Ana içeriğe geç
Sözlük

kiril ile cümle

kiril kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geleneklere çok bağlıyım... ...böyle olacağını ve kalbinin kırılacağını düşünmedim.Je suis de la vieille école et je n'avais pas pensé à tes sentiments.
Geleneklere çok bağlıyım... ...böyle olacağını ve kalbinin kırılacağını düşünmedim.Είμαι πολύ παραδοσιακός και γι αυτό Δεν ήξερα τι είναι στην καρδιά σου και δημιούργησα αυτό το θέμα.
Geleneklere çok bağlıyım... ...böyle olacağını ve kalbinin kırılacağını düşünmedim.انا انسان تقليدي جدا, لم اكن اعلم ما في قلبك وتسببت في هذا الموقف
Geliş açısı teta1, kırılma açısı ise teta2. -A úhel dopadu je "théta 1". Úhel lomu je "théta 2".
Geliş açısı teta1, kırılma açısı ise teta2. -E o ângulo de incidência é teta 1. E o ângulo de refração é teta 2.
Geliş açısı teta1, kırılma açısı ise teta2. -Und der Brechungswinkel ist Theta 2.
Geliş açısı teta1, kırılma açısı ise teta2. -А ъгълът на падане е тета 1. И ъгълът на пречупване е тета 2.
Geliş açısı teta1, kırılma açısı ise teta2. -זווית הפגיעה היא טטה 1. זווית השבירה היא טטה 2.
Gerçek Kalp kırılamaz.El Corazón real no puede ser roto.
Gerçek Kalp kırılamaz.Le vrai cœur ne peut pas se briser.
Gerçek Kalp kırılamaz.[smiech] Skutočné Srdce nemôže byť zlomené.
Gerçek Kalp kırılamaz.Настоящее сердце не может быть разбито
Gerçek Kalp kırılamaz.開いたり、閉じたりもしない
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."dizer: 'Estou tão grata', "porque sentir-me assim tão vulnerável quer dizer que estou viva."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Ich bin einfach so dankbar, weil sich so verletzlich zu fühlen bedeutet, dass ich lebe."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Ik ben zo dankbaar want me zo kwetsbaar voelen, is weten dat ik leef."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Jestem niesamowicie wdzięczny, ponieważ bycie aż tak wrażliwym oznacza, że żyję."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.내가 이렇게 취약하게 느낀다는 것은 내가 살아있다는 것을 말하니까 매우 고맙게 느낀다."라고 생각하는 거죠.
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.len povedať, "Som tak vďačná, pretože to, že sa cítim tak zraniteľná, znamená, že som nažive."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Simplemente estoy muy agradecido". "Porque estoy vivo, porque sentirse vulnerable significa que estar vivo".
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Sunt doar profund recunoscător, pentru că a fi atât de vulnerabil înseamnă a trăi."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Tako zelo sem hvaležen, ker to da čutim takšno ranljivost, pomeni da sem živ."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Толкова съм благодарен, защото да се чувствам толкова уязвим означава, че съм жив."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Я вдячний, тому що відчувати себе вразливим значить бути живим".
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Я просто так благодарен, потому что, если я чувствую себя таким уязвимым, значит, я живой".
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.להגיד, "אני פשוט אסירת תודה, שכן היכולת להרגיש פגיעה משמעותה להרגיש חי".
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.أن تقول ، " أنا ممتن للغاية ، لأن أن تحس هذا الإحساس بضعفك تُعنى أننى حية . "
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.この心のもろさを感じることが生きていることだから と そして最後に もっとも重要だと考えるのは
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.(30:13) Я забыт в сердцах, как мертвый; я – как сосуд разбитый,
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.(31:13) Je suis oublié des coeurs comme un mort, Je suis comme un vase brisé.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Aku dilupakan seperti orang mati, dan menjadi seperti barang yang dibuang
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.He sido olvidado en sus corazones como un muerto; he venido a ser como un objeto inútil
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.내가 잊어버린바 됨이 사망한 자를 마음에 두지 아니함 같고 파기와 같으니이다
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Mein ist vergessen im Herzen wie eines Toten; ich bin geworden wie ein zerbrochenes Gefäß.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Sînt uitat de inimi ca un mort, am ajuns ca un vas sfărîmat.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Som en død er jeg gået dem at Minde, jeg er som et ødelagt Kar.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Sou esquecido como um morto de quem não há memória; sou como um vaso quebrado.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Tôi bị chúng quên đi như kẻ chết mà lòng không còn nhớ đến ; Tôi giống như một cái bình bể nát .
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Tôi bị chúng quên đi như kẻ chết mà lòng không còn nhớ đến; Tôi giống như một cái bình bể nát.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.V pozabljenje me zagreba srce kakor mrtvega, postal sem kakor orodje podrto.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Ελησμονηθην απο της καρδιας ως νεκρος εγεινα ως σκευος συντετριμμενον.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.Като някой умрял бях забравен от сърцето на всичките; Станах като счупен съд;
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.נשכחתי כמת מלב הייתי ככלי אבד׃
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.‎نسيت من القلب مثل الميت. صرت مثل اناء متلف‎.
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.我 被 人 忘 記 、 如 同 死 人 、 無 人 記 念 . 我 好 像 破 碎 的 器 皿
Gönülden çıkmış bir ölü gibi unutuldum, Kırılmış bir çömleğe döndüm.我 被 人 忘記 、 如同 死人 、 無人 記念 . 我 好像 破碎 的 器皿
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.A csecsemők végtelenül törékenyen jönnek a világra.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Baby's worden geboren in een toestand van uiterste kwetsbaarheid.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Bạn thấy đó, trẻ con được sinh ra trong tình trạng hoàn toàn yếu ớt
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Como verán, los bebés nacen en un estado de extrema fragilidad.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Copiii se nasc într-o stare de fragilitate pură.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Deti sa rodia v stave úplnej krehkosti.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.아기들을 보면, 매우 연약한 상태로 태어납니다.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Sabem, os bebés nascem num estado de total fragilidade.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Sapete, i bambini nascono in condizioni di estrema fragilità.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Sehen Sie, Babys werden in einem Zustand absoluter Zerbrechlichkeit geboren.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Vous voyez, les bébés naissent dans un état de fragilité complète.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Widzicie, dzieci rodzą się w stanie zupełnej zależności.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Βλέπετε, τα μωρά γεννιούνται σε μια κατάσταση απόλυτης ευαισθησίας.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Когато се раждат, бебетата са беззащитни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod