervuiling is afgenomen.
Kirlilik azalıyor.Die Umweltverschmutzung ist zurückgegangen.
Kirlilik azalıyor.La contaminación se ha disminuido.
Kirlilik azalıyor.La pollution a diminué.
Kirlilik azalıyor.L'inquinamento si è calmato.
Kirlilik azalıyor.Pencemarannya telah mereda.
Kirlilik azalıyor.Sự ô nhiễm đã giảm bớt.
Kirlilik azalıyor.Загрязнение снизилось.
Kirlilik azalıyor.Замърсяването е намаляло.
Kirlilik geçmişe ait bir anı olacak.A környezetszennyezés már a múlté lesz.
Kirlilik geçmişe ait bir anı olacak.Föroreningar skulle bli ett minne blott.