kirliliği ile cümle

kirliliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İlaç kirliliğine karışan bir diğer surum da su kirliliğindeki cinsellik etkisidir.Jednou z možných cest poškozování mužského zdraví je estrogenní účinek látek zamořujících životní prostředí.
1950'lerin sonunda Pauling, Los Angeles'teki hava kirliliği sorunu hakkında çözüm üretmeyi amaçlıyordu.Potom zase bylo divné proč chce Cooper vědět život v Los Angeles ve 24. století.
Hava kirliliği de bir dezavantajdır.Klimatizace může i škodit.
2010 yılında hava kirliliği, 1,2 milyon insanın erken ölümüne sebep oldu.În 2010, poluarea aerului a cauzat 1,2 milioane de decese premature în China.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.Factorii de risc includ expunerea la fum de tutun, praf și alte poluări ale aerului.
Kömür yakımı ve endüstri atıklarından gelen emisyon, hava kirliliğine sebep olmaktadır.Emisiile provenite din industrie și utilitățile de ardere a cărbunelui contribuie la poluarea aerului.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.În prezent, poluarea produsă de uzină reprezintă o gravă problemă de sănătate pentru locuitori.
Havzanın en büyük sorunu su kirliliğidir.Problema cea mai mare era aprovizionarea defectuoasă cu apă.
Çevre kirliliği, çevrenin doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır.Cea mai mare parte a districtului este nelocuită, cu regiuni de natură neatinsă de mâna omului.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.A levegőszennyezés súlyos probléma a városban.
Fakat bunların içinde en tahripkar olanları endüstrileşmeden kaynaklanan toprak, hava ve su kirliliğidir.Ezek mind a talajok kedvezőtlen víz-, levegő- és tápanyag-gazdálkodásával függnek össze.
Gözlemlerde hava kirliliği olmayan bölgeler seçilir.Mindkét esetben biztosítani kell, hogy az egyén ne lélegezhessen be szennyezett levegőt.
Atık suların tekrar kaynağa döndürülmesi bu kaynakta kirliliğin artmasına neden olmaktadır.A bányák bezárása nyomán szerencsére megint található benne víz.
Oluşan deniz kirliliği o zaman kadar görülmüş en büyük felaketti.Haaksirikko oli siihen asti suurin merellä tapahtunut öljyonnettomuus.
Hava kirliliği de bir dezavantajdır.Myös ilmanlaatu on ongelma.
Hava kirliliğine karşı dayanıklıdır.Se on arka ilmansaasteille.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.Τέλος, στις μεγάλες πόλεις η ατμοσφαιρική ρύπανση αποτελεί σοβαρό πρόβλημα.
Çevre kirliliği ciddi boyutlara ulaştı.Η ρύπανση του περιβάλλοντος πήρε μεγάλες διαστάσεις.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.ΟΙ παράγοντες κινδύνου περιλαμβάνουν την έκθεση σε καπνό τσιγάρου, σκόνη, και άλλους αέριους ρύπους.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Μειώνει την ατμοσφαιρική ρύπανση και την ηχορύπανση.
Kuraklığa ve hava kirliliğine dayanıklı bir türdür.Η υγρασία του χώματος και της ατμόσφαιρας είναι απαραίτητη .
Atık su arıtımı Su kirliliğiΝερό Κύκλος του νερού Υγρασία ατμόσφαιρας
1913 : İlk hava kirliliği kontrol cihazı.1971: Διαθέσιμος αυτόματος κλιματισμός.
Hava kirliliği de bir dezavantajdır.Επίσης ο ατμοσφαιρικός αέρας είναι ένας μονωτής.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.Luftforureningen i Mexico City udgør et betydeligt helbredsproblem.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Samtidig mindskes støj- og luftforureningen.
Yeni enerji gereksinimi ve artan çevre kirliliği bu araştırmaları hızlandırmıştır.Men nye ovntyper og hurtigbrændingsteknik har udjævnet disse forskelle.
Çevre kirliliğini önleme konusunda titizlik gösterir.Der skal lægges større vægt på at forebygge forurening.
Pestisit kirliliğiVannforgiftning
Bu nedenle hidrojen gazlı kaynak makineleri çevre kirliliği yapmaz.Hydrogendrevne kjøretøy forurenser derfor ikke lokalt.
Toprak kirliliğini önlemek için çok çeşitli teknik geliştirilmektedir.Det er kommet mye ny teknologi som skal forsøke å hindre utslipp av olje.
Atık su arıtımı Su kirliliğiPersediaan air – Kontaminasi air.
Toprak kirliliğini önlemek için çok çeşitli teknik geliştirilmektedir.Ada banyak teknologi untuk mengolsh air limbah.
Hava kirliliği de bir dezavantajdır.Kelemahan yang juga harus diperhatikan adalah gangguan cuaca.
Bir sudaki BOİ miktarının yüksek olması, o sudaki kirliliğin o derece yüksek olduğunu belirtir.Semakin besar nilai DO pada air, mengindikasikan air tersebut memiliki kualitas yang bagus.
2010 yılında hava kirliliği, 1,2 milyon insanın erken ölümüne sebep oldu.Năm 2010, ô nhiễm không khí khiến cho 1,2 triệu người chết sớm tại Trung Quốc.
Toprak kirliliğini önlemek için çok çeşitli teknik geliştirilmektedir.Nhiều công nghệ đã được phát triển để phục hồi đất / trầm tích bị ô nhiễm dầu.
1913 : İlk hava kirliliği kontrol cihazı.1925 - Mô hình nghiên cứu đầu tiên về ô nhiễm nước.
Yaşamımıza karışan kirliliğin son bulmasını istiyoruz!命を懸けた最後の大捜査!
Bunların dışında su kirliliği sınıflandırmalarında farklı ölçütler ve farklı kirlilik çeşitleri bulunmaktadır.また、降水の分類の仕方にはこれ以外にいろいろなものがある。
Havzanın en büyük sorunu su kirliliğidir.最大の問題は水利権問題である。
Körfez çevresindeki yoğun sanayi ve deniz ulaşımı kirliliğin başlıca sebebidir.船の水路や湾に沿ってある工場が汚染の主要源である。
Örneğin, "Kirliliğin bütün nedenlerini görmek istermisiniz?"別の例では『死に至る病』に不条理を見ることができる。
Hava kirliliği yüzünden her sene 7 milyon kişi ölmekte.据估算,每年约有700万人死于各种空气污染。
Işık kirliliği şehirleşmiş bölgelerde giderek artan ıık kaynağıdır.光汙染是城市化地區的天空亮度不斷增加的來源。
2010 yılında hava kirliliği, 1,2 milyon insanın erken ölümüne sebep oldu.在2010年,中國境內的空氣污染造成近120萬人過早死亡。
Hava kirliliği de bir dezavantajdır.此外热空气下降也是一个不容易理解的事。
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.風險因素包括吸煙、塵埃和空氣污染。
Hava kirliliği arttıkça daha fazla ölüm veya hastaneye başvuru gerçekleşmektedir.當空氣污染程度上升時,會有更多的病亡個案。
Çevre kirliliği yüzde 50 düşük olan motor çok sessiz.梅西爾德星的內部有高達50%是空洞。
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.위험 요인에는 담배 연기, 먼지, 기타 공기 오염의 노출을 포함한다.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.גורמי סיכון כוללים חשיפה לעשן טבק, אבק ומזהמים באוויר.
İlaç kirliliğine karışan bir diğer surum da su kirliliğindeki cinsellik etkisidir.מרכיב נוסף שתורם לזיהום האוויר הוא שריפת זבל פיראטית.
Çevre kirliliği, çevrenin doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır.Природата в района е непокътната от човешка ръка.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Също така предприети са мерки за намаляване на вредните шумове.
Hava Kirliliği: Hava kirliliği kentlerin temel sorunlarından birisidir.Пътното движение е основен източник на замърсяване на въздуха в града.
Hava kirliliğine karşı dayanıklıdır.Търпи атмосферни замърсявания.
Kömür yakımı ve endüstri atıklarından gelen emisyon, hava kirliliğine sebep olmaktadır.Моторните превозни средства и промишлените емисии развалят качеството на въздуха.
Deniz kirliliğinde gemi kaynaklı farklı kirlilik nedenleri bulunur.Известна небалансираност се наблюдава по отношение въоръжението на кораба.
Memurlar gürültünün ve kirliliğin olacağını ifade etti.Službenici su izrazili zabrinutost zbog buke i ometanja prometa.

İlgili Sayfalar