kiriş ile cümle
kiriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Nếu chúng ta rạch ngang nó, trải thẳng tắp ra, thì sẽ chiếm khoảng 40m vuông diện tích.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Om vi kunde platta ut dem, få bort alla veck och så vidare, hade ytan blivit 400 kvadratmeter.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Se o pudéssemos desenrolar, tirar todas as pregas e por aí fora, ele teria 400 metros quadrados de superfície.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Se potessimo srotolarlo eliminare tutte le pieghe, avrebbe una superficie di 400 metri quadri.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Si nous pouvions le dérouler, défaire tous les plis etc, il ferait 400 mètres carré de surface.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Si pudiéramos desenrollarlo, quitar todos los pliegues, etc, tendría 400 m2 de superficie.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Wenn wir ihn ausrollen, alle Falten und Windungen, hätte er 400 Quadratmeter Oberfläche.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Αν το ανοίγαμε και το απλώναμε θα καταλάμβανε γύρω στα 400 τ.μ εμβαδόν.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Ако можем да ги развием, да изправим всички сгъвки и така нататък, ще имат 400 кв. м. повърхност.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Если развернуть кишечник и расправить все складки, он займет 400 квадратных метров.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.Якщо розгорнути кишечник і розправити всі складки було можливим, він зайняв би 400 квадратних метрів.
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.באורך 40 מטר, האורך של מגרש טניס. אם היינו פורשים אותם,
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.وان كان بامكانك بسطها اي ان تصنع منها مستويا فسوف تحصل على مستوي مساحته 400 متر مربع
Eğer bütün kıvrımlarını açabilsek bütün kırışıklıkları düzleştirebilsek 400 metrekarelik bir yer tutardı.畳まれている部分を全部伸ばせば 400 平方メートルになります そしてこの脳の役割は
Eğer h 0'a yaklaşıyorsa bu kiriş doğrusu gittikçe teğet doğrusunun eğimine daha da çok yaklaşıyor.Deci aceasta ar fi o aproximare a pantei in acest punct.
Eğer h 0'a yaklaşıyorsa bu kiriş doğrusu gittikçe teğet doğrusunun eğimine daha da çok yaklaşıyor.E acho que estás a perceber.
Eğer h 0'a yaklaşıyorsa bu kiriş doğrusu gittikçe teğet doğrusunun eğimine daha da çok yaklaşıyor.Et ensuite, quand h tend vers 0, cette ligne sécante va se rapprocher de la pente de la ligne tangente.
Eğer h 0'a yaklaşıyorsa bu kiriş doğrusu gittikçe teğet doğrusunun eğimine daha da çok yaklaşıyor.Wert als h gegen 0.
Eğer h 0'a yaklaşıyorsa bu kiriş doğrusu gittikçe teğet doğrusunun eğimine daha da çok yaklaşıyor.القيمة كلما اقترب h من الصفر
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Als je olijfolie en groenten eet, krijg je minder rimpels.'
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Če jeste olivno olje in zelenjavo, boste imeli manj gubic."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Dacă mâncaţi ulei de măsline şi legume, veţi avea mai puţine riduri".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."Depois aconselha: "Se comer azeite e vegetais, terá menos rugas."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ha olívaolajat és zöldségeket eszünk, kevesebb bőrráncunk lesz."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Jedz warzywa z oliwą, będziesz miał mniej zmarszczek"
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Jika Anda makan minyak zaitun dan sayuran, Anda akan memiliki lebih sedikit kerutan."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""만일 올리브유와 야채를 먹으면, 여러분은 더 적은 피부주름을 가지게 됩니다"
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Mangez de l'huile d'olive et des légumes, vous aurez moins de rides."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Mangiando olio di oliva e verdure, avrete meno rughe".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Nếu bạn dùng dầu ô-liu với rau sống, bạn sẽ có ít nếp nhăn hơn".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."Og så giver de dig rådet: "hvis du spiser oliven olie og grønsager, får du færre rynker".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Om du äter olivolja och grönsaker, får du färre rynkor."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Pokud budete požívat olivový olej a zeleninu, budete mít méně vrásek."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Si comemos aceite de oliva y vegetales, vamos a tener menos arrugas".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Wenn Sie Olivenöl und Gemüse essen, werden Sie weniger Hautfalten haben."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Αν τρως ελαιόλαδο και λαχανικά, θα έχεις λιγότερες ρυτίδες".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ако консумирате зехтин и зеленчуци, ще имате по-малко бръчки."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ешьте овощи с оливковым маслом, и у вас будет меньше морщин."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Якщо ви їсте оливкову олію та овочі, ви будете мати менше зморшок."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."אם תאכלו שמן זית וירקות, יהיו לכם פחות קמטים."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."" إن أكل الخضروات مع زيت الزيتون ، سوف تقلل من تجاعيد بشرتك "
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."ありがたいことに 論文の所在も示されています
Eşarbı takar mısın, çünkü çok güzel ya da kırışık boynunu örtmek?¿Llevas esa bufanda porque te gusta o para taparte las arrugas?
Eşarbı takar mısın, çünkü çok güzel ya da kırışık boynunu örtmek?Зачем ты носишь этот шарф, для красоты? Или чтобы спрятать морщины на шее?
Esere bir çok kırışıklık ekliyor, daha fazla kıvrım yaratıyor.Benke : 그(Anatsui)는 최대한 찌그러뜨리고 싶어해요 더 많은 주름을 표현하기 위해서죠
Esere bir çok kırışıklık ekliyor, daha fazla kıvrım yaratıyor.[BENKE] Ele está a acrescentar muitas rugosidades à peça a tirar mais partido dos vincos ...
Esere bir çok kırışıklık ekliyor, daha fazla kıvrım yaratıyor.[Benke] Está añadiendo un montón de arrugas a la obra, haciendo más pliegues ...
Esere bir çok kırışıklık ekliyor, daha fazla kıvrım yaratıyor.[BENKE] Sta aggiungendo molte pieghe all'opera, traendo di più dalle pieghe...
Esere bir çok kırışıklık ekliyor, daha fazla kıvrım yaratıyor.Il est en train d'ajouter beaucoup de rides à l'œuvre, d'en faire plus des plis...
Eteğim kırışsın istemiyorum.Ich will meinen Rock nicht zerknittern.
Eteğim kırışsın istemiyorum.Nechci si zmuchlat sukni.
Eteğim kırışsın istemiyorum.Nie chcę sobie pognieść mojej spódnicy
Eteğim kırışsın istemiyorum.Non voglio che si sgualcisca.
Eteğim kırışsın istemiyorum.No quiero que se me arrugue.
Eteğim kırışsın istemiyorum.Είναι κρίμα να τσαλακώσω τη φούστα μου.
Fakat kuantum teorisi yepyeni bir kırışıklık ekliyor.Aber durch die Quantentheorie kommt noch ein ganz neues Problem hinzu.
Fakat kuantum teorisi yepyeni bir kırışıklık ekliyor.Ale kvantová teória tomu pridáva nové kontúry.
Fakat kuantum teorisi yepyeni bir kırışıklık ekliyor.Dar Teoria Cuantică adaugă un întreg alt aspect.
Fakat kuantum teorisi yepyeni bir kırışıklık ekliyor.De a kvantumelmélet hozzáad még egy nehézséget.
Fakat kuantum teorisi yepyeni bir kırışıklık ekliyor.그런데 양자이론이 완전히 새로운 문제를 더하게 됩니다.