Ve bu kirazlara üç tane de yabanmersini eklemek istiyorumΚαι θέλω να τα προσθέσω σε τρία βατόμουρα.
Ve bu kirazlara üç tane de yabanmersini eklemek istiyorumИ искам да добавя към тях 3 боровинки.
Ve bu kirazlara üç tane de yabanmersini eklemek istiyorumЭтот цвет- вишня. И я хотел бы добавить к ним три черники.
Ve bu kirazlara üç tane de yabanmersini eklemek istiyorumבצבע הזה - סגול. והייתי רוצה להוסיף להם שלוש אוכמניות.
Ve bu kirazlara üç tane de yabanmersini eklemek istiyorumوهذا لون حبات الكرز فإذا أردت إضافة 3 من حبات التوت الأزرق إليهم
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.A boli sme schopní vypestovať cherry rajčiny a uhorky a všelijaké druhy.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.A byli jsme schopni vypěstovat cherry rajčátka a okurky, všechno možné.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik. Ama ilk birkaç sistemConseguíamos cultivar tomates cereja e pepinos, todo o tipo de coisas.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.E siamo riusciti a coltivare pomodori ciliegini, cetrioli e ogni sorta di prodotti.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Kami juga dapat menumbuhkan tomat cherry, mentimun, dan sejenisnya.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.그리고 체리 토마토와, 오이, 등 많은 것들도 생산해 낼 수 있었습니다.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Nous avons réussi à faire pousser des tomates cerises, des concombres, toutes sortes de choses.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Ook kerstomaatjes, komkommers, allerlei spullen.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Potrafiliśmy wyhodować pomidory koktajlowe, ogórki itp.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Pystyimme kasvattamaan myös kirsikkatomaatteja ja kurkkuja, kaikenlaista.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Şi am putut cultiva roşii cherry, castraveţi, tot felul de lucruri.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Termesztettünk koktélparadicsomot és uborkát, mindenfélét.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Und wir konnten Kirschtomaten und Gurken und alles mögliche anbauen.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Và chúng tôi đã có thể trồng cà chua dâu và dưa leo, nhiều thứ lắm.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Vi lyckades odla körsbärstomater och gurkor, alla möjliga saker.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Vi var i stand til at dyrke cherrytomater og agurker, og alt muligt andet.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Y hemos cultivado también tomates cereza, pepinos, y todo clase de cosas.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Επίσης καταφέραμε να παράγουμε τοματίνια και αγγούρια, και πολλά άλλα είδη.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.И можахме да отгледаме черешовидни домати и краставици, най-различни неща.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Й ми могли вирощувати черрі-помідори й огірки, і все таке.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.Нам удавалось выращивать помидоры черри, огурцы и много еще чего.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.והיינו מסוגלים לגדל עגבניות שרי ומלפפונים, כל מיני דברים.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.كما تمكنا من زراعة الكرز، الطماطم والخيار، وجميع أنواع المواد.
Ve kiraz domates ve salatalık, her çeşit şey yetiştirebildik.いろんな野菜を育てることができました でも初期の装置では水漏れがあり
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.워싱턴에 있는 유명한 벚꽃이 예전보다 5일 일찍 핍니다.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.Celebrele flori de cireș din Washington D.C. înmuguresc cu cinci zile mai devreme ca înainte.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.I famosi fiori di ciliegio di Washington D.C. sbocciano cinque giorni prima del previsto.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.Las famosas flores del cerezo en Washington D. C. están abriendo 5 días antes de lo usual.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.Les célèbres cerisiers en fleur de Washington fleurissent cinq jours plus tôt qu'autrefois.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.Słynne kwitnące wiśnie w Waszyngtonie zaczynają teraz kwitnąć o 5 dni wcześniej.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.Знаменитые вишни в Вашингтоне цветут на пять дней раньше, чем обычно.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.Прочутите черешови дървета във Вашингтон разцъфват пет дни по-рано в сравнение с миналото.
Washington'ın ünlü kiraz çiçekleri, artık beş gün önceden çiçek açıyor.תפרחות הדובדובנים המפורסמות של ושינגטון די. סי. פורחות חמישה ימים מוקדם מקודם.
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Az ő arca volt, mint a rózsa, az orra, mint egy cseresznye;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Hänen poskensa olivat kuin ruusut, hänen nenä kuin kirsikka;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Hans kinder var som roser, hans næse som et kirsebær;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Hans kinder var som rosor, hans näsa som ett körsbär;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Jego policzki jak róże, nos jak wiśnia;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Jeho tváre boli ako ruže, nos ako čerešne;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Jeho tváře byly jako růže, nos jako třešně;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;그의 뺨을 벚꽃처럼 코, 장미 같았어요;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Le sue guance erano come le rose, il suo naso come una ciliegia;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Má của ông đã được như hoa hồng, mũi giống như một anh đào;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Njegova lica so bila, kot so vrtnice, nosu, kot češnja;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Obrajii lui erau ca nişte trandafiri, nasul ca o cireaşă;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Pipinya seperti mawar, hidungnya seperti ceri;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Seine Wangen waren wie Rosen, seine Nase wie eine Kirsche;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Ses joues étaient comme des roses, son nez comme une cerise;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Suas bochechas eram como rosas, seu nariz como uma cereja;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Sus mejillas eran como las rosas, su nariz como una cereza;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Zijn wangen waren als rozen, zijn neus als een kers;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Μάγουλά του ήταν όπως τα τριαντάφυλλα, η μύτη του όπως ένα κεράσι?
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Бузите му са като рози, носа му като череша;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Его щеки были, как розы, нос, как вишня;
Yanakları kiraz gibi bir burnu, gül gibi;Його щоки були, як троянди, ніс, як вишня;