kirliliği ile cümle

kirliliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gürültü kirliliği nedeniyle zaten hemen hemen kör olan hayvanın pervanelerle çarpışma riski arttı.Noise pollution caused the nearly blind animal to collide with propellers.
Çevre kirliliği ciddi boyutlara ulaştı.Environmental pollution has taken on large dimensions.
Gürültü, yaygın olarak, istenmeyen ses veya ses kirliliği anlamıyla kullanılır.In common use, the word noise means unwanted sound or noise pollution.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.Air pollution in the United Kingdom has long been considered a significant health issue.
Aksi halde görüntü kirliliğine yol açabilir.Otherwise they cause image deterioration.
Avrupa Birliğinin yayınladığı yönetmelikler atık gaz kirliliğinin azaltılmasında etkili olmuştur.Legislation in Europe has been efficient to reduce flue gas pollution.
Bu atıkların kullanımı çevre kirliliğinin azalmasına katkıda bulunacaktır.Using slash in this manner reduces ground damage.
Denizyıldızları ve diğer derisi dikenliler deniz kirliliğine karşı duyarlıdırlar.Starfish and other echinoderms are sensitive to marine pollution.
Güneşli veya yarı gölge yeri ve hatta belli ölçüde kirliliğide tolere edebilir.It can tolerate sun or dappled shade and some degree of pollution.
En önemli çalışma sahası Çevre kirliliği ile ilgili araştırmalar.Bemerkungen zur Frage des schädlichen Raumes.
Geleneksel plajlar su kirliliği nedeniyle yavaş yavaş kaybolmaktadır.The beach is periodically closed due to sewage contamination.
Göteborg hava kirliliği açısından İsveç'in birinci şehridir.Gothenburg becomes the first Swedish city to be lit up by voal gas.
Trafik ve sanayinin yoğunluğundan, çok sık hava kirliliği sorunu yaşanır.Drug and arms trafficking are punctuated by periodic violence.
Hava kirliliğine karşı dayanıklıdır.It is sensitive to air pollution.
İkincisi, su kirliliğidir.Second, water pollution.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Pollution, global warming, these things -- the consequences are distant in time and space.
İkincisi, her birimiz kendi yarattığımız kirliliğin sorumlusu ve kurbanıyız.Second, we are both responsible for and the victims of our own pollution.
Los Angeles'daki hava kirliliğini azaltmak için çok çalıştık.We worked very hard to get the smog reduction happening here in Los Angeles.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!They were literally turning pollution into abundance for a desert people.
Derdin ne senin? Dünyanın su kirliliği sorunu karşısında Prenses'in ne yapması gerekiyor?What do you think the princess should do about the earth's serious water pollution problem?
Kirliliği azaltıyorum.I'm lessening pollution,
Onun ortalama sayıda kişi ile ortalama hava kirliliğine sahip bir evde yaşadığını varsaydım.I've assumed that she lives in an average household with average air pollutant levels.
Bunu aynı zamanda kirliliği görmek ve takip etmek için de kullanıyorum.I also use it as a tool for visualizing and tracking pollution.
Kirliliğin kötü görüş mesafesi dışında kötülüğü olduğunu bilmiyorduk.We didn't know that pollution did more than cause bad visibility.
Ne hakkında konuştuğumu biliyorsunuz. hava kirliliğinden,And you know the kind I'm talking about. I'm talking about pollution.
Fakat bu artık deniz çevresinde plastik kirliliğinin doğru bir tasviri değil.But that's no longer an accurate depiction of plastic pollution in the marine environment.
Kirliliğin risklerinden bahsedecek olursak insanoğluna zarar verecek bir durumu yok.To describe the levels of contamination as significant although
Kirliliği emmek üzere evrilmiştir," dedi.It evolved to soak up impurities."
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.So I wanted to create a kind of sound filter, able to preserve ourselves from noise pollution.
Avrupa'nın en çok hava kirliliğine yol açan beş enerji santralinden üçü burada bulunmakta.Three of the five most polluting power plants in Europe are located there.
Başlıklar arasında su kirliliği ve AB'nin içme suyu mevzuatı yer aldı.Topics included water pollution and EU legislation on drinking water.
Hava kirliliğinin doğru şekilde izlenmesi, doğru yolda atılan ilk adım.Tracking air polution accurately is the first step in the right direction.
Arnavutluk kirliliği azaltmaya çalışıyorAlbania seeks to reduce pollution
Otomobil kirliliği Arnavutluk'ta ciddi bir sorun. [Getty Images]Automobile pollution is a serious problem in Albania. [Getty Images]
Başbakan Sali Berişa'ya göre, Tiran Avrupa'da kirliliğin en fazla olduğu kentlerden biri.According to Prime Minister Sali Berisha, Tirana is one of the most polluted cities in Europe.
Eylemin amacı, kirliliği azaltmak ve AB standartlarını karşılamak.The move is designed to reduce pollution and meet EU standards.
Bu da Makedonya'daki araçların yaşını düşürerek kirliliğin azalmasına yardımcı olacak.That would reduce the age of vehicles in Macedonia, and help decrease pollution.
Makedonya'daki çevre kirliliğini azaltmak için bir fizibilite çalışması yürütüldü.A feasibility study has been conducted for reducing environmental pollution in Macedonia.
Yeni yol bölgedeki trafiği rahatlatıp sıkışıklık ve kirliliği azaltacak.The road will reduce traffic in the area, easing congestion and pollution.
Bükreş'in yeni Yeşil Kuşağı hava kirliliğini azaltacakBucharest's new Green Belt should reduce air pollution
Otogaz kullanan araçlar çevre kirliliğini azaltıyor ve otogaz kurşun veya kükürt içermiyor.Cars running on autogas reduce environmental pollution, as autogas does not contain lead or sulfur.
Hava kirliliği yüzünden ilçedeki kanserden ölüm oranı ülke ortalamasının üç katı seviyesinde.Because of air pollution, the town's cancer death rate is nearly triple the national average.
Makedonya'daki göller giderek artan bir fosfor kirliliği sorunuyla karşı karşıya bulunuyor.Macedonia's lakes have been facing a growing problem with phosphorus pollution.
Işık kirliliği şehirleşmiş bölgelerde giderek artan ıık kaynağıdır.Light pollution is an ever-increasing source of sky brightness in urbanized areas.
Bir yağmur fırtınası sırasında toprak ve gübrenin yüzey akışından kaynaklanan besin kirliliğiNutrient pollution caused by Surface runoff of soil and fertilizer during a rain storm
1980'lerden itibaren Karadeniz kirliliği Gürcistan'ın turizm endüstrisine büyük zarar verdi.Beginning in the 1980s, Black Sea pollution has greatly harmed Georgia's tourist industry.
Su kirliliğinin tespiti için başka bir mitokondri uygulaması kullanılır.Another application of mitochondria is used for detection of water pollution.
Bu da hava ve ses kirliliğinin artmasına, trafik sıkışıklığına ve dumana neden oldu .This in turn led to increased air and sound pollution, traffic congestion and smog.
Diğer endüstriyel ve ticari kaynaklar da hava kirliliğine katkıda bulundu. [1]Other industrial and commercial sources also contributed to the air pollution.[1]
1956 Temiz Hava Yasası, hava kirliliğini azaltmak için birçok önlem içeriyordu.The Clean Air Act 1956 had multiple measures to reduce air pollution.
Yasa, hava kirliliğini azaltmak için bir dizi önlem getirdi.The Act introduced a number of measures to reduce air pollution.
Plastik kirliliği karayı, su yollarını ve okyanusları etkilemektedir.Plastic pollution can afflict land, waterways and oceans.
Ayrıca su kirliliği ve atık su alanında da ön ayak olmuştur.He also pioneered the area of water pollution and wastewater.
2010 yılında hava kirliliği, 1,2 milyon insanın erken ölümüne sebep oldu.Im Jahr 2010 verursachte Luftverschmutzung 1,2 Millionen Todesfälle.
Bu durumda çevre kirliliğin önlenmesi ve kontrol altına alınması sırf ulusal düzeyde yer almamaktadır.Die Vermeidung und Kontrolle der Umweltverschmutzung kann hier also nicht allein nationalstaatlich erfolgen.
Bölgedeki geniş sanayi hava kirliliğine neden olmaktadır.Alle drei Industriezweige sind für eine hohe Luftverschmutzung in der Region verantwortlich.
Yaşamımıza karışan kirliliğin son bulmasını istiyoruz!Auf der Jagd nach den letzten Rätseln unseres Lebens.
Bununla birlikte çevresel faktörlerden özellikle de hava kirliliğinden olumsuz etkilenirler.Insbesondere sind Lichtbilder, auch aus der Luft, verboten.
Bu inşaat patlaması bölgeye o dönemde ekonomik refah getirdi, buna karşın çevre kirliliğine yol açtı.Der Geigenbau brachte dem Ort einen gewissen Wohlstand, nachdem dort lange Zeit Armut geherrscht hatte.
Hava kirliliği de bir dezavantajdır.Austrocknung stellt ebenfalls ein Problem dar.

İlgili Sayfalar