Ana içeriğe geç
Sözlük

kirletme ile cümle

kirletme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çevremizi kirletmemek için elimizden geleni yapmalıyız.We ought to do our best not to pollute our environment.
Bisiklete binmek iyi egzersizdir. Ayrıca, havayı kirletmez.Cycling is good exercise. Moreover, it doesn't pollute the air.
Ellerimi kirletmek istemiyorum.I don't want to get my hands dirty.
Bütün bu arabaların havayı kirletmesini gerçekten istiyor muyuz?Do we really want all these cars polluting the air?
Tom ellerini kirletmek istemiyor.Tom doesn't want to get his hands dirty.
Ben senin iyi adını kirletmek istemem.I wouldn't want to sully your good name.
Tom ellerini kirletmeyi sevmiyor.Tom doesn't like to get his hands dirty.
Ellerini kirletmek istemediğini söylüyorsun.You say you don't want to get your hands dirty.
Tom giysilerini kirletmekten korkmuyor.Tom isn't afraid to get his clothes dirty.
Tom giysilerini kirletmekten korkmuyordu.Tom wasn't afraid to get his clothes dirty.
Sigara içenler havayı kirletmektedir.Smokers foul up the air.
Temiz bardakları onları bulaşık makinesinden çıkararak kirletmek istemiyorum.I don't want to contaminate the clean glasses by taking them out of the dishwasher.
Bunu kirletmeyin!Don't dirty it!
Ellerini kirletmekten korkma.Don't be afraid to get your hands dirty.
Yehova'yı temsil eden ulus saf olmalı ve Tanrı'nın adını kirletmemelidir.They speak Hebrew, and never swear by the name of God.
Dökme yük gemilerinden atılan kargo atıkları limanları, su yollarını ve okyanusları kirletmektedir.Discharge of cargo residues from bulk carriers can pollute ports, waterways, and oceans.
Bu koniler ayrıca ‘sinder konileri’ ve ‘kül ve kirletme kozalakları’ olarak adlandırıldı.These cones are also referred to as 'scoria cones' and 'cinder and spatter cones.'
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.Those people should be ashamed of themselves.
Çevreyi kirletmemesi gereklidir.It is required that the male isn't circumcised.
Ellerinizi kirletmenin gerekli olduğu zamanlar vardır.There is a time you have to get your hands dirty.
Evelyn'e tecavüz eden de onu bırakıp beni kirletmeye geldi.And the one who was raping Evelyn came and defiled me also.
Tamamen sessiz ve doğayı kirletmez.It's completely silent and nonpolluting.
Mesela insanlar cevreyi kirletmesin diye yasalar koyulsun istiyoruz.We need regulation to make sure people don't pollute and such.
Komşunun karısıyla cinsel ilişki kurarak kendini kirletmeyeceksin."'You shall not lie carnally with your neighbor's wife, and defile yourself with her.
Halkı arasında bir büyük olarak kendini kirletmemeli, adına leke getirmemeli.He shall not defile himself, being a chief man among his people, to profane himself.
Hiçbir ölüye yaklaşmayacak. Ölen annesi, babası bile olsa kendini kirletmeyecek.neither shall he go in to any dead body, nor defile himself for his father, or for his mother;
Ama kendini kirletmemişse, temizse, zarar görmeyecek, çocuk doğurabilecek.If the woman isn't defiled, but is clean; then she shall be free, and shall conceive seed.
Entarimi çıkardım, Yine giyinmeli miyim? Ayaklarımı yıkadım, Yine kirletmeli miyim?I have taken off my robe. Indeed, must I put it on? I have washed my feet. Indeed, must I soil them?
İnsanı kirleten bunlardır. Yıkanmamış ellerle yemek yemek insanı kirletmez.››These are the things which defile the man; but to eat with unwashed hands doesn't defile the man."
Hakkı bâtılla/saçmalık ve tutarsızlıkla kirletmeyin. Bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz.Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.
Kirletmeyi umursamıyorlar ki pisliklerini temizlesinler."They think nothing of littering but they will not clean up their mess."
Bu tek adımlı işlem, düşük maliyetle yüksek hacimde kirletmeyen hidrojen üretir.This one step process produces non-polluting hydrogen in high volume at low cost.
Ordu daha sonra el-Halâ'i sollarında bırakarak yoluna devam etti ve 'Abdullah kirletmesini geçti.The army then moved on, leaving al-Khalā'iq to their left and traversed the 'Abdullah defile.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.Sie hatten zum einen Angst selbst beschuldigt zu werden.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.Nous souffrions avec eux.
Bu koniler ayrıca ‘sinder konileri’ ve ‘kül ve kirletme kozalakları’ olarak adlandırıldı.ويُشار أيضًا إلى هذه المخاريط باعتبارها "مخاريط النفاية" و"مخاريط الرماد والترشيش".
‘Adımı taşıyan evi kirletmek üzere oraya iğrenç putlarını koydular.'Colocaram os seus ídolos repugnantes na casa que leva meu nome, para profaná-la.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.Obawiał się ich sfałszowania.
Tannen’in kurduğu tesisler çevreyi kirletmektedir.Terrängen runt Tannecker är bergig.
Yehova'yı temsil eden ulus saf olmalı ve Tanrı'nın adını kirletmemelidir.А щоб гуль не зміг перетворюватись, потрібно вигукнути ім'я Аллаха.
Nitrojen ise kirletme etkisi en ciddi ve sudan en ayrışması zor maddedir.Narsistinen häiriö eli minävaurio on vakavin itsetunnon häiriö.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.De var bare for redde til å stå frem.
Yehova'yı temsil eden ulus saf olmalı ve Tanrı'nın adını kirletmemelidir.הקינה היא בעלת אופי חילוני, ושמו של אלוהים אינו מוזכר בה.
Çok yüksek verimli yanma neredeyse hiç çevre kirletmemesi.Imekombel põleng ümbruskonda palju ei kahjusta.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Ei saastuta ihmistä se, mikä menee suusta sisään; vaan mikä suusta käy ulos, se saastuttaa ihmisen."
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Icke vad som går in i munnen orenar människan, men vad som går ut ifrån munnen, det orenar människan.»
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››입에 들어가는 것이 사람을 더럽게 하는 것이 아니라 입에서 나오는 그것이 사람을 더럽게 하는 것이니라
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Lo que entra en la boca no contamina al hombre; sino lo que sale de la boca, esto contamina al hombre
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Não é o que entra pela boca que contamina o homem; mas o que sai da boca, isso é o que o contamina.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Ne skruni človeka to, kar prihaja v usta, temuč kar izhaja iz ust, to skruni človeka.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Ne to, což vchází v ústa, poskvrňuje člověka, ale což z úst pochází, toť poskvrňuje člověka.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Nie to, čo vchádza do úst, poškvrňuje človeka, ale to, čo vychádza z úst, to poškvrňuje človeka.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Nie to, co wchodzi w usta, pokala człowieka; ale co wychodzi z ust, to pokala człowieka.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Non quello che entra nella bocca rende impuro l'uomo, ma quello che esce dalla bocca rende impuro l'uomo!»
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Nu ce intră în gură spurcă pe om; ci ce iese din gură, aceea spurcă pe om.``
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››U wordt niet slecht door wat u eet en drinkt. U wordt slecht door wat u denkt en zegt."
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Не те, що входить в уста, сквернить чоловіка, а що виходить із уст те сквернить чоловіка.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››не то, что входит в уста, оскверняет человека, но то,что выходит из уст, оскверняет человека.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››Това, което влиза в устата, не осквернява човека; но това, което излиза от устата, то осквернява човека.
‹‹Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.››לא הבא אל הפה יטמא את האדם כי אם היוצא מן הפה הוא מטמא את האדם׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod