Ekosistem hizmetleri çoğunlukla veri kabul edilir; oysa son derece kırılgandır.Екосистемите услуги често се приемат за даденост, но всъщност са много уязвими.
Elveda de, elveda Kalbim kırıldı Beni serbest bırak, dayanamıyorum¡Au revoir! mon coeur est cassé affranchis-moi, je ne peux plus supporter ça
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Hỡi kẻ làm cha , chớ hề chọc_giận con_cái mình , e chúng_nó ngã_lòng chăng .
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Hỡi kẻ làm cha, chớ hề chọc giận con cái mình, e chúng nó ngã lòng chăng.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.I fäder, reten icke edra barn, på det att de icke må bliva klenmodiga.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.I Fædre! opirrer ikke eders Børn, for at de ikke skulle tabe Modet.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.I fedre! opegg ikke eders barn, forat de ikke skal tape motet!
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ihr Väter, erbittert eure Kinder nicht, auf daß sie nicht scheu werden.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Isät, älkää kiihoittako lapsianne, etteivät he kävisi aroiksi.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.아비들아 너희 자녀를 격노케 말지니 낙심할까 함이라
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Očetje, ne dražite otrok svojih, da ne bodo malosrčni.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ojcowie! Nie pobudzajcie do gniewu dzieci waszych, aby serca nie traciły.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Otcové nepopouzejte k hněvivosti dítek svých, aby sobě nezoufaly.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Padres, no irritéis a vuestros hijos, para que no se desanimen
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Părinţilor, nu întărîtaţi pe copiii voştri, ca să nu-şi piardă nădejdea.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Pères, n`irritez pas vos enfants, de peur qu`ils ne se découragent.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Saudara-saudara yang menjadi ayah! Janganlah menyakiti hati anak-anakmu sehingga mereka menjadi putus asa
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ti atyák, ne bosszantsátok a ti gyermekeiteket, hogy kétségbe ne essenek.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Vaders, misbruik tegenover uw kinderen uw macht niet, want dan ontneemt u hun alle moed.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Voi, padri, non esasperate i vostri figli, perché non si scoraggino
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Vós, pais, não irriteis a vossos filhos, para que não fiquem desanimados.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Vy, otcovia, nedráždite svojich detí, aby neztratily smelosti a vôle.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Οι πατερες, μη ερεθιζετε τα τεκνα σας, δια να μη μικροψυχωσιν.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Батьки, не роздражнюйте дітей ваших, щоб не внивали.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.да я изявя така, както трябва да говоря.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Отцы, не раздражайте детей ваших, дабы они не унывали.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.האבות אל תרגיזו את בניכם פן יחתו׃
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.ايها الآباء لا تغيضوا اولادكم لئلا يفشلوا.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.你 們 作 父 親 的 、 不 要 惹 兒 女 的 氣 、 恐 怕 他 們 失 了 志 氣
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.你 們作 父親 的 、 不 要 惹 兒 女的氣 、 恐怕 他 們失 了 志氣
Farklı ortamların kırılma indisleri de farklıdır. -Aqui se tem umonte de índices de refração para diferentes materiais.
Farklı ortamların kırılma indisleri de farklıdır. -Hier sind einige Brechungsindizes verschiedener Materialien.
Farklı ortamların kırılma indisleri de farklıdır. -Но тук имаме известен брой индекси на пречупване за различни материали.
Farklı ortamların kırılma indisleri de farklıdır. -יש כאן מספר מקדמי שבירה של חומרים שונים.
- Fonksiyonun tanımına önyargılı bakışınız umarım birazcık da olsa kırılmıştır. -Nevím, jestli to pomůže, ale chtěl jsem rozšířit vaši představu o tom, co je to funkce.
- Fonksiyonun tanımına önyargılı bakışınız umarım birazcık da olsa kırılmıştır. -Nie wiem czy to pomaga, ale chciałem poszerzyć wasze zrozumienie pojęcia funkcji.
Fonksiyonun tanımına önyargılı bakışınız umarım birazcık da olsa kırılmıştır. -No se si eso te ayude o no, pero solo quiero ampliar tus nociones preconcebidas de que es una función.
- Fonksiyonun tanımına önyargılı bakışınız umarım birazcık da olsa kırılmıştır. -لا أعرف إن كان هذا يساعدكمأم لا , ولكنني أريد فقط أن أوسع الأفكار سابقة التصور لديكم لما هو الإقتران
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.A ligação entre o passado e o futuro é frágil.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.A múlt és a jövő közötti kapocs törékeny.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.De link tussen het verleden en de toekomst is kwetsbaar.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Die Verbindung zwischen der Vergangenheit und der Zukunft ist zerbrechlich.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.El vínculo entre el pasado y el futuro es frágil.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Hubungan antara masa lalu dan masa depan sangat rapuh.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Il legame tra il passato e il futuro è fragile.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.과거와 미래 사이의 연결은 깨지기 쉽습니다.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Legătura între trecut şi viitor e fragilă.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Le lien entre le passé et l'avenir est fragile.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Ogniwo łączące przeszłość i przyszłość jest delikatne.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Spojenie medzi minulosťou a budúcnosťou je krehké.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Spojení mezi minulostí a budoucností je křehké.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Sự liên kết giữa quá khứ và tương lai là mong manh.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Ο δεσμός ανάμεσα στο παρελθόν και στο μέλλον είναι εύθραστος.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Връзката между минало и бъдеще е крехка.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Зв'язок між минулим та сучасним дуже крихкий.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.Связующее звено между прошлым и будущим хрупко.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.החיבור בין העבר והעתיד הוא שביר.
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.ان الرابط بين الماضي والحاضر اصبح هشاً جداً
Geçmişle gelecek arasındaki bağlantı kırılgan.もろいものです このことはよくわかっていました
Geleneklere çok bağlıyım... ...böyle olacağını ve kalbinin kırılacağını düşünmedim.Én egy régi iskola diákja vagyok és nem vettem számításba az érzéseidet.