Gözlüğünü yere düşürüp bir camını kırar.Il se jette par une fenêtre et se casse une jambe.
Ancak, ilk kez bu denli uzun süreliğine kiralandı.C'est la première fois qu'il reçoit un tel honneur.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Les propriétaires achètent l'emplacement sur l'eau pour une durée de 99 ans.
2009 yılında Jagiellonia Białystok tarafından kiralanmıştır.2010 : Jagiellonia Białystok fév.
Kiralanmış olan daire mütevazi ve karanlıktı.La cage d’escalier était huilée et vernie.
Aynı dönemde arazi 30 yıl müddetle ve yıllığı sembolik olarak 1 liralık bedelle Galatasaray'a kiralandı.Ce n’est qu’une simple chambre louée 230 francs par an à un certain M. Cubasol.
Batı Ucu alanı, Tokyo'dan sonra ofis kiraları bakımından dünyada ikinci pahalı yerdir.La Californie est le deuxième État derrière celui du Texas pour la valeur des exportations.
Oradan gideceklerken Kira onları karşılar, Rociel'in eline geçmiş ve onun tarafında savaşmaktadır.Voulant la défendre, Cielo se dresse devant eux et est aidé par Romeo.
Kıral bunu kabul eder; Helena'nın tedavisi başarılı olur ve Helena Kıralı'ın hayatını kurtarır.Elle lui dira qu'il existe un remède au vampirisme et qu'il va pouvoir sauver Elena.
Charlie şifreyi kırar ve içindekileri okumaya başlar.Peter envisage l'ouverture de sa boîte, puis se met à peindre.
Bu arada Cheryl camı kırarak içeri girmeye çalışıyordur.Au même moment, Bourillon a pris l’initiative de sortir par la fenêtre de sa chambre en longeant la corniche.
12 Ağustos 2014 tarihinde, 1 sezonluğuna Celtic'e kiralık olarak gitti.Le 12 août 2014, il signe au Celtic pour un prêt d'un an.
Bu amaçla Indianapolis’te bir bina kiralayan Jones, buraya Cemaat Birliği (Community Unity) adını verdi.Jones loue un petit bâtiment dans un quartier intégré et l'appelle « Community Unity ».
Yeni Kıraat (1900.La Première Pose (1900).
Mona Woden'ın kiralık katilidir.Le corps de Mona Vanderwall est toujours recherché.
Sadece bir sezonluğuna Qardaha kulübünde kiralık olarak oynadı.Il ne fait qu'une seule saison aidant le club à se maintenir.
Kıral bazı oyuncularından yardım istedi.Il demande l'aide des joueurs.
2. Lig ekiplerinden, İnegölspor takımında kiralık olarak forma giymektedir.(Partie 2), on apprend qu'il porte toujours un costume d'acrobate sous son uniforme.
Bir ev kiralamak istiyorum.Quiero alquilar una casa.
Kiraz ağaçları tamamen çiçeklenmişler.Los cerezos han florecido por completo.
Ama aşk kalbinizi kırabilir.Pero el amor puede romperos el corazón.
Kapıyı aç yoksa kıracağız!¡Abra la puerta o vamos a derribarla!
Tom'un Mary'yi bir buz kıracağı ile öldürdüğüne inanıyoruz.Creemos que Tom mató a Mary con un picahielos.
Aylık kira ne kadardır?¿Cuánto es el arriendo mensual?
İşe her gün arabayla gidiyorum fakat işe yakın bir ev kiralamayı düşünüyorum.Todos los días voy a trabajar en auto, pero estoy pensado en alquilar un departamento cerca del trabajo.
Kira ucuz.El alquiler es barato.
Tom ancak kirasını ödeyebiliyor.Tom apenas puede pagar la renta.
Tom zar zor kirasını ödeyebiliyor.Tom apenas puede pagar la renta.
Kırağı çiçeklere zarar verdi.La escarcha dañó las flores.
Hiç araba kiraladın mı?¿Alguna vez has alquilado un coche?
Jon Peters'ın beni kiralarken en başta çok tedirginlik duyduğunu hatırlıyorum" dedi.Recuerdo que Jon Peters estaba muy escéptico al principio a contratarme."
Bina 1987'de açıldığında, Silverstein kiracı bulmakta güçlük çekti.Cuando el edificio se inauguró en 1987, Silverstein tuvo dificultades para atraer arrendatarios.
Ocak 2004'te Fransız kulübü Lille'e sezon sonuna kadar kiralandı.En enero de 2004 se unió al club francés Lille en préstamo hasta el final de la temporada.
Üç kiralık Bombardier CRJ 100 uçağı Minsk bölgesel hizmetlerine tanıtıldı.Tres Bombardier CRJ 100 alquilados han sido introducidos para vuelos regionales desde Minsk.
16 Ekim 2003'te Belavia, ilk Boeing 737-500 uçağı için kiralama anlaşması imzaladı.El 16 de octubre de 2003 Belavia firmó un acuerdo de alquiler para hacerse con su primer Boeing 737-500.
Daha sonra fikri ayrıntılarıyla yazar Brian Nelson'a kiraladı.Posteriormente, contrató al escritor Brian Nelson para que profundizara la idea.
Üst katta görkemli ve geniş bir daire kiraladı.Ella alquiló un apartamento amplio y luminoso en el piso superior.
Havalimanında araç kiralama yapılabilir.El alquiler de coches está disponible en el aeropuerto.
20 Kasım 2009'da Razor 1911, Left 4 Dead 2'yi kıran ilk grup olma başarısını gösterdi.El 20 de noviembre de 2009, Razor 1911 fue el primero en liberar otra vez Left 4 Dead 2.
Independiente Santa Fe'de kiralık oynamaktadır.De allí pasó a jugar a Independiente Santa Fe.
2000 yılında kiralık olarak CF Extremadura'ya gitmiştir.En 1999 llegó al CF Extremadura.
Kiralık devreler çok pahalı olabilmektedir.Las líneas arrendadas pueden ser muy costosas.
7 Aralık 2008'de Razor 1911, Grand Theft Auto IV'ü çıkışından beş gün sonra kırarak piyasaya sürdü.El 7 de diciembre de 2008, Razor 1911 publicó Grand Theft Auto IV, cinco días después de su lanzamiento.
WAN'lar genellikle kiralık devreler kullanılarak kurulur.WAN a menudo se construyen utilizando líneas arrendadas.
Ekim 1969'a gelince kiralığa çıkarıldı.En octubre de 1969 se ofreció en alquiler.
Viking Sally, Rederi Ab Slite kiralandı, sonraki üç yılında hali hazırdaki trafiğine devam etmek için.El Viking Sally fue operado por Rederi AB Slite en la misma ruta comercial los tres años siguientes.
Macbeth sahnede ölür ve Macduff'ın askerleri Macduff'ı yeni kıral olarak ilan ederler.Muere en escena, mientras que los hombres de Macduff lo proclaman como nuevo rey.
1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti.En 1204, durante la Cuarta Cruzada, los barcos de Venecia fueron capaces de romper la cadena con un ariete.
Tek amacı, ne pahasına olursa olsun Kira'yı bulmak.Él estará dispuesto a hacer cualquier cosa para recuperar a Rachel, aun a costa de su vida.
Batman e önce bedenini sonra ruhunu kıracağım der.A no ser que primero quiebres su espíritu.
Polat Alemdar boynunu kırarak öldürür.Wonder Woman entonces rompe su cuello.
Tekrar sağlığına kavuştuğunda Paris’e dönüp Montparnasse'da bir stüdyo kiraladı.Regresa a París y alquila un estudio en Montparnasse.
Kayıtlar için grup Rolling Stones'un mobil kayıt stüdyosu ve ekipmanlarını kiralamıştır.En esta tarea utilizaron el estudio de grabación móvil de The Rolling Stones.
Getirdiği şarabı içmektelerken ev sahibi Benoit kirayı almak için gelir.Mientras beben, llega Benoît, el casero, en busca del pago de la renta.
Timothy McVeigh’in bombalama için kullandığı kamyonu kiraladığı yerde o sırada üç çalışan bulunmaktaydı.Tras pasar por el edificio donde Oswald trabajaba, se oyeron tres disparos.
Bunun sonucu olarak Gran Canaria'ya kiralık olarak gönderildi.Posteriormente abandonaría Compromiso por Gran Canaria.
İlk vuru (pompa), tepkimeye giren maddeden birini uyararak ya da bir bağı kırarak tepkimeyi başlatır.El primer pulso (bomba) inicia la reacción al romper un enlace o excitando uno de los reactivos.
Köpek gibi avlarda ise kafatasını kırabilecek bir pençe darbesi yeterli olur.Con presas como los perros, asestar un zarpazo para aplastarles el cráneo puede resultar suficiente.
Şu anda Real Mallorca'da kiralık oynamaktadır.No tiene nada que ver con el actual Real Mallorca.
Agent Henry Carver (Djimon Hounsou) Nick'in babasını öldüren ajandır.Kira ile aynı güce sahiptir.Henry Carver (Djimon Hounsou) tiene el mismo poder que Kira Hudson.